Miras Paylaşımı Nasıl Yapılır? Miras Taksim Sözleşmesi ve Çözüm Yolları

Pek çok kişi hayatında en az bir kez ‘Miras paylaşımı nasıl yapılır?’ sorusuna yanıt arar. Miras süreci, yalnızca yasal pay oranlarını bilmeyi değil, bu sürecin doğru yönetilmesini gerektirir. Mirasçılar arasında hazırlanan bir miras taksim sözleşmesi paylaşımı hızlandırırken; uzlaşma sağlanamadığında devreye giren dava süreçleri, hak kaybını önlemek adına hayati önem taşır.

Bu yazımızda; mirasın paylaşılamaması durumunda karşılaşılan sorunları, anlaşmalı veya çekişmeli çözüm yollarını, miras paylaşım sözleşmesi şartlarını ve güncel hukuk uygulamalarını inceleyeceğiz.

İÇİNDEKİLER GÖSTER

ℹ️ Miras Paylaşımı Yapılmazsa Ne Olur?

Murisin (mirasbırakanın) vefatıyla birlikte, Türk Medeni Kanunu (TMK 599/1 ve 705/2) uyarınca mirasçılar kendiliğinden hak sahibi olur. Ancak bu hakların fiilen kullanılabilmesi için mirasın intikali ve paylaşımı işlemlerinin tamamlanması şarttır.

Eğer miras paylaşımı yapılmazsa karşılaşılacak temel sorunlar şunlardır:

  • Elbirliği mülkiyeti engeli: Paylaşım yapılmadığı sürece miras kalan mallar üzerinde “elbirliği mülkiyeti” devam eder. Bu durumda, tek bir mirasçı kendi başına hareket edemez; Miras konusu mal üzerinde işlem yapılabilmesi için tüm mirasçıların bir araya gelmesi zorunludur.
  • Kullanım ve devir sorunları: Mirasçılar tarafından miras intikali yapılmazsa, taşınmazlar hala miras bırakan adına kayıtlı görüneceği için tapuda satış, devir veya ipotek işlemleri gerçekleştirilemez.
  • Hissedar sayısının artması: Paylaşım geciktikçe mirasçılardan birinin vefatı halinde sürece yeni varisler (torunlar, eşler) dahil olur. Bu durum, ileride bir uzlaşma sağlamayı çok daha karmaşık hale getirir.
  • Vergi ve ceza riskleri: Veraset ve intikal vergisi beyannamesinin süresinde verilmemesi, ileride cezai yaptırımlarla karşılaşmanıza neden olabilir.

Özetle; başlangıçta son derece kolay çözülebilecek bir süreç, zamanla mirasçıların ikametgah değişikliği veya aralarındaki anlaşmazlıklar nedeniyle içinden çıkılmaz bir hal alabilir. Bu nedenle en kısa sürede mirasçılık belgesi (veraset ilamı) alınmalı, intikal işlemleri yapılmalı ve paylaşım süreci başlatılmalıdır.

🧭 Miras Paylaşımı Nasıl Yapılır? Adım Adım Rehber

Miras bırakanın vefatının ardından terekenin (miras kalan malvarlığının) yasal mirasçılar arasında paylaşımı veraset ilamının alınmasıyla başlar fiilen taksim ile sona erer. Bu sürecin 5 adımlık özetini aşağıda bulabilirsiniz.

  1. Mirasçılık Belgesi (Veraset İlamı) Alın

    Miras paylaşım sürecinin başlayabilmesi için resmi olarak kimlerin mirasçı olduğunun ve pay oranlarının belirlenmesi şarttır. Mirasçılardan herhangi biri, Sulh Hukuk Mahkemesi’ne veya Notere başvurarak yasal mirasçıları ve payaları gösteren bir Veraset İlamı almalıdır.

  2. Tereke (Malvarlığı ve Borç) Tespitini Yapın

    Miras bırakanın vefat tarihi itibarıyla sahip olduğu tüm taşınır (araç, banka hesabı, değerli eşya) ve taşınmaz (ev, arsa, işyeri) mallar ile borçları tespit edilmelidir. E-Devlet sisteminde “varis hizmetleri” bölümünden bu araştırma yapılabilir. Gerekirse, Sulh Hukuk Mahkemesi’nden terekenin tespiti ve defter tutulması talep edilebilir.

  3. Veraset ve İntikal Vergisi İşlemlerini Tamamlayın

    Mirasçılar, vefat tarihinden itibaren yasal süreler içinde ilgili Vergi Dairesine Veraset ve İntikal Vergisi Beyannamesi vermelidir. Beyanname verildikten ve tahakkuk eden vergiler ödendikten sonra, özellikle taşınmazların devri için gerekli olan “ilişik kesme belgesi” alınır. Bu belge olmadan tapuda devir işlemi yapılamaz.

  4. Miras Taksim Sözleşmesi Hazırlayın

    Tüm mirasçılar, vergi işlemleri tamamlandıktan sonra terekeyi nasıl paylaşacakları konusunda bir araya gelmelidir. Eğer uzlaşma sağlanırsa, mirasçıların kendi aralarında hazırlayacakları (adi yazılı) veya noterde onaylatacakları Miras Taksim Sözleşmesi imzalanır. Bu sözleşmede hangi malın kime kalacağı net bir şekilde belirtilir. Sözleşme sonrasında devir ve tescil işlemleri yapılır.

  5. Anlaşma Sağlanamazsa Dava Yoluna Başvurun

    Eğer mirasçılar malın paylaşımı konusunda uzlaşamazlarsa, mirasçılardan herhangi biri Sulh Hukuk Mahkemesi’nde Ortaklığın Giderilmesi (İzale-i Şüyu) Davası açabilir. Bu durumda paylaşım mahkeme kararı doğrultusunda gerçekleşir.

🔎 Yasal Mirasçılar Kimlerdir ve Nasıl Belirlenir?

Miras hukuku sistemimizde kimlerin hak sahibi olacağı Türk Medeni Kanunu 495 ve 501 maddeleri arasında düzenlenmiştir. Mirasçılık sırası, “zümre sistemi” adı verilen bir hiyerarşiye dayanır.

1. Yasal mirasçıların listesi

Miras bırakanın vefatı halinde hak sahibi olabilecek yasal mirasçılar şunlardır:

  • Altsoy: Mirasbırakanın çocukları, torunları ve onların altsoyu.
  • Sağ kalan eş: Her zümre ile birlikte belirli oranlarda mirasçı olur.
  • Anne ve baba: Altsoy bulunmadığında mirasçı olurlar (Vefat etmişlerse onların altsoyu yani kardeşler).
  • Büyük anne ve büyük baba: Üst zümrelerin bulunmadığı durumlarda mirasçı olurlar.
  • Evlatlık ve altsoyu: Öz çocuklarla aynı miras haklarına sahiptir.
  • Evlilik dışı doğan çocuklar: Soybağı, tanıma veya mahkeme kararıyla kurulmuşsa yasal mirasçı sayılırlar.
  • Devlet: Hiçbir mirasçı bulunmadığı takdirde son yasal mirasçıdır.

2. Mirasçılık belgesi (Veraset ilamı) ile mirasçıların tespiti

Yasal mirasçıların kim olduğu ve pay oranları, mirasçılık belgesi (veraset ilamı) ile resmiyete dökülür. TMK 598 uyarınca bu belge, noterden veya Sulh Hukuk Mahkemesinden talep edilebilir.

📚 Faydalı Kaynak: Mirasçılık belgesi (veraset ilamı) hakkında ayrıntılı bilgi almak, örnek mirasçılık belgesi incelemek ve Word/PDF formatında mirasçılık belgesi talep dilekçesi örneğine ulaşmak için Mirasçılık Belgesi (Veraset İlamı) Nedir ve Nasıl Alınır?” başlıklı yazıyı inceleyebilirsiniz.

⚖️ Mirastan Kim Ne Kadar Pay Alır? (Zümre Sistemi)

Türk Miras Hukuku’nda paylaşım esasları “Zümre Sistemi” adı verilen bir düzen üzerine kuruludur. Bu sisteme göre mirasçılar üç ana gruba ayrılır ve bir önceki grupta (zümrede) mirasçı varsa, bir sonraki gruba miras geçmez.

1. Zümre sistemine göre miras sıralaması

Mirastan kimin pay alacağı şu öncelik sırasına göre belirlenir:

  1. Birinci zümre (Altsoy): Miras bırakanın çocukları ve torunlarıdır. Eğer hayatta bir çocuk veya torun varsa, miras anne, baba veya kardeşlere geçmez.
  2. İkinci zümre: Altsoy yoksa miras; anne, baba ve onların altsoyu olan kardeşlere geçer.
  3. Üçüncü zümre: İlk iki zümrede kimse yoksa; büyükanne, büyükbaba ve onların altsoyu (amca, hala, dayı, teyze) mirasçı olur.

📌Bilgi Notu: Sağ kalan eş, hangi zümre hayattaysa o zümre ile birlikte mirasçı olur.

2. Örneklerle miras paylaşımı

Mirasın nasıl bölüneceğini daha iyi anlamak için en sık karşılaşılan senaryolar şunlardır:

  • Eş ve çocuklar varsa: Miras, eş (1/4 oranında) ve çocuklar (3/4 oranında) arasında paylaştırılır. Çocuklardan biri vefat etmişse, onun payı kendi çocuklarına (torunlara) geçer.
  • Çocuk yoksa (Eş ve Anne-Baba): Miras bırakanın çocuğu yoksa, miras sağ kalan eş (1/2 oranında) ile miras bırakanın anne ve babası (1/2 oranında) arasında paylaşılır.
  • Hiçbir Yakın Akraba Yoksa: Birinci, ikinci ve üçüncü zümrede hiçbir mirasçı bulunmadığı takdirde mirasın tamamı Devlete geçer.

3. Miras payları tablosu: Zümre sistemine göre miras paylaşım şeması

Miras hukukunda karmaşık görünen pay oranlarını en basit haliyle anlatmak için hazırladığımız aşağıdaki tabloyu inceleyebilirsiniz. Bu şema; sağ kalan eşin, çocukların ve diğer zümre mirasçılarının güncel mevzuata göre alacağı yasal payları net bir şekilde özetlemektedir:

Zümre sistemine göre miras paylarını gösteren detaylı tablo
Zümre sistemine göre miras paylaşımı ve pay oranları tablosu***

*** Yukarıdaki tabloda “sağ kalan eşin evlilikten kaynaklı alacak hakkı” söyleminden kasıt, sağ kalan eşin mal rejiminin tasfiyesi kapsamındaki alacak hakkıdır. Paylaşıma konu mal, evlilik birliği içinde alınmışsa ve edinilmiş mal olarak kabul ediliyorsa sağ kalan eşin bu mal üzerinde, evlilik birliğinden (edinilmiş mal rejiminden) kaynaklı %50 oranında (bu oran bazı durumlarda değişebilir) alacak hakkı vardır. Kalan %50 kısımda ise miras hakkı vardır. Bu iki hakkın birlikte değerlendirilmesi gerekir.

📚 Faydalı Kaynak: Her bir yasal mirasçının miras payını ve hesaplama yöntemlerini detaylıca öğrenmek için Türk Medeni Kanunu’na Göre Yasal Mirasçılar ve Miras Payları başlıklı yazımıza göz atabilirsiniz.

📝 Mirasçılar Arasında Anlaşma: Miras Taksim Sözleşmesi (TMK 676)

Miras paylaşımında en hızlı ve masrafsız yol, mirasçıların ortak bir paydaşta buluşmasıdır. Türk Medeni Kanunu, mirasçıların terekeyi (miras kalan malvarlığını) kendi aralarında serbestçe paylaşmalarına imkan tanır. Bu sürecin hukuki zemini ise miras taksim sözleşmesi ile kurulur.

1. Miras taksim (Paylaşım) sözleşmesi nedir?

Miras taksim sözleşmesi, tüm mirasçıların bir araya gelerek terekenin (miras kalan malvarlığının) mülkiyeti ve kullanımı konusunda yaptıkları yazılı anlaşmadır. Mirasın sorunsuz bir şekilde bölüştürülmesi için en güvenli yoldur.

2. Miras taksim sözleşmesi nasıl yapılır? Geçerlilik şartları ve dikkat edilmesi gerekenler

Bir paylaşım sözleşmesinin hukuken geçerli sayılabilmesi için şu şartlara uyulmalıdır:

  • Yazılılık şartı: Sözleşmenin mutlaka yazılı yapılması gerekir; sözlü anlaşmalar geçersizdir (TMK 676/3).
  • İmza birliği: Tüm mirasçıların sözleşmede imzası bulunmalıdır. Eksik imza, sözleşmeyi kural olarak geçersiz kılar.
  • Hakkın kötüye kullanılması yasağı: Sözleşme geçersiz olsa bile, taraflar bu sözleşmeye dayanarak malları paylaşmış ve yükümlülüklerini yerine getirmişlerse (ifa edilmişse), sonradan “sözleşme geçersizdir” demek TMK 2. madde uyarınca hakkın kötüye kullanılması sayılabilir.
  • Kanuni sınırlamalar: Sözleşmeye taşınmazlarla ilgili hükümler konulurken tarım arazilerinin bölünmezliği konusundaki Toprak Koruma Kanununda yer alan sınırlamalar ile imar ve parselasyon konusundaki İmar Kanununda yer alan sınırlamalar mutlaka dikkate alınmalıdır. Aksi takdirde sözleşmenin uygulanması aşamasında sorunlar yaşanabilir.

3. Miras taksim sözleşmesinin uygulanması ve tapu süreçleri

Miras taksim sözleşmesinin imzalanması hukuki bir adımdır; ancak sürecin tamamlanması için bu sözleşmenin fiilen uygulanması gerekir. Özellikle gayrimenkul paylaşımında, sözleşmenin nasıl hazırlandığı tapudaki tescil işlemlerinin hızını ve dava açılmasına gerek kalmadan sonuçlanıp sonuçlanmayacağını doğrudan belirler.

Miras taksim sözleşmesi adi yazılı şekilde (kendi aranızda) veya noter onaylı şekilde yapılabilir. Tapu Sicil Tüzüğü (Madde 20/c) maddesindeki düzenleme, sözleşmenin kurulması sırasındaki bu tercihin önemini ortaya koymaktadır:

  1. Noter onaylı sözleşme varsa: Sözleşmedeki imzalar noter tarafından onaylanmışsa, tek bir mirasçının Tapu Müdürlüğüne başvurusuyla tescil işlemleri yapılabilir. Bu yöntem, dava açılmasına gerek kalmadan tescilin tamamlanmasını sağlar.
  2. Adi yazılı sözleşme varsa: Eğer imzalar noter onaylı değilse, tapuda tescil işlemi yapılabilmesi için tüm mirasçıların aynı anda Tapu Müdürlüğü’nde hazır bulunarak istemde bulunmaları gerekir. Mirasçılardan biri gelmezse, tescil işlemi gerçekleştirilemez, süreç tıkanır ve dava açılması gerekebilir.

4. Mirasçılar arasında elden paylaşma (Sözlü anlaşma) geçerli mi?

Halk arasında sıkça sorulan “Kendi aramızda sözlü anlaştık, yeterli mi?” sorusunun yanıtı, sözlü anlaşma sonrasında fiili paylaşım yapılıp yapılmadığına göre değişir. Eğer tüm mirasçılar kendi arasında sözlü olarak anlaşmış ve mirasa konu mal ve hakları fiili olarak paylaşmışsa yapılan anlaşma geçerlidir; Bu aşamadan sonra sözleşmenin yazılı olarak yapılmadığını ve geçersiz olduğunu ileri sürmek TMK 2 kapsamında hakkın kötüye kullanılması sayılır.

Sözlü olarak anlaşma yapılmış ancak bu anlaşmanın gereği henüz yerine getirilmemişse yani fiili paylaşım yapılmamışsa bu durumda işler karışır. Çünkü TMK 676/3 maddesinde miras taksim sözleşmesinin geçerli olabilmesi için yazılı şekil şartı ön görüşmüştür. Sözlü anlaşmada taraflar yükümlülüklerini yerine getirmezse hukuken bu sözleşmenin ifasını istemek mümkün değildir.

🏛️ Mirasçılar Anlaşamazsa Ne Olur? Çözüm Yolları

Mirasın paylaşılması sürecinde her zaman tam bir uzlaşı sağlanamayabilir. Bazı mirasçılar malın satılmasını isterken, bazıları belirli bir taşınmazın kendisinde kalmasını talep edebilir. Eğer mirasçılar arasında tam bir mutabakat yoksa, süreç “elbirliği mülkiyeti”nden kaynaklanan tıkanıklıklar nedeniyle durma noktasına gelir. Bu durumda Türk Medeni Kanunu, mirasçılara yargı yoluyla çözüm sunan çeşitli dava hakları tanımıştır.

1. Miras taksim sözleşmesine uyulmaması durumunda ne yapılır?

Miras paylaşım sözleşmesi, taraflar için bağlayıcı olan borçlandırıcı nitelikte bir hukuki işlemdir. Eğer bir mirasçı, geçerli şekilde yapılan sözleşmedeki edimlerini (para ödeme, tapu devri vb.) yerine getirmezse; diğer mirasçılar şu yollara başvurabilir:

  • Doğrudan tapu başvurusu (Noter onaylı sözleşmeler): Eğer sözleşme noterde düzenlenmişse veya imzalar noterce onaylanmışsa, Tapu Sicil Tüzüğü 20/c maddesi uyarınca taraflar tescile zorlama davası açmadan doğrudan tapu müdürlüğüne başvurarak tescil talebinde bulunabilir.
  • İcrai işlemler: Sözleşmede kararlaştırılan nakdi ödemeler veya belirli mal teslimleri için icra takibi başlatılabilir. İcra takibine itiraz olması durumunda sözleşmeye dayanarak itirazın kaldırılması veya iptali davaları açılabilir.

2. Miras taksim sözleşmesi nedeniyle tescile zorlama (tapu iptal ve tescil) davası (TMK 716)

Uygulamada en sık karşılaşılan uyuşmazlık, mirasçıların sözleşmeyi imzalamasına rağmen Tapu Müdürlüğünde tescil işlemine yanaşmamalarıdır. Eğer miras taksim sözleşmesi mirasçılar arasında adi yazılı şekilde (noter onayı olmadan) yapılmışsa, sözleşme geçerli olsa da tapuda doğrudan işlem yapılamaz.

Bu durumda izlenecek hukuki yol TMK 716 maddesi uyarınca “Tescile Zorlama Davası” açmaktır:

  1. Mahkeme incelemesi: Mahkeme, miras paylaşım sözleşmesinin içerik ve şekil şartlarını inceler.
  2. Hüküm: Sözleşmenin geçerli olduğu tespit edilirse, mahkeme sözleşmeyi ihlal eden taraf aleyhine karar vererek tescilin yapılmasını sağlar.
  3. Yargılama giderleri: Sözleşmeye uymayarak davanın açılmasına sebebiyet veren taraf, tüm yargılama giderlerini ödemekle yükümlü tutulur.

3. Ortaklığın giderilmesi (İzale-i şuyu) davası ve sözleşme ilişkisi

Mirasçılar arasında ne bir sözleşme yapılabiliyor ne de paylaşım konusunda anlaşılabiliyorsa, başvurulacak son çare Ortaklığın Giderilmesi (İzale-i şuyu) davasıdır. Bu davanın amacı miras kalan malın aynen bölünmesi (taksimi) mümkünse bölüştürülmesi, değilse açık artırma yoluyla satılarak bedelinin mirasçılara payları oranında dağıtılmasıdır.

📚 Faydalı Kaynak: Ortaklığın giderilmesi davası hakkında; dava süreci, muhdesat iddiaları, ön alım hakkı ve Avukatlık ücreti gibi tüm ayrıntıları öğrenmek, örnek mahkeme kararı ve dilekçeler incelemek isterseniz Ortaklığın giderilmesi (İzale-i şüyu) davası adlı yazımızı inceleyebilirsiniz.

3.1. Miras taksim sözleşmesi varken ortaklığın giderilmesi davası açılabilir mi? (Yargıtay görüşü)

Mirasçılar arasında geçerli bir miras taksim (paylaşım) sözleşmesi yapılmışsa, bu sözleşme tüm taraflar için bağlayıcıdır. Bu nedenle, geçerli bir sözleşmenin varlığı durumunda artık ortaklığın giderilmesi (izale-i şuyu) davası açılamaz.

Yargıtay’ın yerleşik içtihatlarına göre (Örn: Yargıtay 14. H.D. T. 13.01.2020, E. 2016/12515, K. 2020/309 Karar sayılı kararı), aralarında geçerli bir taksim sözleşmesi bulunan mirasçıların ortaklığın giderilmesi davası açmakta hukuki yararı bulunmamaktadır.

  • Davanın Reddi Sebebi: Eğer bir mirasçı, imzalanan sözleşmeye rağmen taşınmazın satış suretiyle ortaklığının giderilmesini talep ederse, mahkeme “hukuki yarar yokluğu” nedeniyle davayı reddetmelidir. Çünkü paylaşım biçimi zaten tarafların özgür iradesiyle sözleşmede belirlenmiştir.
  • Sözleşmenin iptali ve feshi: Miras taksim sözleşmesi yapılmasına rağmen Türk Borçlar Kanunu’nun geçersizlik hükümleri (gabin, hata, hile, korkutma vb.) söz konusu ise TMK 680. maddesi uyarınca sözleşmenin iptali ve feshi sağlanabilir. Bu gibi istisnai durumlar her somut olayın özelliğine göre ayrıca değerlendirilmelidir.

Usulüne uygun olarak yapılmış bir miras (taksim) paylaşım sözleşmesi, mirasçıları yıllarca sürebilecek satış davalarından ve malın değerinin altında satılması riskinden koruyan en güçlü hukuki kalkandır.

🔶 Özel Durumlar: Vasiyetname ve Eşitlik İlkesi

Miras paylaşımı denildiğinde akla ilk gelen her ne kadar “eşit paylaşım” olsa da, hukuk sistemimiz miras bırakana ve mirasçılara belirli sınırlar dahilinde esneklik tanımıştır. Paylaşım sürecinde eşitliğin bozulduğu veya vasiyetname gibi ölüme bağlı tasarrufların devreye girdiği durumlar, sürecin işleyişini tamamen değiştirebilir.

1. Miras eşit olarak bölünmek zorunda mı?

Hukuken yasal mirasçıların payları kanunda belirlenmiştir, ancak bu payların mutlaka eşit olması zorunluluğu yoktur.

  • Mirasçıların uzlaşması: Mirasçılar, hazırlayacakları bir miras taksim sözleşmesi ile malları diledikleri gibi paylaştırabilirler. Örneğin; bir mirasçı taşınmazı alırken, diğeri daha az değerli bir malı veya nakit bedeli kabul edebilir. Tüm mirasçılar onay verdiği sürece “eşitlik” aranmaz.
  • Vasiyetname: Miras bırakan vasiyetname ile miras taksimi yapabilir. Bu paylaşımda herkese eşit pay verilmesi gibi zorunluluk yoktur. Ancak mirasçıların saklı pay oranlarını ihlal edecek kadar bir eşitsizlik varsa tenkis davası açılarak bu paylaşımın iptali veya denkleştirilmesi istenebilir.

2. Vasiyetname varsa miras paylaşımı nasıl yapılır?

Miras bırakanın vefatından önce hazırladığı vasiyetname, paylaşım sürecinin seyrini kökten değiştirebilir. İster el yazılı ister noter huzurunda hazırlanmış olsun; vasiyetnamenin uygulanabilmesi için belirli bir hukuki prosedürün takip edilmesi şarttır.

2.1. Vasiyetnamenin açılması ve okunması

Vasiyetname doğrudan uygulamaya konulamaz. Öncelikle vasiyetnamenin açılması süreci işletilir:

  • Mahkeme süreci: Noterde hazırlanan vasiyetnameler, ölüm olayının ardından ilgili Sulh Hukuk Mahkemesi’ne iletilir.
  • Tebligat ve okuma: Mahkeme, tüm yasal mirasçıları çağırarak vasiyetnameyi mirasçıların huzurunda okur.
  • İtiraz ve iptal hakkı: Mirasçılar, miras bırakanın tasarruf ehliyeti (akıl sağlığı) bulunmadığı veya vasiyetnamenin kanuna aykırı olduğu iddiasıyla vasiyetnamenin iptali davası açabilirler.

2.2. Vasiyetnamenin tenfizi (Yerine getirilmesi)

En kritik nokta şudur: Vasiyetname, lehine mal bırakılan kişiye (vasiyet alacaklısı) doğrudan bir ayni hak sağlamaz. Yani elinizde vasiyetname ile doğrudan tapuya gidip tescil yaptıramazsınız. Bunun için şu prosedür işletilmelidir:

  1. Mirasçılara başvuru: Lehine vasiyet edilen kişi, vasiyet edilen malın kendisine devredilmesi için yasal mirasçılara başvurmalıdır. İspat kolaylığı açısından bu başvurunun noter ihtarnamesi ile yapılması tavsiye edilir.
  2. Vasiyetnamenin tenfizi davası: Eğer yasal mirasçılar bu ihtara rağmen devir işlemine yanaşmazlarsa, vasiyetnamenin tenfizi (yerine getirilmesi) davası açılmalıdır. Bu dava sonucunda alınacak mahkeme kararı ile tescil işlemi gerçekleştirilebilir.

📜 Örnek miras paylaşım sözleşmesi – Word/PDF indir

Miras taksim süreci her aile için özel detaylar içerir bu nedenle aşağıda sunulan miras taksim sözleşmeşi örneği (taslağı) dosyasını indirerek kendi durumunuza göre özelleştirebilirsiniz. Bu süreçte bir miras avukatı desteği almak ileride açılabilecek olası tapu iptal ve tescil davalarını engeller.

Miras taksim (paylaşım) sözleşmesi örneği word-PDF indir

❓ Sıkça Sorulan Sorular (SSS)

Miras paylaşımının nasıl yapılacağı ve mirasçıların anlaşamaması durumunda neler yapılabileceği konusunda sıkça sorulan soruları ve cevaplarını sizler için derledik.

1- Kardeşlerden biri miras paylaşımına yanaşmazsa ne olur?

Eğer bir mirasçı imzaya gelmez veya paylaşıma yanaşmazsa, “elbirliği mülkiyeti” nedeniyle diğer mirasçılar tek başına işlem yapamaz. Bu durumda çözüm, Ortaklığın Giderilmesi (İzale-i şuyu) davası açarak malın mahkeme yoluyla satılmasını veya paylaşılmasını talep etmektir.

2- Miras taksim sözleşmesi noterden yapılmak zorunda mı?

Hayır, TMK 676 uyarınca mirasçılar kendi aralarında adi yazılı şekilde de bu sözleşmeyi yapabilirler. Ancak taşınmazların (ev, arsa) tapuda sorunsuz devredilmesi ve imza itirazlarının önlenmesi için sözleşmenin noter onaylı olması tavsiye edilir.

3- Babamdan kalan evi üzerime almak için diğer mirasçıların onayı şart mı?

Evet, miras paylaşılmadığı sürece tüm mirasçılar malın tamamı üzerinde hak sahibidir. Evi üzerinize almak için ya tüm mirasçılarla yazılı olarak bir miras taksim sözleşmesi yapmalısınız ya da ortaklığın giderilmesi davası açarak evi ihaleden satın almalısınız.

4- Miras kalan taşınmazın satışı için tüm mirasçılar tapuya gitmeli mi?

Eğer mirasçılar arasında noter onaylı bir taksim sözleşmesi yoksa, satış işlemi için tüm mirasçıların tapuda bizzat bulunması veya vekalet vermesi şarttır. Mirasçılardan bir tanesi “Elbirliği mülkiyeti” olan mirasa konu taşınmazdaki hissesini tek başına üçüncü bir kişiye satamaz.

5- Vasiyetname varsa mirasçılar yine de mirası kendi aralarında paylaşabilir mi?

Evet, mirasçılar vasiyetnamenin aksine bir karar alarak mirası kendi aralarında farklı şekilde paylaşabilirler. Ancak bunun için tüm mirasçıların (vasiyet alacaklıları dahil) oy birliğiyle anlaşması gerekir.

6- Miras taksim sözleşmesi imzalandıktan sonra vazgeçilebilir mi?

Miras taksim sözleşmesi borçlandırıcı bir hukuki işlemdir ve imzalandığı andan itibaren tarafları bağlar. Türk Borçlar Kanunu kapsamında geçerli bir sebep (hata, hile, korkutma vb.) veya tüm mirasçıların ortak kararı olmadan sözleşmeden tek taraflı vazgeçilemez.

7- Miras paylaşımında “saklı pay” nedir?

Miras bırakan mirasçıları arasında mallarını paylaştırırken tam bir eşitlik gözetmek zorunda değildir. Ancak TMK 506. maddesinde düzenlenen saklı pay oranlarını ihlal etmemelidir. Saklı pay, miras bırakanın dokunamadığı, mirasçılara ait olan asgari miras payı oranını ifade eder. Saklı pay ihlal edilirse ilgili mirasçının tenkis davası açma hakkı doğar.

8- Miras kalan mallar için vergi ödenmezse paylaşım yapılabilir mi?

Mirasçılar, intikal işlemlerini yaptırmadan ve mirasa konu malların vergisini ödemeden kendi arasında miras taksim sözleşmesi yapabilir. Ancak bu sözleşmedeki yükümlülüklerin (taşınır ve taşınmazların tescili, bankadaki paraların paylaşımı vb.) ifa edilebilmesi için Veraset ve İntikal Vergisi beyannamesinin verilmiş ve vergi ilişik kesme belgesinin alınmış olması şarttır.

9- Üzerinden çok zaman geçen miraslarda hak kaybı olur mu?

Miras hakkı mülkiyet hakkına dayandığı için kural olarak zamanaşımına uğramaz. Yani 50 yıl önce dededen kalan tapuya kayıtlı bir taşınmaz, sırf intikal işlemleri yapılmadığı ve halen vefat eden dede adına kayıtlı gözüktüğü için miras hakkınızı ortadan kaldırmaz. Ancak tapusuz taşınmazlar, tenkis davası ve vasiyet alacağı gibi konularda zamanaşımı sürelerine dikkat etmek kritiktir.

10- Miras paylaşımında kadın ve erkek eşit midir?

Evet, Türk Medeni Kanunu uyarınca miras paylaşımında cinsiyet ayrımı yoktur. Kız ve erkek çocuklar, miras bırakanın terekesinden tamamen eşit oranda pay alırlar. Halk arasında “erkek çocuğa daha fazla pay düşer” şeklindeki inanışın güncel hukuk sistemimizde hiçbir geçerliliği bulunmamaktadır.

11- Anne veya baba sağken miras paylaşım davası açılabilir mi?

Hayır, kişi hayattayken yasal mirasçıların “miras hakkı” henüz doğmamıştır. Bu nedenle anne veya baba sağken herhangi bir miras paylaşım veya izale-i şuyu davası açılması hukuken mümkün değildir. Miras hakkı ancak ölümden sonra söz konusu olur.

12- Anne veya baba malını istediği evladına verebilir mi?

Kişi hayattayken malvarlığı üzerinde dilediği gibi tasarruf edebilir. Ancak, mirasçılardan birine yapılan aşırı kazandırmalar veya diğer mirasçıları mirastan mahrum bırakma amacı güden devirler, ölümden sonra Tenkis Davası veya Muris Muvazaası Nedeniyle Tapu İptal ve Tescil Davası‘na konu olabilir. Evlatlar arasındaki kayırma saklı pay oranını ihlal ederse bu işlem hukuk önünde korunmaz.

13- Ölen kişinin borcu mirasçılara geçer mi?

Evet, miras sadece aktif malvarlığını değil, borçları (pasifleri) da kapsar. Mirasçılar, yasal süre içinde reddi miras yapmamışsalar miras bırakanın borçlarından sorumludurlar. Mirası reddetmek isteyen mirasçılar ölümden itibaren 3 ay içinde Sulh Hukuk Mahkemesine başvurmalıdır.

14- Miras paylaşım davası devam ederken mirasçılar kendi aralarında anlaşabilir mi?

Evet, mirasçılar davanın her aşamasında (karar kesinleşinceye kadar) kendi aralarında anlaşarak davayı sonlandırabilirler. Eğer taraflar bir miras taksim sözleşmesi imzalayıp mahkemeye sunarlarsa, mahkeme bu sözleşme doğrultusunda karar verir veya davanın konusuz kaldığına hükmeder.

15- Mirasçıların satış (açık artırma) aşamasında anlaşması mümkün müdür?

Ortaklığın giderilmesi davasında satış kararı verilmiş olsa dahi, satış süreci bitene kadar mirasçıların anlaşma yoluyla satışı durdurma hakkı vardır. Tüm mirasçılar satıştan vazgeçip malın paylaşımı veya bir mirasçıya devri konusunda mutabık kalırsa, hep birlikte satış müdürlüğüne başvurarak süreci sonlandırabilirler.

Av. Özgür D. Güngör

Samsun Barosuna kayıtlı Avukat & Arabulucu Özgür D. Güngör; Mesleki çalışmalarında ağırlıklı olarak Miras Hukuku, İş Hukuku ve Tazminat Hukuku alanlarına yoğunlaşmakla birlikte; Kira Hukuku, Aile Hukuku ve İdare Hukuku gibi farklı alanlarda da müvekkillerine kapsamlı Hukuki Danışmanlık ve Avukatlık hizmeti sunmaktadır.

Add your Comment