Türk Medeni Kanunu 166/3 maddesi uyarınca açılan anlaşmalı boşanma davası, evlilik birliğini sona erdirmenin en hızlı yoludur. Bir yıl veya daha uzun süreli evliliklerde başvurulabilen bu süreç, tarafların önceden hazırlayacağı anlaşmalı boşanma protokolü ve dava dilekçesi ile tek celsede sonuçlanabilir. Güncel uygulamalara göre hazırladığımız bu kapsamlı yazıda; boşanma davası dilekçe örneği, protokol taslağı ve sürecin işleyişine dair merak edilen tüm detayları bulabilirsiniz.
🔎 Anlaşmalı Boşanma Nedir ve Kimler Başvurabilir?
Eşlerin, evlilik birliğinin mali ve hukuki tüm sonuçları hakkında anlaşmaları sonucu evlilik birliğini sona erdirmek için açtıkları davaya anlaşmalı boşanma davası denir. Anlaşmalı boşanma yolu, evliliğini karşılıklı anlayış ve uzlaşma içinde sonlandırmak isteyen eşler için tasarlanmıştır. Ancak kanun koyucu, bu hızlı çözümden yararlanabilmek için belirli ön koşulların sağlanmasını aramıştır. Aşağıdaki durumlara sahip tüm çiftler, anlaşmalı boşanma davası açabilirler:
- Evliliği 1 yılı dolduranlar: Resmi nikah tarihinden itibaren 1 yıl geçmiş olması, bu yöntemin en temel başvuru şartıdır.
- Tam uzlaşma sağlayanlar: Velayet, nafaka ve tazminat gibi konularda hiçbir anlaşmazlığı kalmayan çiftler başvurabilir.
- Mahkemeye birlikte gidebilecek olanlar: Duruşma günü eşlerin her ikisinin de adliyede bulunması şart olduğundan, bizzat katılım sağlayabilecek çiftler bu yolu tercih etmelidir.
🧭 Anlaşmalı Boşanma Davası Nasıl Açılır? Adım Adım Süreç
Yasal mevzuata göre anlaşmalı boşanma davası açma süreci; protokol hazırlığından kararın kesinleşme sürecine kadar 5 temel adımdan oluşur. İşte tek celsede boşanmak için izlemeniz gereken yol haritası:
- Anlaşmalı Boşanma Protokolü ve Dava Dilekçesi Hazırlayın
Eşinizle velayet, nafaka, tazminat ve mal paylaşımı gibi tüm konularda tam uzlaşı sağlayın. Bu uzlaşıyı maddeler halinde; kısa, net ve infaz edilebilir (icra edilebilir) şekilde protokole yazın. Protokolü eşinizle birlikte imzalayın. Daha sonra bu protokole atıf yapan bir dava dilekçesi hazırlayın
- Yetkili Mahkemeye Başvurun ve Harçları Ödeyin
Hazırladığınız belgelerle birlikte eşlerden birinin ikametgahındaki Aile Mahkemesi (Aile Mahkemesi yoksa Asliye Hukuk Mahkemesi) tevzi bürosuna başvurun. Mahkeme veznesine başvuru harçlarını ve gider avansını yatırın. Davanın açıldığına ilişkin dosya numarasını gösterir tevzi evrakını alın.
- UYAP Vatandaş Sisteminden Duruşma Gününü Takip Edin
Davanız açıldıktan sonra, -tebligat sürecinde aksaklık yaşanma ihtimaline binaen- duruşma gününün size tebliğ edilmesini beklemeyin; e-devlet şifresi ile giriş yapılan UYAP Vatandaş Portal üzerinden davanızı ve duruşma gününü takip edin.
- Duruşma Günü Mahkemede Hazır Bulunun
Belirlenen duruşma saatinde her iki eş de kimlikleriyle birlikte bizzat hakim huzuruna çıkmalıdır. Hakim, genellikle 10-15 dakika süren duruşmada protokol şartlarını özgür iradenizle kabul edip etmediğinizi teyit eder ve aynı celsede boşanma kararını açıklar.
- Kararın Kesinleşmesini Sağlayın
Boşanma kararı verilmesiyle süreç sona ermez; boşanmanın nüfus kaydına işlemesi için kararın kesinleşmesi gerekir. Duruşmadan sonraki 1 ay içinde gerekçeli karar yazılır. UYAP sisteminden kararı takip edin ve karar yayınlandığında taraflara tebliği için talepte bulunun. Tebliğden itibaren 2 hafta içinde itiraz olmazsa karar kesinleşecektir. Bu süreyi beklemek istemiyorsanız, her iki taraf da “istinaf hakkından feragat dilekçesi” vererek kararı aynı gün kesinleştirebilir.
↔️ Anlaşmalı ve Çekişmeli Boşanma Arasındaki 5 Temel Fark
| Özellik | Anlaşmalı Boşanma | Çekişmeli Boşanma |
|---|---|---|
| Süre | 1 – 3 Ay | 2 – 5 Yıl |
| Kusur İspatı | Gerekmez | Zorunludur |
| Maliyet | Düşük | Yüksek |
| Nafaka ve Tazminat | Taraflarca belirlenir | Mahkeme belirler |
| Sonuç | Kesin | Belirsiz |
Boşanma kararı alan eşlerin önündeki en kritik soru, davanın hangi usulde yürütüleceğidir. Anlaşmalı boşanma, eşlerin el sıkışarak ayrıldığı bir “uzlaşma” yolu iken; çekişmeli boşanma, kusur ve iddiaların yarıştığı bir “yargılama” sürecidir. Güncel uygulamalar ışığında anlaşmalı boşanma ve çekişmeli boşanma arasındaki en temel 5 fark şudur:
1. Dava süresi (Zaman tasarrufu)
En belirgin fark sürecin sona erme süresidir. Anlaşmalı boşanma davası, doğru bir protokol ile başvurulduğunda tek celsede (yaklaşık 1-3 ay içinde) sonuçlanır. Çekişmeli boşanma davaları ise delillerin toplanması, tanıkların dinlenmesi ve istinaf/Yargıtay süreçleriyle birlikte 2 ile 5 yıl arasında sürebilmektedir.
2. İspat ve kusur durumu
Anlaşmalı boşanmada taraflar birbirlerinin kusurlarını (sadakatsizlik, şiddet vb.) ispat etmek zorunda değildir; boşanma iradesi yeterlidir. Çekişmeli davada ise davacının, boşanmaya neden olan olayları ispatlaması ve karşı tarafın daha kusurlu olduğunu kanıtlaması şarttır.
3. Nafaka ve maddi/manevi tazminat
Anlaşmalı boşanmada tazminat ve nafaka miktarları taraflarca özgürce belirlenir ve protokole yazılır. Çekişmeli davada ise bu rakamlara, tarafların sosyal ve ekonomik durumunu inceleyen hakim karar verir.
4. Duruşmaya katılım zorunluluğu
Anlaşmalı boşanmada taraflar süreci avukatları ile birlikte yürütmüş olsalar bile; bizzat duruşmaya katılmaları, hakim önünde protokol maddelerini kabul ettiklerini beyan etmeleri ve protokoldeki imzayı doğrulamaları gerekir. Çekişmeli davalarda ise tarafların avukatı varsa bizzat duruşmaya gitme zorunlulukları olmaz (Yemin, İsticvap vb. istisnalar hariç).
5. Psikolojik ve sosyal yıpranma
Anlaşmalı süreç, “barışçıl” bir ayrılık sunduğu için taraflar ve özellikle çocuklar üzerinde daha az travmatik etki bırakır. Çekişmeli süreç ise karşılıklı suçlamalar içerdiğinden taraflar arasındaki husumeti derinleştirebilir.
📋 Anlaşmalı Boşanma Davası Şartları Nelerdir?
Anlaşmalı boşanma, Türk Medeni Kanunu’nun 166. maddesinin 3. fıkrasında düzenlenmiştir. Kanun koyucu, bu davanın “anlaşmalı” olarak kabul edilip tek celsede boşanma kararı verilebilmesi için dört temel şart belirlemiştir. Aile mahkemelerinin incelediği bu şartlar şunlardır:
1. Evliliğin en az 1 yıl sürmüş olması
Eşlerin resmi nikah tarihinden itibaren davanın açıldığı güne kadar en az 1 tam yılın geçmiş olması gerekir. Bu şekilde asgari bir sürenin aranmasındaki amaç, yeni evlenen eşlerin belli bir süre birlikte yaşayarak birbirlerini tanımalarını sağlayıp, henüz birkaç haftalık veya birkaç aylık evliliklerin ani ve hatalı bir kararla sona ermesini engellemektir. Bir yıl dolmadan açılan davalar, taraflar her konuda anlaşmış olsa dahi “anlaşmalı” olarak sonuçlandırılamaz; ancak çekişmeli olarak devam edebilir.
📌 Bilgi Notu: Bir yıllık sürenin başlangıcı resmi nikah tarihidir; İmam nikâhı, nişanlılık ya da birlikte yaşama gibi durumlarda geçen süreler 1 yıllık süreye dâhil edilmez.
2. Eşlerin mahkemeye birlikte başvurması veya bir eşin davasını diğerinin kabul etmesi
TMK 166/3 maddesi uyarınca süreç iki şekilde başlayabilir: Ya eşler hazırladıkları dilekçeyi birlikte imzalayarak mahkemeye sunarlar ya da eşlerden birinin açtığı boşanma davasını diğer eş duruşmada veya cevap dilekçesinde tamamen kabul eder.
3. Anlaşmalı boşanma protokolü hazırlanması
Mahkemenin boşanmaya karar verebilmesi için sadece “boşanmak istiyoruz” demek yeterli değildir. Tarafların aşağıda belirtilen hususlarda anlaştıklarını gösteren bir anlaşmalı boşanma protokolü sunması gerekir;
- Mali sonuçlar: Maddi tazminat, manevi tazminat ve yoksulluk nafakası konusu protokolde açık ve net bir şekilde düzenlenmelidir. Ancak mal paylaşımı (Mal rejiminin tasfiyesi), ziynet eşyası, ev eşyası vb. hususların protokole eklenip eklenmemesi tarafların takdirindedir.
- Çocukların durumu: Çocuğun velayetinin kime verileceği, çocuğa iştirak nafakası verilip verilmeyeceği, verilecek ise miktarı, çocukla velayet hakkı kendisinden alınan taraf arasındaki kişisel ilişkinin nasıl gerçekleşeceği gibi konular açık ve net bir şekilde düzenlenmelidir.
📌 Bilgi Notu: Uygulamada pek görülmese de taraflar anlaşma iradelerini mahkemeye sözlü olarak da iletebilirler. Bu durumda beyanlar tutanağa geçirilir ve taraflarca imzalanır (Yargıtay HGK. T. 18.04.2019, E. 2017/2643 K. 2019/484).
4. Tarafların hakim huzurunda bizzat dinlenmesi
Anlaşmalı boşanmada “vekaletle boşanma” mümkün değildir. Kişi yurtdışında veya cezaevinde ise istinabe yoluyla dinlenmesi de mümkün değildir. Süreci Avukatınız ile yürütüyor olsanız dahi, hakimin tarafların iradelerinin sakatlanmadığını (baskı altında olmadıklarını) bizzat görmesi gerekir. Bu nedenle, tarafların duruşma günü adliyede hazır bulunarak “boşanmayı ve protokoldeki şartları kabul ediyorum, protokoldeki imza bana aittir” şeklinde beyan vermeleri zorunludur.
5. Hâkimin anlaşmalı boşanma protokolünü incelemesi ve onaylaması
Türk Medeni Kanunu 166/3 maddesi uyarınca aile mahkemesi hâkimi, sunulan anlaşmalı boşanma protokolü maddelerinin tarafların ve varsa çocukların menfaatine uygun olup olmadığını denetlemekle yükümlüdür. Hakim bu hususlara ilişkin gerekli gördüğü takdirde protokolde değişiklik yapılmasını isteyebilir. Taraflar ancak hâkimin yaptığı bu değişiklikleri aynen kabul ederse anlaşmalı boşanmaya karar verilir.
Hâkim protokol üzerinde şu denetimleri gerçekleştirir:
- Hukuka uygunluk denetimi: Hâkim, protokolde yer alan maddelerin ahlaka, kişilik haklarına, kamu düzenine ve emredici hukuk kurallarına aykırı olup olmadığını kontrol eder.
- İcra edilebilirlik denetimi: Anlaşma metni infazda tereddüt yaratmayacak şekilde düzenlenmelidir. Örneğin, paylaşıma konu edilen aracın plakası, trafik kaydı, devre konu taşınmazın üzerinde takyidat bulunup bulunmadığı, davacının devre ya da tescile yetkili olup olmadığı, tapu devir masraflarını kimin karşılayacağı, maddi tazminatın ne şekilde ödeneceği gibi bilgilerin protokole yazılması gerekmektedir.
- Özgür irade denetimi: Tarafların boşanma konusunda ve protokoldeki düzenlemeler konusunda serbest iradeyle hareket ettiğine kanaat getirilmelidir.
- Çocuğun üstün yararı: Eğer tarafların ortak çocukları varsa; hâkim, velayet düzenlemesini ve iştirak nafakası miktarını bizzat inceler. Çocukların eğitim, sağlık ve barınma haklarını zedeleyen veya kişisel ilişki kurulmasını (görüş günleri) imkansız kılan maddelerde hâkim değişiklik yapılmasını isteyebilir.
⚖️ Anlaşmalı Boşanma Davası Nasıl Açılır? (Adım Adım Süreç)
Anlaşmalı boşanma davası süreci, çekişmeli davalara göre çok daha hızlı sonuçlanır ancak sürecin doğru yönetilmemesi davanın reddedilmesine veya uzamasına sebep olabilir. Tek celsede boşanma kararı almak ve hak kaybına uğramamak için süreçteki teknik detaylara hakim olmak hayati önem taşır. Türk Medeni Kanunu ve Hukuk Muhakemeleri Kanunu uyarınca anlaşmalı boşanma süreci şu şekilde işler:
- Boşanma protokolünün hazırlanması: Sürecin en kritik ve zorlu adımıdır. Eşler; velayet, nafaka, tazminat ve mal paylaşımı gibi tüm konuları kapsayan detaylı bir anlaşmalı boşanma protokolü hazırlar. Protokolün her iki tarafça imzalanması zorunludur.
- Dava dilekçesinin düzenlenmesi: Protokol hazırlandıktan sonra, taraflardan birinin davacı, diğerinin davalı olarak göründüğü bir anlaşmalı boşanma dava dilekçesi hazırlanır. Dilekçede, evliliğin en az bir yıldır sürdüğü ve tarafların anlaşmalı boşanma iradeleri vurgulanır.
- Aile mahkemesine başvuru: Hazırlanan dilekçe ve ekindeki protokol, tarafların uygun gördüğü herhangi bir şehirdeki Aile Mahkemesi (yoksa Asliye Hukuk Mahkemesi) tevzi bürosuna teslim edilir. Davanın açılabilmesi için gerekli olan mahkeme harcı ve gider avansının ödenmesi gerekir.
- Duruşma günü alınması: Mahkeme dosyayı inceledikten sonra taraflara bir duruşma günü verir. Bu süre, mahkemenin iş yoğunluğuna göre genellikle 2 – 4 hafta arasında değişmektedir. Taraflar bu süreci E-Devlet şifresi ile giriş yaptıkları UYAP Vatandaş Portal üzerinden kolayca takip edebilirler.
- Duruşmaya katılım ve hakim beyanı: Duruşma günü eşlerin her ikisinin de bizzat mahkemede hazır bulunması zorunludur. Hakim, tarafları dinleyerek protokoldeki şartları özgür iradeleriyle kabul edip etmediklerini teyit eder.
- Karar: Hakim anlaşmalı boşanma protokolünü usul ve yasaya uygun bulursa ilk celsede davanın kabulü ile tarafların boşanmasına karar verir.
- Dosyanın kapatılması: Gerekçeli kararın yazılması, taraflara tebliği, kararın kesinleşmesi ve nüfus müdürlüğüne bildirim yapılması sonrasında dosya kapatılır.
🫱🏼🫲🏼 Çekişmeli Boşanma Davası Anlaşmalıya Nasıl Dönüştürülür?
Çekişmeli boşanma davası açtıktan sonra taraflar, uzayan süreçten yorularak veya ortak bir noktada buluşarak davayı anlaşmalı boşanmaya çevirmek isteyebilirler. Bu durumda izlenmesi gereken yol şudur:
- Anlaşmalı boşanma protokolü sunulması: Tarafların velayet, nafaka ve tazminat gibi konuların tamamında uzlaştıklarına dair bir anlaşmalı boşanma protokolü hazırlaması ve bu protokolü avukatları aracılığıyla veya bizzat, çekişmeli boşanma davasına bakan mahkemeye sunması gerekir.
- Duruşmada irade beyanı: Mahkeme tarafından belirlenen duruşma gününde eşlerin bizzat mahkemede hazır bulunarak, çekişmeli davadan vazgeçtiklerini ve protokol şartlarını kabul ettiklerini hakime beyan etmeleri şarttır.
📌 Bilgi Notu: Yargıtay kararlarına göre, eğer çekişmeli boşanma davası özel boşanma sebeplerine (zina, terk, hayata kast vb.) dayalı olarak açılmışsa genel boşanma sebebine dayanılarak ıslah edilmeden anlaşmalı boşanma kapsamında sonuçlandırılması mümkün değildir (Yargıtay 2. H.D. T. 07.09.2015, E. 2015/1575 K. 2015/15050).
📜 Anlaşmalı Boşanma Dava Dilekçesi Nasıl Hazırlanır?
Anlaşmalı boşanma davası açmak için gerekli olan ilk ve en temel belge, anlaşmalı boşanma dava dilekçesidir. Dilekçenin Hukuk Muhakemeleri Kanunu 119. maddesine uygun, açık ve net bir dille hazırlanması davanın tek celsede sonuçlanması için kritik önem taşır.
1. Dilekçede olması gereken zorunlu maddeler
Anlaşmalı boşanma dava dilekçesinin geçerli sayılabilmesi ve mahkeme tarafından kabul edilebilmesi için şu unsurları içermesi zorunludur:
- Mahkeme bilgisi: Dilekçenin hitap ettiği yetkili ve görevli mahkemenin ismi (örneğin; “Samsun Nöbetçi Aile Mahkemesi’ne”).
- Tarafların bilgileri: Davacı ve davalı eşlerin ad-soyad, TC kimlik numarası ve adres bilgileri.
- Evlilik süresi: Eşlerin en az bir yıldır evli olduklarının açıkça belirtilmesi.
- Boşanma iradesi: Evlilik birliğinin temelinden sarsıldığı ve tarafların ortak kararı ile boşanmak istediklerinin beyanı.
- Protokole atıf: Eşlerin velayet, nafaka ve tazminat konularında anlaştıklarını gösteren anlaşmalı boşanma protokolünün dilekçe ekinde sunulduğunun belirtilmesi.
- Talep sonucu (Netice-i talep): Mahkemeden boşanmalarına karar verilmesinin talep edilmesi.
- İmza: Dilekçenin davacı tarafından imzalanması.
2. Anlaşmalı boşanma dilekçesi örneği (Taslak) – Word/PDF İndir
Aşağıda, genel bir anlaşmalı boşanma dava dilekçesi örneği yer almaktadır. Bu taslak bilgilendirme amaçlıdır; somut olayın özelliklerine göre (çocukların durumu, mal paylaşımı detayları) bir avukat yardımıyla düzenlenmesi hak kayıplarını önleyecektir.

📜 Anlaşmalı Boşanma Protokolü Nasıl Hazırlanır?
Anlaşmalı boşanma davasının kalbi, tarafların evlilik birliğinin mali ve hukuki sonuçları konusunda uzlaştıklarını gösteren anlaşmalı boşanma protokolüdür. Bu protokol hükümleri, mahkeme tarafından onaylandıktan ve karara tek tek geçirildikten sonra bir mahkeme ilamı niteliği kazanır ve tarafları bağlar. Protokolün eksik, belirsiz veya hukuka aykırı düzenlenmesi, boşanma gerçekleştikten sonra tarafların tekrar davalık olmasına neden olabilir.
1. Protokolde bulunması zorunlu hukuki hususlar
Anlaşmalı boşanmanın hukuken geçerli olabilmesi için aşağıdaki hususların protokolde yer alması ve hakim tarafından onaylanması şarttır. Bu maddelerdeki eksiklik davanın reddedilmesine neden olabilir:
- Tarafların bilgileri: Eşlerin açık kimlik ve adres bilgileri.
- Boşanma iradesi: Tarafların boşanmayı kabul ettiklerine dair açık beyan.
- Velayet düzenlemesi: Ortak çocukların velayetinin eşlerden hangisine bırakılacağı açıkça yazılmalıdır.
- Çocukla kişisel ilişki (Görüş günleri): Velayeti almayan eşin çocukla hangi günlerde ve saatlerde görüşeceği, tatil dönemlerinin nasıl paylaşılacağı detaylandırılmalıdır (Bu husus hakimin takdirine de bırakılabilir).
- Nafaka miktarı ve şekli: Eş için yoksulluk nafakası veya çocuklar için iştirak nafakası ödenecekse; miktarı, başlangıç tarihi ve her yıl artış oranı belirlenmelidir.
- Maddi ve manevi tazminat: Tarafların birbirinden tazminat talep edip etmedikleri, edeceklerse miktarı ve ödeme planı netleştirilmelidir.
- İmza: Protokolün her sayfasının taraflarca imzalanması.
2. Protokolde yer alabilecek ihtiyari (İsteğe bağlı) hususlar
Aşağıdaki konular kanunen protokolde bulunmak zorunda değildir ancak boşanma sonrası yeni uyuşmazlıkların çıkmasını önlemek için protokolde düzenlenmeleri tavsiye edilir:
- Mal paylaşımı ve taşınmazlar: Ev, arsa veya araçların durumu; kimde kalacağı veya satılıp paylaşılacağı düzenlenebilir.
- Ev eşyalarının paylaşımı: Evdeki eşyaların hangi tarafça alınacağı belirtilebilir.
- Ziynet eşyası (Takılar): Düğünde takılan takıların durumu (kimde kalacağı) netleştirilebilir.
- Soyadının kullanımı: Kadın eşin, boşandıktan sonra kocasının soyadını kullanmaya devam edip etmeyeceği (TMK m. 173 uyarınca) belirtilebilir.
- Borçların paylaşımı: Evlilik birliği içinde alınan krediler veya diğer borçların kim tarafından ödeneceği düzenlenebilir.
3. Anlaşmalı boşanma protokolü hazırlarken dikkat edilmesi gerekenler
Boşanmanın hızlı bir şekilde tamamlanması için acele edilmemeli; mahkeme tarafından onaylanabilir ve uygulanabilir (infaz edilebilir) bir protokol hazırlanmalıdır. Usuli hatalardan kaçınmak ve ileride yaşanabilecek hak kayıplarını önlemek için şu hususlara dikkat edilmelidir:
- İnfaz edilebilir (Uygulanabilir) hükümler: Protokoldeki maddeler yoruma açık olmamalıdır. Örneğin; “tüm banka borçları …. tarafından ödenecek” gibi muğlak ifadeler yerine, “….. bankasına olan …… TL borç ….. tarafından ödenecektir. “ gibi net ifadeler kullanılmalıdır.
- Taşınmazlarda tapu şerhi (TMK m. 1010): Eğer protokolde bir taşınmazın (ev, arsa) devri taahhüt edilmiş olup da devir işlemi daha sonra yapılacaksa, tapu kütüğüne TMK m. 1010/I, b. 1 uyarınca “çekişmeli hakların korunmasına ilişkin şerh” konulmasını talep etmelisiniz. Bu şerh, taşınmazın başkasına satılması durumunda hakkınızı güvence altına alır.
- Velayetin çocuk yararına uygunluğu: Hakim, velayeti çocuk için en uygun bulduğu eşe verir. Protokolde velayeti alan tarafın çocuğun bakımı için gerekli şartlara sahip olduğu anlaşılmalıdır.
- Nafaka ve tazminatın belirsizliği: Nafaka miktarı, ödeme şekli ve artış oranı net olmalıdır. Tazminat ödenecekse, tek seferde mi yoksa taksitle mi ödeneceği belirtilmelidir.
- Ziynet eşyası ve mal paylaşımında “Suskun kalmama” kuralı: Eşler arasında ziynet eşyası (takılar), ev eşyası veya mal paylaşımı konusunda bir uyuşmazlık yoksa, bu konulardan protokolde hiç bahsetmemek büyük bir hatadır. Protokolde açıkça; “Tarafların ziynet alacağı, ev eşyası paylaşımı ve mal rejiminin tasfiyesi kapsamında birbirinden herhangi bir hak ve alacağı yoktur, taraflar bu konuda birbirlerini tamamen ibra ederler.” ibaresi yer almalıdır. Aksi halde bu konular için yeni davalarla karşılaşma riskiniz doğar.
- Protokolün kısa karara aynen yazılması: Duruşma sonunda hakimin vereceği hükmün (kısa karar) içine protokol maddelerinin tek tek ve ayrıntılı olarak geçirilmesini sağlamalısınız. Sadece “protokolün kabulüne” dair genel bir ibare, ileride icra takibinde sorun çıkarabilir.
📌 Bilgi Notu: Hukuksal konularda yapılan hatalar bazen aylar bazen de yıllar sonra sonuçlarını gösterir. Dolayısıyla bu sürecin alanında uzman bir avukat aracılığıyla yürütülmesi ilerde oluşabilecek hak kayıplarını en baştan engeller.
4. Anlaşmalı boşanma protokolü örneği (Taslak) – Word/PDF İndir
Aşağıdaki anlaşmalı boşanma protokolü taslağı bilgilendirme amaçlıdır. Her evlilik ve tarafların şartları (mal varlığı, çocuk sayısı vb.) farklı olduğundan, hak kaybına uğramamak için protokolün bir avukat tarafından kişiye özel hazırlanması tavsiye edilir.

🧑🏼⚖️ Anlaşmalı Boşanma Davasında Hakim Ne Sorar?
Türk Medeni Kanunu 166/3 maddesi uyarınca hakim tarafların iradelerini bizzat teyit etmekle yükümlüdür. Genellikle 10-15 dakika süren duruşmada hakim, tarafların baskı altında olup olmadığını anlamaya ve protokoldeki maddelerin çocuklar ile taraflar için adil olup olmadığını teyit etmeye yönelik şu tarz sorular sorar:
- Boşanma iradesinin teyidi: Hakimin ilk amacı, eşlerin gerçekten boşanmak isteyip istemediklerini ve bu kararı baskı altında alıp almadıklarını anlamaktır.
- Soru: “Özgür iradenizle boşanmak istiyor musunuz?”
- Soru: “Boşanma kararınızda herhangi bir baskı altında kaldınız mı?”
- Protokolün içeriğinin kabul iradesinin teyidi: Hakim, duruşmada tarafların hazırladığı anlaşmalı boşanma protokolünü okuyarak veya özetleyerek tarafların bu şartları anlayıp anlamadıklarını ve bu şartları kabul edip etmediklerini sorar.
- Soru: “Hazırlanan boşanma protokolünü tam olarak anladınız mı, şartları kabul ediyor musunuz?”
- Soru: “Protokoldeki nafaka, tazminat ve mal paylaşımı maddeleri üzerinde tam olarak uzlaştınız mı?”
- Ortak çocukların durumu (Velayet): Eğer çiftin ortak çocukları varsa, hakim en büyük hassasiyeti velayet, iştirak nafakası ve çocukla kişisel ilişki konusuna gösterir. Hakim, çocuğun üstün yararını korumak zorundadır.
- Soru: “Çocukların velayetinin ……..’da kalmasını kabul ediyor musunuz?”
- Soru: “Çocuk ile diğer eş arasındaki görüş günlerini (kişisel ilişkiyi) uygun buluyor musunuz?”
📌 Bilgi Notu: Hakim, velayet, iştirak nafakası ve çocukla kişisel ilişki kurulması konularında protokol maddelerini çocuklar aleyhine bulursa, maddelerin değiştirilmesini isteyebilir. Değişiklik kabul edilmezse anlaşmalı boşanma reddedilebilir.
⌛ Anlaşmalı Boşanma Davası Ne Kadar Sürer? (Tek Celsede Boşanma)
Anlaşmalı boşanma davası, tarafların tüm hukuki ve mali sonuçlar üzerinde uzlaşmış olması nedeniyle en hızlı boşanma yöntemidir. “Tek celsede boşanma” olarak bilinen bu süreç, tarafların doğru adımları atması halinde ortalama 1-3 ay arasında sonuçlanmaktadır.
✅ Anlaşmalı Boşanma Kararı Nasıl ve Ne Zaman Kesinleşir?
Anlaşmalı boşanma davasında hakimin duruşma salonunda “davanın kabulü ile tarafların boşanmalarına karar verildi” sözü, evlilik birliğinin hukuken tamamen sona erdiği anlamına gelmez. Tarafların nüfus kayıtlarında “boşanmış” olarak görünmesi ve kararın hukuki sonuçlarını doğurması için kesinleşme işleminin tamamlanması gerekir. Bu süreç mahkemenin iş yoğunluğuna göre değişmekle birlikte genellikle 1-3 ay arasında karar kesinleşmektedir.
- Gerekçeli kararın yazılması ve tebliği: HMK 294/4 maddesi uyarınca boşanma kararının verilmesinden itibaren 1 ay içinde gerekçeli kararın yazılması gerekir. Gerekçeli karar yazıldıktan sonra mahkemeye verilecek bir “talep dilekçesi” ile taraflara tebliğ edilmesi istenir.
- Kesinleşme süresinin beklenmesi: HMK 345 maddesi uyarınca gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 hafta içinde Bölge Adliye Mahkemesine (İstinaf) itiraz hakları bulunur. Bu süre dolmadan karar kesinleşmez.
- İstinaf hakkından feragat: Gerekçeli kararın tebliğinden sonra taraflar mahkemeye “istinaf hakkından feragat dilekçesi” vererek süreci kısaltabilirler. Bu dilekçe ile iki haftalık bekleme süresi ortadan kalkar ve karar aynı gün kesinleşir.
- Kesinleşme şerhi ve boşanmanın nüfusa tescili: İstinaf süresi içinde karara itiraz edilmemiş ise karar kesinleşir. “Kesinleşme şerhi” düzenlenir. Ardından boşanma kararı, elektronik ortamda (UYAP üzerinden) nüfus müdürlüğüne gönderilir ve eşlerin nüfus kaydına boşanma kararı işlenir.
🛑 Anlaşmalı Boşanma Kararına ve Protokole Uyulmazsa Ne Olur? (İcra Süreci)
Anlaşmalı boşanma protokolü, hakim tarafından onaylanıp boşanma kararı kesinleştikten sonra bir mahkeme ilamı (kararı) hükmüne geçer. Protokol şartlarına uymayan taraf, ciddi hukuki yaptırımlarla karşılaşabilir. Protokol hükümlerinin nasıl icra edileceği, karara nasıl yansıtıldığına bağlı olarak değişir.
1. Protokolün karar metnine geçirilmesi durumu
Eğer hazırlanan protokol hükümleri, mahkemenin kısa kararında ve gerekçeli kararında aynen yazılmışsa ve eda hükmü niteliğindeyse ilamlı icra takibine konu edilebilir. “Eda hükmü” değil “tespit hükmü” içeren ilamlar icraya konulamaz.
- İcra süreci: Hükümlere uyulmadığı takdirde, doğrudan icra dairesine başvurularak ilamlı icra takibi başlatılabilir. Borçlunun maaşına, hesaplarına veya mallarına haciz konulması hızlı bir şekilde sağlanabilir.
- Taşınmazların devri: Eğer mahkeme kararında tescile ilişkin hüküm açık ve net bir şekilde yazılmışsa ilgili taraf TMK m. 705/II maddesi uyarınca mülkiyeti kazanmış olacaktır. Mahkeme, kararın kesinleşmesi ile birlikte tapu müdürlüğüne de müzekkere yazar.
2. Protokolün karar metnine geçirilmeksizin onaylanması ile yetinilmesi durumu
Uygulamada bazen mahkeme kararlarında protokolün sadece “onaylandığı” belirtilir ancak protokol maddeleri hüküm kısmında tek tek belirtilmez. Protokolün içerik olarak hüküm kısmında geçirilmediği bu durumlarda kararın ilamlı icraya konu edilemeyeceği kabul edilir.
- İcra süreci: Hükümlere uyulmadığı takdirde, ilamsız icra takibi başlatılabilir veya protokol hükümlerinin yerine getirilmesi için ayrı bir dava açılması gerekir.
- Taşınmazların devri: Mahkeme kararında protokolün onaylanması ile yetinilmiş ve kararda açıkça tescil ifadesi geçmemişse bu durumda taraflar kendi arasında devir işlemini yapmalıdır. Devirle yükümlü olan kişi buna uymazsa alacaklı TMK 716/I maddesi uyarınca “tescile zorlama davası” açmalıdır.
🧭 Avukatsız Anlaşmalı Boşanma Nasıl Olur? Kritik Hatalar ve Riskler
Anlaşmalı boşanma, Türk Medeni Kanunu 166/3 maddesi uyarınca tarafların bizzat duruşmaya katılması gereken ve genelde tek celsede sonuçlanan bir hukuki süreçtir. Bu nedenle, tarafların bir avukat tutmadan da anlaşmalı boşanma davası açmaları ve süreci yönetmeleri mümkündür.
Avukatsız olarak yürütülen anlaşmalı boşanma süreçlerinde, tarafların hukuki tecrübesizlikleri nedeniyle sıkça karşılaşılan ve daha sonra ciddi hak kayıplarına veya yeni davalara yol açan kritik hatalar mevcuttur. Bu nedenle sıkça yapılan şu hatalardan kaçınmalısınız:
- Dilekçe ve protokolün arzuhalciye hazırlatılması: Hukuki bilgi gerektiren dilekçe ve protokollerin arzuhalci gibi konunun uzmanı olmayan kişilere hazırlatılması, usulüne uygun olmayan başvurulara yol açar. Bu durum davanın reddine veya uzamasına neden olabilir.
- Protokolde tüm konuların yer almaması: Mal paylaşımı, ziynet eşyaları, ev eşyaları gibi maddi konuların veya borçların protokole eklenmemesi, boşanma gerçekleştikten sonra taraflar arasında yeni davaların açılmasına sebebiyet verir.
- Protokol hükümlerinin açık ve net düzenlenmemesi: Protokol maddelerinin yoruma açık, belirsiz veya infazı (uygulanması) mümkün olmayacak şekilde yazılması, ileride icra takibi aşamasında ciddi sorunlar yaratır.
- Çocuğun menfaatine uygun protokol hazırlanmaması: Hakim, velayet, nafaka ve kişisel ilişki konusunda çocuğun üstün yararını esas alır. Çocukla görüş günlerinin veya nafakanın çocuğun yaşına veya eğitim düzenine uygun olmaması durumunda hakim protokolü reddedebilir, bu da sürecin uzamasına neden olur.
- Protokolün karar metnine ayrıntılı geçirilmemesi: Protokolün sadece “onaylandığına” dair ibarenin karara yazılması, detayların hüküm fıkrasında yer almaması, icra edilebilirlik sorunlarına yol açar. Kararın ilamlı icraya konulabilmesi için protokol hükümlerinin ayrıntılı olarak kararda yer alması gerekir.
- Dava sonrasında kesinleşme sürecinin takip edilmemesi: Duruşmada boşanma kararı verilmesi tek başına yeterli değildir. Gerekçeli kararın yazım süreci takip edilmeli, taraflara tebliği talep edilmeli ve tebliğden sonra İstinaf hakkından feragat dilekçesi verilerek karar hızlıca kesinleştirilmelidir. Aksi takdirde boşanmanın kesinleşmesi ve nüfus kaydına işlenmesi gecikir.
🏛️ Görevli ve Yetkili Mahkeme: Dava Nerede Açılır?
Anlaşmalı boşanma davası açmak isteyen çiftlerin en çok merak ettiği konulardan biri de davanın hangi adliyede açılacağıdır. Nitekim TMK 168. maddesindeki boşanma davalarına ilişkin yetki düzenlemesi anlaşmalı boşanma davasında sınırlayıcı bir etki yaratmaz.
- Görevli mahkeme: 4787 sayılı kanun uyarınca boşanma davalarında görevli mahkeme Aile Mahkemesidir.
- Aile Mahkemesi’nin bulunmadığı adliyelerde ise davalar, Aile Mahkemesi sıfatıyla Asliye Hukuk Mahkemesi’nde açılır.
- Yetkili mahkeme: Her ne kadar TMK 168 maddesinde “eşlerden birinin yerleşim yeri veya davadan önce son defa altı aydan beri birlikte oturdukları yer mahkemesi” yetkili kılınmış ise de bu düzenleme kesin yetki kuralı değildir. Yani anlaşmalı boşanma davasında taraflar istediği yerde davalarını açabilirler.
💵 Anlaşmalı Boşanma Masrafları ve Avukatlık Ücretleri
Anlaşmalı boşanma süreci, hem zaman hem de maliyet açısından çekişmeli davalara göre çok daha ekonomiktir.
1. Mahkeme harçları ve gider avansı
Dava açılırken mahkeme veznesine başvuru harcı ve karar harcı ödenir. Bu harca ek olarak tebligat masrafı vb. giderler için bir miktar gider avansı ödenmesi gerekir. Bu ücretler her yıl güncellenmekte olup davanın durumuna göre değişiklik göstermektedir. Bu konuda dava açılmadan önce Mahkemelerden veya Avukatınızdan bilgi almanızı tavsiye ederiz.
2. Anlaşmalı boşanma avukatlık ücretleri
Avukatlık ücreti, her yıl yayınlanan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesindeki İkinci kısım, ikinci bölümde yer alan “Asliye Mahkemelerinde takip edilen davalar için” belirlenen tutardan aşağı olmamak üzere taraflar arasında serbestçe belirlenir. Peşin veya taksitli şekilde ödenebilir. Bu ücret Avukatın emek ve mesaisinin doğrudan karşılığıdır.
3. Masrafları kim öder?
Anlaşmalı boşanmada masrafların hangi tarafça ödeneceği tamamen eşlerin iradesine bağlıdır. Ancak genellikle protokolde; nafaka, tazminat vb. ödeme yükümlülüğü altında bulunan tarafın yargılama giderlerinden de sorumlu olduğu yazılmaktadır.
Samsun Bölgesindeki Yerel İşleyiş: Anlaşmalı Boşanma Davası ve Kesinleşme Süreci
Samsun merkez ve ilçelerinde anlaşmalı boşanma davası açacaksanız, yerel işleyişi bilmek kesinleşme sürecinin hızlanmasını ve hak kaybı yaşanmamasını sağlar. Samsun ve ilçe adliyelerinin yetki alanları ve iletişim bilgileri hakkında detaylı veriye sahip olmak, stratejinizi belirlemenize yardımcı olur. Ayrıca, maddi imkanı kısıtlı vatandaşlar için sunulan Adli Yardım uygulaması ve ücretsiz avukat görevlendirme şartları gibi konularda ayrıntılı bilgiye ulaşmak için Samsun Hukuk Rehberi sayfamızı ziyaret edebilirsiniz.
❓ Sıkça Sorulan Sorular (SSS)
Anlaşmalı boşanma davası ve protokolün nasıl hazırlanması gerektiği konusundaki sıkça sorulan soruları sizler için derledik.
Evet, tarafların hazırladığı boşanma protokolü kanuna uygunsa ve eşler duruşmada boşanma iradelerini bizzat açıklarsa, anlaşmalı boşanma davası genellikle tek celsede sonuçlanır. Anlaşmalı boşanma davası genellikle 1-3 ay arasında sonuçlanır.
Türk Medeni Kanunu m. 166/3 uyarınca anlaşmalı boşanma davası açabilmek için evliliğin en az 1 yıl sürmüş olması yasal zorunluluktur. 1 yılı dolmayan evliliklerde dava “çekişmeli” olarak açılmalıdır; ancak diğer taraf davayı kabul ederse tanık dinletilerek süreç hızlıca sonuçlandırılabilir.
Hayır, mal paylaşımı maddesi protokolde zorunlu değildir. Ancak TMK 166/3 kapsamında boşanma kararı verilmesi için velayet, çocukla kişisel ilişki, nafaka ve maddi/manevi tazminat konularında uzlaşma sağlanması zorunludur.
Protokol maddelerinin onaylanması ve karara tek tek geçirilmesi durumunda protokol hükümleri artık bir mahkeme ilamına dönüşür. Nafaka ödenmezse ilamlı icra takibi başlatılır ve nafaka borcunu ödemeyen taraf için 3 aya kadar tazyik hapsi istenebilir. Çocukla kişisel ilişki kurulmasına (görüş günlerine) engel olunması durumunda da yine disiplin hapsi yaptırımı uygulanabilir.
Davanın avukatsız olarak yürütülmesi mümkündür. Bu şekilde ortalama 3-4 ay içerisinde dava sonuçlanır. Ancak protokolün usulüne uygun düzenlenmemesi veya duruşma sonrası kesinleşme işlemlerinin takip edilmemesi bu süreyi aylarca uzatabilir.
Hakim, özellikle “çocuğun üstün yararını” gözetir. Protokolde yer alan velayet düzenlemesi veya çocukla görüş günleri çocuğun gelişimine veya eğitimine aykırıysa hakim bu maddelerin değiştirilmesini ister. Ayrıca tazminat ve nafakanın ödenmesi gibi konularda belirsiz ve infazda tereddüt yaratacak hususlar varsa bunların da değiştirilmesini isteyebilir. Eğer taraflar değişikliği kabul etmezse hakim anlaşmalı boşanma talebini reddedebilir.
Duruşmada boşanma kararı verilmesi yeterli değildir. Kararın nüfus kaydına işlemesi için kesinleşmesi gerekir. Bunun için de; gerekçeli kararın yazılması, taraflara tebliğ edilmesi, 2 haftalık itiraz süresinin dolması veya tarafların “istinaf hakkından feragat” dilekçesi vermesi gerekir. Karar kesinleştiğinde mahkeme UYAP üzerinden nüfusa bildirir. Bu süreç genellikle 1-2 ay sürer.
Velayet ve iştirak nafakası (çocuk için ödenen nafaka) kamu düzenine ilişkindir. Şartlar değiştiğinde (örneğin çocuğun giderleri arttığında), protokolde vazgeçilmiş olsa bile sonradan “Velayetin Değiştirilmesi” veya “Nafakanın Artırılması” davası açılabilir. Ancak eş için ödenen yoksulluk nafakasından protokol ile vazgeçilmiş ise şartlar değişse bile tekrar dava açılamaz.
Hayır, anlaşmalı boşanma davasında şahit dinletilmesine gerek yoktur. Eşlerin mahkeme huzurunda boşanma iradelerini ve protokol hükümlerini kabul ettiklerini bizzat ve sözlü olarak beyan etmeleri, hakimin karar vermesi için yeterli kabul edilir.
Hayır, anlaşmalı boşanmanın en temel şartlarından biri eşlerin duruşmaya bizzat katılmasıdır. Eşlerden biri gelmezse dava “anlaşmalı” mahiyetini kaybeder ve mahkeme davayı ya reddeder ya da “çekişmeli boşanma” usulüne göre devam ettirir.
Evet, taraflar boşanma kararı kesinleşene kadar her aşamada boşanma iradelerinden veya protokol maddelerinden vazgeçebilirler. Eğer eşlerden biri duruşmada protokolü kabul etmediğini beyan ederse veya duruşmaya gelmezse, dava anlaşmalı boşanma vasfını yitirir ve çekişmeli boşanma usulüne döner (Yargıtay 2. H.D. T. 19.12.2018, E. 2018/6884, K. 2018/14951).
Anlaşmalı boşanmanın temel şartı tarafların hakim huzurunda bizzat beyanda bulunmasıdır. Yurtdışındaki eş duruşma günü mahkemede hazır olmalıdır. Cezaevindeki eş ise dilekçe vererek jandarma eşliğinde getirilmesini talep edebilir. Bu mümkün değilse, dava çekişmeli usulde yürütülmelidir.
Bu tutarlar tamamen tarafların hür iradesine bağlıdır; hakim tarafların anlaştığı rakamlara müdahale etmez. Ancak hakim, çocuğun üstün yararını gözeterek velayet maddesinde veya iştirak nafakası miktarında çocuk lehine değişiklik yapılmasını isteyebilir.