Mirasın Reddi (Reddi Miras) Davası: Süreler ve Dilekçe Örneği

Türk Medeni Kanunu 599. Maddesi uyarınca mirasçılar, Miras bırakanın ölümü ile birlikte mirasın tümünü ölümle birlikte kazanırlar. Mirasın, rızaya bağlı olmaksızın tümüyle birlikte mirasçılara geçmesi mirasçılar açısından bazı sakıncalar doğurabileceği için kanun koyucu Türk Medeni Kanunu 605 ve devamı maddelerinde mirasın reddi (reddi miras) kurumunu düzenlemiştir. Bu yazımızda mirasın reddi kurumunu inceleyecek, sıkça sorulan sorulara bakacak ve Word/Pdf formatında mirasın reddi (reddi miras) dilekçe örneği paylaşacağız.

Reddi Miras Öncesi: Mirasın kazanılması ve hukuki sonuçları

🔶 Mirasın kazanılması: Mirasçıların mirasa hak kazanması için herhangi bir beyan ve talepte bulunmasına gerek yoktur. Ölümle birlikte kanun gereği hak sahibi olunur.

🔶 Külli halefiyet: Miras bırakan vefat ettiğinde mirası kül halinde mirasçılarına geçer (TMK 599). Yani aktif ve pasif tüm malvarlığı mirasçılara geçtiği için mirasçılar mal ve hak sahibi olabildiği gibi terekenin durumuna göre borç sahibi de olabilirler.

🔶 Borçların tamamından sorumlu olma: Türk Medeni Kanunu 640. Maddesi uyarınca Miras ortaklığı paylı mülkiyet değil elbirliği mülkiyeti olduğu için bunun hukuki sonucu olarak her bir mirasçı Miras bırakanın borçlarından müteselsilen ve tüm malvarlığı ile sorumludur.

🔶 Birlikte hareket etme zorunluluğu: Mirasçılar kendilerine kalan mal ve haklardaki hisselerini kendi aralarında devir ve temlik edebilirler. Ancak mirasçı olmayan üçüncü bir kişiye devir ve temlik yapılmak istendiğinde bu belirli şartlara tabidir. Kural olarak birlikte hareket etmeleri gerekir. Bu durum miras ortaklığı sona erene kadar devam eder. Miras ortaklığı elbirliği mülkiyetinin paylı mülkiyete çevrilmesi veya mirasın paylaşılması gibi durumlarda sona erer.

Mirasın Reddi Nedir? | Hükmen Ret ve Gerçek Ret

Yukarıda açıklandığı şekilde mirasın kül halinde tüm hak ve borçlarla birlikte mirasçılara geçmesinden dolayı mirasçılar aleyhine olumsuz sonuçlar doğabilir. Bunu engelleyebilecek olan hukuki yol ise Mirasın Reddi Kurumudur. Mirasın Reddi, Türk Medeni Kanunu 605. Maddesinde şu şekilde düzenlenmiştir:

”Yasal ve atanmış mirasçılar mirası reddedebilirler.

Ölümü tarihinde Miras bırakanın ödemeden aczi açıkça belli veya resmen tespit edilmiş ise, miras reddedilmiş sayılır.

Bu maddeden anlaşıldığı üzere mirasın reddi için iki durum söz konusudur: Birincisi ve asıl olanı mirasçıların irade beyanı ile mirası reddetmeleri (Mirasın gerçek reddi); ikincisi ve istisnai olanı ise mirasın borca batık olması durumunda kendiliğinden reddedilmiş sayılması (Mirasın Hükmen Reddi).

Gerçek Ret ve Hükmi Ret kavramı 743 sayılı eski Medeni Kanun’u zamanından kalmıştır. 4721 sayılı yeni Türk Medeni Kanunu’nda kavramsal olarak böyle bir ayrım yapılmamıştır. Ancak doktrin ve yargı kararlarında bu kavramlar kullanılmaya devam ettiği için bu yazıda da Mirasın Gerçek (İradi) reddi ve mirasın hükmen reddi kavramları kullanılacaktır.

1- Mirasın Gerçek (İradi) Reddi

Mirasçılar Miras bırakanın vefatı ile birlikte kendilerine intikal eden hak ve borçları istemiyorsalar, 3 ay içerisinde, kayıtsız ve şartsız tek taraflı bir irade beyanıyla, kendilerine intikal eden mirası aktif ve pasifiyle birlikte tümden reddedebilirler. Uygulamada Mirasın reddi denildiğinde ilk olarak bu ret türü akla gelmektedir. Bu nedenle yazımızın devamında mirasın hükmen reddi kavramı özel olarak kullanılmadığı sürece “mirasın reddi” kavramından “mirasın gerçek reddi” veya diğer adıyla “Mirasın İradi Reddi” anlaşılmalıdır.

2- Mirasın Hükmen Reddi

Asıl olan mirasçıların irade beyanları ile mirası reddetmeleri iken kanunda istisnai olarak mirasçıların irade beyanına gerek olmaksızın mirası reddettiklerinin karine olarak kabul edildiği bir durum söz konusudur. Bu istisnai durum Miras bırakanın vefat ettiği tarihte terekenin borca batık olması halinde karşımıza çıkar.

Terekenin borca batık olduğu durumda karine olarak mirasçıların mirası reddettikleri kabul edildiği için mirasçıların mirası reddettiklerine ilişkin beyanda bulunmalarına gerek yoktur. 3 aylık bir zamanaşımı ve hak düşürücü süre de yoktur.

Mirasın hükmen reddi Uygulamada genellikle şu şekilde karşımıza çıkmaktadır: Miras bırakanın alacaklıları mirasçılara karşı takip veya dava yoluna giderler. Mirasçılar da Mirasın hükmen reddi davası (Terekenin borca batık olduğunun tespiti davası) açarlar. Açılan bu dava ile Miras bırakanın vefat tarihindeki terekesinin borca batık olup olmadığı ve mirasçıların terekeyi kabul ettiklerine ilişkin bir işlem yapıp yapmadıkları araştırılır. Tereke borca batıksa ve mirasçılar mirası kabul anlamına gelen işlemler yapmamışlarsa tespit niteliğinde bir karar verilir ve alacaklılar Miras bırakanın borçları yüzünden mirasçılara karşı dava ve takip işlemlerine devam edemezler.

Mirasın hükmen reddi konusu istisnai bir durum olduğu için ayrı bir yazının konusu yapılmış olup bu yazının temel konusunu Mirasın Gerçek Reddi oluşturmaktadır.

Reddi Miras Hakkının Düşmesi

❌ Mirasçının üç aylık yasal süre içerisinde mirası reddetmediği durumda mirası ret hakkı düşer (TMK 610/1)

❌ Mirasçının terekeye ilişkin yaptığı ve örtülü kabul anlamına gelen işlemler mirası ret hakkını düşürür

❌ Terekede bulunan malları gizleme veya bu mallardan bazılarını kendine mal etme durumunda mirası ret hakkı düşer

❌ Tereke borcunun rızaen ödenmesi, ortaklığın giderilmesi gibi miras paylaşım davası açılması, miras payının devri, alacakların tahsili gibi işlemler mirası ret hakkını düşürür.

Reddi Miras Hakkını Düşürmeyen Haller Nelerdir?

✅ Terekenin olağan yönetim işleri (ceza ödememek için vergi borçlarının karşılanması, mirasçılık belgesi alınması)

✅ Miras bırakanın işlerinin yürütülmesine ilişkin işlemler (Miras bırakana ait işletmedeki işçilerin ücretlerinin)

✅ Zamanaşımı veya hak düşürücü sürenin dolmasını engellemek amacıyla dava açılması ve takip yapılması

✅ Miras bırakan veya tereke aleyhine başlatılan icra takibine itiraz edilmesi,

✅ Miras bırakan veya tereke aleyhine açılan davaya cevap dilekçesi sunulması

✅ SGK tarafından ödenen dul ve yetim aylığının, emekli maaşının ve emekli ikramiyesinin alınması (Bunlar tereke ile alakalı haklar değil mirasçının şahsından doğan haklardır)

✅ Miras bırakanın iş kazası veya trafik kazası gibi bir olayda hayatını kaybetmesi üzerine TBK 53 kapsamında destekten yoksun kalma tazminatı veya manevi tazminat talep edilmesi (Yargıtay 4. H.D. 15.05.2018 Tarih, 2018/2928 Esas ve 2019/2868 Karar),

⚖️ Mirasın Reddi Dava Süreci

Mirasın reddi süreci, sulh hukuk mahkemesine verilen bir dilekçe ile başlar. Bu dilekçenin sonucu mirası reddeden kişinin altsoyunu da etkiler.

1. Reddi Miras nasıl yapılır?

Türk Medeni Kanunu 609 maddesi uyarınca Yasal mirasçıların Miras bırakanın vefatını öğrenmelerinden itibaren, atanmış mirasçıların ise vasiyetnamenin kendilerine resmi bildirimi tarihinden itibaren üç ay içerisinde, yazılı veya sözlü şekilde (Uygulamada genellikle yazılı başvuru yapılmaktadır), Miras bırakanın son yerleşim yerindeki sulh hukuk mahkemesine başvurarak mirasın reddi beyanında bulunması gerekir. Mirası reddeden mirasçı herhangi bir gerekçe göstermek zorunda değildir. Mirasın reddi sonrasında bu beyan özel bir kütüğe kaydedilir ve mirasçı artık terekede hak sahibi olmaz ve tereke borçlarından sorumlu tutulamaz.

2. Mirasın Reddi İşlemini Kim Yapabilir? Vasi, kısıtlı ve çocuğun durumu

Yasal ve Atanmış Mirasçılar: Mirasın reddi işlemini yapabilecek olan kişiler TMK 605 maddesi uyarınca yasal ve atanmış mirasçılardır.

Mirasçı sınırlı ehliyetsiz ise: Yasal temsilci, sınırlı ehliyetsiz adına mirası ret hakkına sahiptir. Örneğin 16 yaşında ayırt etme gücüne sahip bir çocuk için anne ve babası mirası ret hakkını kullanabilir. Ancak yasal temsilci ile sınırlı ehliyetsiz arasında menfaat çatışması varsa Türk Medeni Kanunu 462/2 maddesi uyarınca kayyim atanması gerekir.

Vasinin ret hakkı: Mirasçı kısıtlanmış ve kendisine vasi atanmışsa vasinin kısıtlı adına mirası reddedebilmesi için hem vesayet makamından hem de denetim makamından izin alması gerekir.

Hak sahibinin ölümü halinde ret hakkı: Mirasçının üç aylık ret süresi içerisinde ölmesi durumunda bu ret hakkı kendi mirasçılarına geçecektir. Bu durumda vefat eden mirasçının kendi mirasçısının iki adet mirası ret hakkı bulunmaktadır. Birincisi kendi murisinin mirasını reddetme hakkı, ikincisi ise murisinin sahip olduğu ancak vefatı nedeniyle kullanamadığı ret hakkı.

3. Görevli ve Yetkili Mahkeme

Mirasın reddi işlemi için görevli mahkeme Sulh Hukuk Mahkemesidir. Yetkili mahkeme ise Miras bırakanın son yerleşim yeri mahkemesidir.

4. Mirasın Reddi işleminin geçerlilik şartları

  • Mirasçının mirasın reddi hakkına sahip olması (Örneğin kendisine miras payı düşmeyen amca veya dayının mirası reddetmesi mümkün değildir)
  • Mirasçının fiil ehliyetine sahip olması (Örneğin, kısıtlı olmamak)
  • İrade beyanının sakatlanmamış olması (Hata, hile ve Korkutma halinde işlem sakat hale gelir)
  • Ret beyanının yasal süre içerisinde yapılmış olması
  • Ret beyanının herhangi bir kayıt ve şart içermemesi (Örneğin, belirli malların kabul edilmesi, belirli malların reddedilmesi şartlı beyandır ve geçersizdir)
  • Ret beyanının yazılı veya sözlü şekilde Miras bırakanın son yerleşim yeri Sulh Hukuk Mahkemesine iletilmesi

5. 3 Aylık hak düşürücü süre ne zaman başlar?

Kural olarak: Türk Medeni Kanunu 606. Maddesi uyarınca Mirasın reddi süresi üç aydır. Bu süre, yasal mirasçılar açısından mirasçı olduklarını daha sonra öğrendikleri iddia ve ispat edilmedikçe Miras bırakanın ölümünü öğrendikleri tarihten itibaren başlar. Vasiyetname ile atanmış mirasçılar için Miras bırakanın tasarruf işleminin kendilerine resmi olarak bildirildiği tarihten itibaren işlemeye başlar.

Defter tutulması talep edildiğinde: Mirasçılar, Miras bırakanın ölümünden sonraki bir ay içerisinde Koruma tedbiri olarak ve mirasın tespiti açısından Türk Medeni Kanunu 590 maddesi uyarınca tereke defterinin tutulmasının isterse bu durumda üç aylık mirası ret süresi defterin yazım işlemi bitene kadar durur.

Gaiplik ve hastalık gibi istisnalar: Mirasın reddi (reddi miras) süresi kural olarak üç ay olmasına rağmen Mirasçılardan birisinin gaipliği, ciddi bir hatalığı, yurtdışında bulunması ve tereke mallarının çok fazla ve karışık olması gibi hallerde hâkim TMK 615 maddesi uyarınca süreyi uzatabilir veya yeni bir süre tayin edebilir.

Mirasın reddi sonrası mirasçı olanlar: Mirasın reddi halinde TMK 611 uyarınca reddedilen miras payı diğer hak sahiplerine geçer. Mirasın reddi sonrasında mirasçı konumuna gelen kişilerin üç aylık mirası ret süresi, önceki mirasçıların mirası reddettiklerini öğrendiklerini tarihten itibaren başlar.

Ne zaman yapılamayacağı: Miras bırakan hayatta iken mirasın reddi söz konusu olmaz. Ancak mirasçılar, mirastan kendilerine miras kalmasını istemiyorsalar Miras bırakan hayatta iken mirastan feragat sözleşmesi yapabilirler.

3 Aylık Reddi Miras Süresinin Kaçırılması

Reddi miras işlemi için kanunda 3 aylık süre öngörülmüştür. Bu üç aylık süre yasal mirasçılar açısından mirasçı olduklarını daha sonra öğrendikleri iddia ve ispat edilmedikçe Miras bırakanın ölümünü öğrendikleri tarihten itibaren başlar. Vasiyetname ile atanmış mirasçılar için Miras bırakanın tasarruf işleminin kendilerine resmi olarak bildirildiği tarihten itibaren işlemeye başlar.

Bu üç aylık sürenin istisnai bazı durumlarda uzatılabildiğini yukarıda bahsetmiştik. Ancak bu istisnai durumlar haricinde üç aylık reddi miras süresinin kaçırılması durumunda yasal mirasçılık kesinleşir ve mirasçılar mirası kabul etmiş sayılırlar.

Reddi miras süresi kaçırıldıktan sonra kural olarak mirasın reddi yapılamaz. Ancak reddi miras süresini kaçıran mirasçı, kanunda belirtilen ve yukarıda da kısaca değinilen mirasın hükmen reddi şartları varsa herhangi bir süreye bağlı olmadan Asliye Hukuk Mahkemesinde Terekenin borca batık olduğunun tespiti davasını açabilir.

Velayet altındaki Çocuğun Reddi Miras Hakkının Kullanımı

Velayet altındaki çocuğun reddi miras beyanı velayet hakkına sahip olan aynı zamanda çocuğun da yasal temsilcisi konumunda bulunan anne ve baba tarafından yapılır. Eğer çocuk ayırt etme gücüne sahipse yasal temsilcinin onayı ile kendisi de reddi miras yapabilir.

Burada dikkat edilecek husus yasal temsilci olan anne ve baba ile çocuk arasında menfaat çatışması varsa çocuğa kayyim atanması gerektiğidir. Örneğin, yasal mirasçı A, babası Muris M’den kalan mirası reddetmek istemektedir. Kendisinin 6 ve 12 yaşlarında B ve C isimli iki çocuğu bulunmaktadır. Eğer sadece kendisi mirası reddederse bu durumda TMK 611 gereği miras, çocukları B ve C’ye kalacaktır. Bu nedenle aynı dilekçe ile hem kendisi adına hem de yasal temsilcisi olduğu B ve C adına reddi miras başvurusunda bulunmaktadır.

Bu durunda bazı mahkemeler, çocuklar henüz yasal mirasçı olmadığından dolayı mirasın reddi konusunda hukuki menfaatleri olmadığından bahisle başvurunun reddine karar vermekte; Bazı mahkemeler talebi doğrudan kabul ederek işlemi olumlu olarak sonuçlandırmakta; Bazı mahkemeler ise yasal temsilci ile çocuklar arasında menfaat çatışması olduğundan bahisle çocuklara kayyim atanmasına gerek olduğundan bahisle kayyim kararından sonra sürece devam etmektedir. Burada kanaatimizce doğru olan uygulama çocuğa kayyim atanmasıdır.

Mirasın Reddi ve Hukuki Sonuçları

✅ Mirasın reddi ile birlikte mirasçılık sıfatı geriye etkili biçimde (mirasın açılması anından itibaren) ortadan kalkar.

✅ Mirası reddeden mirasçı miras bırakanın borçlarından sorumlu tutulamaz (TMK 618 maddesinde istisnası vardır)

✅ Borçlu konumda bulunan, malvarlığı borçlarını karşılamaya yetmeyen ve teminat gösteremeyen mirasçı, alacaklılarını zarara uğratmak amacıyla mirası reddederse, bu durumda reddi miras yapan mirasçının alacaklıları ret tarihinden itibaren 6 ay içerisinde reddi mirasın iptali için dava açabileceklerdir. TMK 617 kapsamında açılan bu davanın kabul edilmesi halinde miras resmi olarak tasfiye edilecek, reddi miras yapan mirasçının payına düşen bedel önce iptal davası açan alacaklıya sonra diğer alacaklılara ödenecek ve arta kalan miktar olursa da reddi miras geçerli olsaydı kimler hak sahibi olacaktı ise onlara teslim edilecektir.

Mirasçının reddi miras yapması durumunda, kendisine düşen miras payı TMK 611-614 arasında düzenlemelere göre hak sahiplerine geçecek veya resmi tasfiyeye tabi olacaktır. Hak sahipleri aşağıda ayrı bir başlıkta incelenmiştir.

Reddi Miras (Mirasın Reddi) halinde miras kime geçer?

1- Yasal Mirasçılardan birinin veya birkaçının mirası reddetmesi

Türk Medeni Kanunu 611/1 uyarınca bu kişi miras açıldığında ölmüş gibi, miras payı kendisinden sonra gelen hak sahiplerine geçer. Yani altsoyu varsa miras payı altsoya kalır, eğer altsoyu yoksa reddedilen miras payı murisin diğer yasal mirasçılarına geçer (Yasal mirasçıların tamamının mirası reddetmesi durumunda bu hüküm uygulanmaz).

Örneğin, Miras bırakanın A,B,C adında üç tane çocuğu olsun. C’nin ise K adında bir kızı olsun. C mirası reddettiğinde onun yasal miras payı Kızı K’ya geçer ve diğer mirasçılar olan A ve B’nin yasal miras payında herhangi bir değişiklik olmaz. Bu örnekte C’nin de altsoyunun olmadığını kabul edelim, yani mirasçılar A,B ve C bekar ve çocuksuz olsunlar. Bu durumda C mirası reddettiğinde, miras payı A ve B’ye eşit olarak dağıtılacak ve diğer iki yasal mirasçının yasal miras payı artacaktır.

2- Atanmış mirasçının mirası reddetmesi

TMK 611/2 uyarınca atanmış mirasçı miras açıldığında ölmüş gibi kabul edilerek, miras payı miras bırakanın yasal mirasçılarına geçer (Atanmış mirasçının yasal mirasçılarına değil).

3- Altsoyun tamamının mirası reddetmesi ancak sağ kalan eşin mirası kabul etmesi

TMK 613 uyarınca mirasın tamamının sağ kalan eşe geçeceği ifade edilmiştir. Bu düzenlemenin amacı doktrinde, aile kurumunun ve sağ kalan eşin korunması olarak belirtilmektedir. Eğer sağ kalan eş de mirası reddederse TMK 612 uyarınca mirasın iflas hükümlerine göre tasfiye edilmesi gerekir.

4- En yakın bütün mirasçıların mirası reddetmesi

TMK 612 maddesine göre en yakın mirasçıların tamamı tarafından reddedilen mirasın sonraki zümre mirasçılarına geçmeyeceği, Sulh Hukuk Mahkemesi tarafından iflas hükümlerine göre tasfiye edileceği ve tasfiye sonunda arta kalan mal olursa mirası reddetmemişler gibi en yakın mirasçılara verileceği ifade edilmiştir.

En yakın mirasçılardan kasıt, miras bırakan vefat ettiğinde ona doğrudan mirasçı olan kişilerdir. Örneğin, eş ve altsoy hayatta ise bunlar en yakın mirasçıdır. Sonraki zümre mirasçıları bu kapsama girmez.

Bu maddenin gerekçesi doktrinde, yasal mirasçıların tamamı tarafından reddedilen mirasın büyük ihtimalle borç yüzünden reddedildiği ve yasal mirasçılardan sonra gelen zümre mirasçılarının da bu mirası reddedeceği düşüncesi olduğu ifade edilmektedir.

5- Mirasın sonra gelen mirasçılar lehine reddedilmesi

TMK 614 uyarınca Sulh Hukuk Mahkemesi sonra gelen mirasçılara bildirimde bulunur ve bu kişiler 1 ay içerisinde mirası kabul etmezseler mirası reddetmiş sayılırlar ve miras iflas hükümlerine göre tasfiye edilir. Tasfiye sonrasında arta kalan değer olursa mirası ilk reddeden önceki mirasçılara mirası reddetmemişler gibi teslim edilir.

Çocuğu Mirastan Reddetme Kavramı

Çocuğu mirastan reddetme veya çocuğu evlatlıktan ret kavramları halk arasında sıkça birbirine karışacak şekilde kullanılmaktadır. Biyolojik olarak anne/baba olan kişi sırf çocuğu kendisine bakmıyor, onunla ilgilenmiyor hatta ona kötü davranıyor diye Nüfustan soy bağını kaldırarak evlatlıktan reddedemez. Ancak şartları varsa Mirasçılıktan çıkarma (ıskat) işlemi yapabilir. Dolayısıyla mirasın reddi ile çocuğun mirastan reddi birbirinden tamamen farklı konulardır.

Mirasın reddi işleminde yasal mirasçılar Miras bırakandan kendilerine intikal eden tüm hak ve borçları reddederek mirasçılıktan kendi rızaları ile çıkmaktadırlar.

Saklı paylı mirasçı olan çocuğun mirastan reddi daha doğru bir ifadeyle mirasçılıktan çıkarılması işlemi ise miras bırakacak olan kişinin düzenleyeceği bir vasiyetname veya miras sözleşmesi ile kendi çocuklarını veya diğer saklı paylı mirasçılarını mirasçılıktan çıkarması, mirasından mahrum etmesi işlemidir. Bu nedenle iki işlemi birbirine karıştırmamak gerekir.

Reddi Miras iptali için dava açılması

Bazı durumlarda mirasçı sırf alacaklıları zarara uğratmak amacıyla reddi miras yapabilmektedir. Nitekim borçlu olan yasal mirasçı kendisine kalan mirası reddettiğinde bu miras kendisi sağ değilmiş gibi onun altsoyuna yani çocuklarına veya torunlarına kalacağı için bazen bu yolu tercih etmektedirler.

Ancak Türk Medeni Kanunu 617. maddesinde bu ve benzeri durumlar için alacaklıları koruyan bir düzenleme yer almaktadır. Bu düzenlemeye göre malvarlığı borcuna yetmeyen mirasçı, alacaklılarına zarar vermek amacıyla mirası reddederse, alacaklılar, kendilerine yeterli bir güvence verilmediği takdirde, ret tarihinden başlayarak altı ay içinde, miras bırakanın son yerleşim yeri Asliye Hukuk Mahkemesinde reddin iptali davası açabilirler.

🧾 Reddi Miras Dilekçe Örneği 1 – Word/PDF İndir

Aşağıda, mirasın kayıtsız ve şartsız reddi için Sulh Hukuk Mahkemesi’ne sunulacak taslak dilekçe yer almaktadır. Dilekçeyi bilgisayarınıza indirip kendi bilgilerinize göre düzenlemek için Word veya PDF formatlarını kullanabilirsiniz. Hak kaybına uğramamak adına dilekçenizi bir Miras Avukatı eşliğinde hazırlamanız tavsiye edilir.

reddi miras dilekçe örneği word ve pdf formatında indir

🧾 Mirasın Reddi Örnek Dilekçe 2 – Word/PDF İndir

Aşağıda, mirasın kayıtsız ve şartsız reddi için Sulh Hukuk Mahkemesi’ne sunulacak taslak dilekçe yer almaktadır. Dilekçeyi bilgisayarınıza indirip kendi bilgilerinize göre düzenlemek için Word veya PDF formatlarını kullanabilirsiniz. Hak kaybına uğramamak adına dilekçenizi bir Miras Hukuku alanında çalışan bir Avukat eşliğinde hazırlamanız tavsiye edilir.

mirasın reddi örnek dilekçe indir

Sıkça Sorulan Sorular (SSS)

Mirasın reddi konusunda sıkça sorulan soruları sizler için derledik.

1- Mirasın reddi halinde miras kime geçer?

TMK 611 uyarınca mirasın reddi durumunda mirası reddeden kişi Miras bırakandan önce ölmüş gibi yasal miras payı onun altsoyuna geçer. Dolayısıyla mirasın altsoya da kalması istenmiyorsa kişi kendi adına asaleten çocuk adına velayeten mirası reddetmeli ya da TMK 614 uyarınca kendinden sonra gelen mirasçıların mirası kabul edip etmediklerinin sorulmasını istemelidir.

2-Reddi miras emekli maaşını etkiler mi?

Emekli maaşı murisin terekesi içerisinde yer alan bir hak veya borç olmadığı için reddi miras yapan mirasçı emekli maaşı alabilir. Yani reddi miras emekli maaşını etkilemez.

3- Mirasın reddi avukat tarafından yapılabilir mi?

Mirasın reddi kişiye sıkı sıkıya bağlı haklardan değildir. Bu nedenle Avukat tarafından müvekkili adına reddi miras yapılması mümkündür. Ancak bu işlemden sonra müvekkilin mirasçılık hakkı kesin olarak sona erdiği için olası ihtilafları engelleme adına müvekkilden yazılı beyan alınması tavsiye edilir.

4- Mirasın reddi için özel yetki gerekir mi yoksa genel dava vekaleti yeterli mi?

Mirasın reddi işlemi için genel dava vekaleti yeterli değildir. Bunun için Avukat vekaletnamesinde özel yetki gerekir.

5- Kimler Reddi Miras Yapamaz?

Miras hakkı bulunmayan kişiler, üç aylık yasal süreyi kaçıran mirasçılar, vekaletnamesinde özel yetki bulunmayan vekiller, yasal temsilcinin iznini almayan sınırlı ehliyetsizler, kısıtlı açısından vesayet makamı ve denetim makamından izin almayan vasiler reddi miras yapamazlar.

6- Mirası reddeden kişi eşinden/babasından kalan emekli maaşını alabilir mi?

Mirası reddeden kişi terekedeki tüm hak ve borçları reddetmektedir. Ancak Emekli maaşı, dul ve yetim aylığı gibi SGK mevzuatından ve kamu hukukundan kaynaklı alacaklar terekenin içerisine dahil olmadığı için mirası reddeden kişi babasından kalan yetim aylığını veya eşinden kalan emekli maaşını alabilir.

7- Reddi miras yapan kişi destekten yoksun kalma tazminatı alabilir mi?

Evet, Miras bırakanın iş kazası veya trafik kazası gibi bir olayda hayatını kaybetmesi üzerine reddi miras yapan mirasçı iş kazası tazminatı veya trafik kazası tazminatı (destekten yoksun kalma tazminatı) alabilir. Bu hakların terekeye dahil olmaması ve kişilerin şahsından kaynaklanması nedeniyle mirası reddeden kişiler bu dava ve talep haklarını yitirmezler.

8- Sadece borçlar için reddi miras yapılabilir mi?

Hayır, Miras hukukundaki külli halefiyet uygulaması gereği reddi miras beyanı, terekedeki tüm aktif ve pasif malvarlığı kapsar. Kayıtsız ve şartsız olmalıdır.

9- Reddi miras yaptık babamın borcu ne olacak?

Reddi miras yapıldığında Türk Medeni Kanunu 611-614 maddeleri uyarınca miras diğer hak sahiplerine geçer veya resmi olarak tasfiye edilir. Tasfiye sonunda arta kalan bir mal olursa mirasçılara teslim edilir.

Av. Özgür D. Güngör

Samsun Barosuna kayıtlı Avukat & Arabulucu Özgür D. Güngör; Mesleki çalışmalarında ağırlıklı olarak Miras Hukuku, İş Hukuku ve Tazminat Hukuku alanlarına yoğunlaşmakla birlikte; Kira Hukuku, Aile Hukuku ve İdare Hukuku gibi farklı alanlarda da müvekkillerine kapsamlı Hukuki Danışmanlık ve Avukatlık hizmeti sunmaktadır.

Add your Comment