Boşanma süreci ve sonrasında en çok merak edilen konuların başında gelen nafaka, sadece maddi bir ödeme değil, tarafların ve çocukların yaşam standartlarını korumayı amaçlayan hukuki bir yükümlülüktür. Boşanma aşamasında belirlenen nafaka miktarları, zamanla değişen ekonomik koşullar veya tarafların hayatındaki yeni gelişmeler nedeniyle adaletsiz bir hale gelebilir. Bu adaletsizliği gidermek için Nafaka Uyarlama Davaları açılır. Peki, nafaka hangi durumlarda artırılır, ne zaman azaltılır veya tamamen kaldırılır?
🔎 Nafaka Türleri Nelerdir? Hangi Durumda Hangi Nafaka İstenir?
Hukuk sistemimizde nafaka, amacına ve ödendiği döneme göre dört ana başlığa ayrılır:
| Nafaka Türü | Temel Kriter | Süre |
| Tedbir | Geçici ihtiyaç | Dava sonuna kadar |
| İştirak | Çocuğun gideri | 18 yaş (Eğitim sürerse devam) |
| Yoksulluk | Maddi yoksunluk ve ağır kusurlu olmama | Süresiz (Şartlar değişene dek) |
| Yardım | Maddi yoksunluk | Süresiz (Şartlar değişene dek) |
1. Tedbir nafakası (Geçici destek)
Genellikle boşanma davası sürerken bazı durumlarda ise boşanma davası henüz açılmadan önce, eşin ve çocukların barınma ve geçim giderleri için hükmedilen nafakadır.
- Kritik bilgi: Boşanma davası açılmasa bile, eşlerin fiilen ayrı yaşaması durumunda bu nafaka talep edilebilir.
- Ceza durumu: Normal şartlarda nafaka borcu ödenmezse borçlu hakkında tazyik hapsi uygulanabilir. Ancak kusur durumuna bakılmaksızın hükmedilen tedbir nafakası ödenmezse tazyik hapsi uygulanmaz.
- Süre: Kural olarak boşanma davası kesinleşene kadar devam eder.
2. İştirak nafakası (Çocuklar için)
Çocuğun velayeti kimde ise diğer eş çocuğun bakımıyla ilgilenen bu eşe yardım etmek zorundadır. Bir diğer söyleyişle çocuğun giderlerine iştirak etmek zorundadır.
- Hakim kendiliğinden karar verir: Eşler talep etmese dahi, hakim çocukların mağdur olmaması için iştirak nafakasına resen (kendiliğinden) hükmedebilir.
- Süre: Kural olarak çocuk 18 yaşını doldurana, evlenene veya mahkemece ergin kılınana kadar devam eder. Ancak çocuğun eğitimi sürüyorsa, eğitim hayatı bitene kadar (yardım nafakası olarak) ödenmeye devam etmesi gerekir.
- Hapis cezası: Nafaka borcunun ödenmemesi durumunda alacaklının şikayeti üzerine İcra ve İflas Kanunu 344. maddesi uyarınca borçlu 3 aya kadar tazyik hapsine (zorlama hapsi) mahkûm edilebilir.
3. Yoksulluk nafakası (Eş için)
Türk Medeni Kanunun 175. Maddesi uyarınca boşanmada diğer eşten daha az kusurlu ya da eşit kusurlu olan ve yoksulluğa düşecek olan eşin diğer eşten almış olduğu süresiz nafaka türüdür.
- Talep şartı: Hakim iştirak nafakasından farklı olarak bu nafakaya kendiliğinden karar veremez; mutlaka dava dilekçesinde talep edilmelidir.
- Zamanaşımı: Boşanma davasından sonra açılacaksa boşanma hükmünün kesinleşmesinden itibaren 1 yıl içinde açılmalıdır (TMK 178).
- Süre: Bu nafakaya süresiz olarak hükmedilmektedir.
- Sona erme: Yeniden evlenme ve taraflardan birinin ölümü halinde kendiliğinden; Alacaklı tarafın resmi nikah yapmadan bir başkasıyla “evliymiş gibi” yaşaması, haysiyetsiz bir hayat sürmesi veya yoksulluğun tamamen ortadan kalkması durumunda ise borçlunun talebi üzerine mahkeme kararınca nafaka kesilir.
- Hapis cezası: Ödenmemesi durumunda, şikayet üzerine borçlu hakkında 3 aya kadar tazyik hapsi kararı verilebilir (İİK m.344).
📌 Bilgi Notu: Bu yazının yayımlandığı tarih itibarıyla “süresiz nafaka” uygulaması halen devam etmektedir. Ancak TMK 176/1 maddesi uyarınca kısa süreli evliliklerde süresiz nafaka yerine tek seferlik “toptan ödeme” modeli uygulanabilmektedir.
4. Yardım Nafakası (Akrabalar için)
Yardım nafakası TMK 364 kapsamında, boşanma davalarından bağımsız, aile bağlarından kaynaklanan bir dayanışma yükümlülüğüdür. Yardım edilmediği takdirde yoksulluğa düşecek olan altsoy (çocuklar, torunlar), üstsoy (anne, baba, büyükanne, büyükbaba) ve kardeşler lehine hükmedilir.
- Boşanmadan bağımsızdır: Diğer nafaka türlerinin aksine, bu nafakanın boşanma davasıyla bir ilgisi yoktur; her zaman talep edilebilir.
- Miras sırası esastır: Nafaka istenecek kişilerde mirastaki hak sırası takip edilir. Örneğin; altsoyundan yardım alma imkanı olan bir kişi, kardeşinden nafaka isteyemez.
- Hükmedilme şartı: Kişinin; barınma, beslenme, sağlık ve eğitim gibi en temel ihtiyaçlarını karşılayacak gelirinin olmaması ve yoksulluk sınırında bulunması gerekir.
- Hapis cezası: Yardım nafakası borcunun ödenmemesi durumunda, diğer nafaka türlerinde olduğu gibi tazyik hapsi yaptırımı uygulanabilir.
⚖️ Nafaka Miktarı Nasıl Belirlenir?
Türk hukukunda nafaka miktarı hesaplanırken sabit bir formül kullanılmaz. Mahkemeler, nafaka bedelini belirlerken her olayın kendine has dinamiklerini ve tarafların sosyal ve ekonomik durumlarını (SED Raporu) dikkate alır. Güncel yargılama pratiklerine göre hesaplama süreci şu kriterler üzerinden ilerler:
- Sosyal ve Ekonomik Durum Araştırması (SED Raporu): Nafaka miktarını belirleyen en somut veri, tarafların gelir durumudur. Mahkeme, sadece tarafların beyan ettiği maaşla yetinmez; tarafların üzerine kayıtlı taşınmazları, banka hesaplarını, aylık gelirlerini ve yaşam standartlarını emniyet güçleri aracılığıyla araştırır.
- Çocuğun ihtiyaçları (İştirak nafakası için): Çocuklar için nafaka belirlenirken; çocuğun yaşı, okul masrafları (özel okul/devlet okulu farkı), kurs ücretleri ve sağlık giderleri kalem kalem incelenir ve bu masraflar karşılanacak şekilde bir nafaka takdir edilir.
- Kusur oranı ve mali güç dengesi: Nafaka miktarında tarafların kusur oranları (eş nafakası için) ve ödeme yapacak kişinin mali gücü bir teraziye konur. Borçlunun ödeyemeyeceği kadar yüksek veya alacaklıyı yoksulluktan kurtarmayacak kadar düşük bir miktara hükmedilmemesi esastır.
- Enflasyon ve otomatik artış oranı: Mahkeme, nafaka miktarını belirlerken sadece bugünü değil, geleceği de korumayı amaçlar. Bu nedenle kararda genellikle nafakanın her yıl ÜFE veya TÜFE oranında otomatik olarak artırılmasına hükmedilir. Eğer kararda bu hüküm yoksa, ekonomik değer kaybı nedeniyle nafaka artırım davası açılması zorunlu hale gelir.
- Yaşam standardı: Nafaka sadece “karın doyurmak” için değil, eşin ve çocukların evlilik birliği süresince alıştıkları hayat standardını korumak için hükmedilir. Oturulan konutun semti, gidilen tatiller, sosyal çevre ve çocukların devam ettiği okulların kalitesi yaşam standardının göstergeleridir.
📌 Bilgi Notu: Mahkeme tarafından verilen nafaka kararı bir “kesin hüküm” değildir. Şartların değişmesi durumunda her zaman nafakanın azaltılması veya artırılması için yeni bir uyarlama davası açılabilir.
📈 Nafaka Artış Oranı Hesaplama: TÜFE ve ÜFE Artışı Nasıl Uygulanır?
Mahkemeler, nafaka alacaklısının her yıl yeniden dava açma yükü altında kalmaması için, hükmedilen nafakanın gelecek yıllarda hangi oranda artırılacağını karar metnine eklerler. Genellikle TÜFE (Tüketici Fiyat Endeksi) veya ÜFE (Üretici Fiyat Endeksi) verileri baz alınarak yapılan bu düzenleme, nafakanın enflasyon karşısında erimesini engeller. Nafaka artış oranı olarak kullanılan bu oranlara TÜİK internet sitesi üzerinden ulaşabilirsiniz.
1. Adım adım nafaka artış hesabı
Güncel nafaka miktarınızı hesaplamak için şu adımları takip edebilirsiniz:
- Mahkeme kararını inceleyin: Kararda hangi artış oranının (TÜFE veya ÜFE) seçildiğini kontrol edin.
- Güncel orana ulaşın: TÜİK’in internet sitesi üzerinden, kararda belirtilen TÜFE veya ÜFE için “Yıllık değişim oranı” verisini bulun.
- Hesaplama yapın: Mevcut nafaka miktarını bu oranla çarparak artış tutarını belirleyin.
2. Somut örnekle nafaka artış hesaplaması
Daha net anlaşılması için, 10.000 TL nafaka alan bir kişinin 1 yıl sonraki artış sürecini inceleyelim:
- Senaryo: 2026 yılı Haziran ayında mahkeme, eş ve iki çocuk için toplam 10.000 TL nafakaya hükmetmiş ve karara “Her yıl TÜFE oranında artırılır” şerhini düşmüş olsun.
- Veri: 2027 yılı Haziran ayı geldiğinde, TÜİK tarafından açıklanan yıllık TÜFE oranının %40 olduğunu varsayalım.
| Veri | Tutar/Oran |
|---|---|
| Mevcut Nafaka Tutarı | 10.000 TL |
| Yıllık TÜFE Oranı (Örnek) | %40 |
| Nafaka Artış Miktarı (10.000 x 0,40) | 4.000 TL |
| 2027 Haziran İtibarıyla Yeni Nafaka | 14.000 TL |
📌 Bilgi Notu: Eğer mahkeme kararında “gelecek yıllarda nafakanın artırılmasına” dair bir madde bulunmuyorsa, her yıl paranın değer kaybı nedeniyle yeniden “Nafaka Artırım Davası” açmanız gerekecektir.
📝 Nafaka Davalarında İspat ve Delillerin Önemi
Nafaka davalarında hakimin verdiği karar, büyük oranda tarafların mahkemeye sunduğu somut delillere dayanır. Sadece “gelirim düşük” veya “ihtiyaçlarım arttı” demek yeterli görülmez. İddia ettiğiniz yaşam standardını veya karşı tarafın gizlediği mali gücü ispatlamak davanın kaderini belirler.
1. Maddi durumu ve ihtiyaçları ispatlayan temel deliller
Mahkemeye sunulacak belgeler, nafaka miktarının hakkaniyetli belirlenmesini sağlar. En sık kullanılan deliller şunlardır:
- Mali kayıtlar: Bordrolar, banka hesap hareketleri, kredi kartı ekstreleri ve kira kontratları.
- Fatura ve makbuzlar: Çocuğun okul taksitleri, özel ders ödemeleri, sağlık harcamaları ve düzenli kurs giderleri.
- SED raporu verileri: Kolluk kuvvetlerince yapılan sosyal ve ekonomik durum araştırmasının sonuçları.
2. Dijital deliller ve sosyal medya paylaşımları
Günümüzde nafaka borçlusunun gerçek gelirini gizlemesi durumunda, dijital deliller “gizli geliri” ispatlamanın en etkili yoludur.
- Lüks yaşam belirtileri: Karşı tarafın sosyal medyada paylaştığı tatil görüntüleri, lüks mekan ziyaretleri veya yeni alınan araçlara dair görseller “mali gücün varlığına” delalet eder.
- Whatsapp ve mesajlaşma kayıtları: Nafaka ödememek için mal kaçırılacağına veya gelirin düşük gösterileceğine dair yazışmalar mahkemede delil olarak sunulabilir.
3. Tanık beyanları (Şahitler)
Özellikle yoksulluk nafakasının iptali davalarında (fiilen bir başkasıyla evliymiş gibi yaşama durumunda) veya nafaka artırım taleplerinde, tarafların yaşam koşullarını yakından bilen kişilerin tanıklığı, somut belgeleri destekleyen en güçlü unsurlardan biridir.
📌 Bilgi Notu: Hukuka aykırı yollarla (örneğin izinsiz ses kaydı veya gizli kamera ile) elde edilen deliller mahkemede reddedilebilir. Hatta kayıt alan kişi aleyhine ceza davası dahi açılabilir. Bu nedenle delil toplama sürecinin bir uzman avukat denetiminde yürütülmesi hayati önem taşır.
🔼 Nafaka Artırım Davası: “Nafakam Yetmiyor” Diyenler İçin
Mahkeme tarafından hükmedilen nafaka miktarı, kararın verildiği günün şartlarına göre yeterli olsa da; değişen ekonomik dengeler ve artan ihtiyaçlar nedeniyle zamanla sembolik bir rakama dönüşebilir. Eğer bağlanan nafaka artık geçiminizi sağlamaya veya çocuğunuzun masraflarını karşılamaya yetmiyorsa, Türk Medeni Kanunu 176/4 maddesi uyarınca nafaka artırım davası açarak miktarın güncellenmesini talep edebilirsiniz.
1. Hangi durumlarda nafaka artırımı talep edilebilir?
Eğer nafaka hükmünde her yıl otomatik artış oranı belirlenmemişse veya otomatik artış oranı belirlenmesine rağmen nafaka yetersiz geliyorsa nafaka artışı davası açılabilir. Nafaka artırım davasının kabul edilmesi için “şartların değiştiği” davacı tarafından ispatlanmalıdır. Güncel yargı uygulamalarına göre en güçlü artış gerekçeleri şunlardır:
- Enflasyon ve satın alma gücünün kaybı: Paranın değer kaybetmesi ve yaşam maliyetlerinin (kira, gıda, enerji) öngörülemez şekilde artması en temel dava gerekçesidir.
- Çocuğun gelişimi ve eğitim giderleri: İştirak nafakası alan çocuklar için yaşın büyümesi; okul kademesinin değişmesi (ilkokuldan ortaokula geçiş gibi), özel ders, kurs veya sağlık harcamalarının artması doğrudan artış sebebidir.
- Nafaka borçlusunun gelir artışı: Nafaka ödeyen tarafın (borçlunun) maaşına yüksek zam alması, terfi etmesi, miras yoluyla zenginleşmesi veya işlerini büyütmesi, nafakanın da bu refah artışına oranla yükseltilmesini sağlar.
2. Nafaka artışı neye göre belirlenir?
Mahkeme, nafaka miktarını artırırken rastgele bir rakam belirlemez; “hakkaniyet” ilkesi gereği şu somut kriterleri teraziye koyar:
- Enflasyon oranları (TÜFE/ÜFE): Paranın alım gücündeki düşüşü dengelemek için TÜİK tarafından açıklanan yıllık endeksler en temel referanstır.
- Tarafların ekonomik durumundaki değişim: Nafaka borçlusunun gelirindeki (terfi, maaş zammı, miras vb.) artış ile alacaklı tarafın güncel ihtiyaçları arasındaki denge.
- Yaşam standardı: Tarafların boşanmadan önceki hayat standartlarının korunması ve güncel ekonomik koşullara uyarlanması.
- Asgari ücret artışı: Toplumun genel geçim maliyetindeki yükselişi yansıttığı için mahkemelerce güçlü bir gösterge olarak kabul edilir.
- Çocuğun sosyal ve eğitim giderleri: İştirak nafakası özelinde; çocuğun büyümesiyle artan okul, kurs, sağlık ve sosyal aktivite masrafları.
3. Nafaka artırım davası ne zaman açılmalıdır?
Nafaka davasına ilişkin kararlar maddi anlamda kesin hüküm teşkil etmezler. Dolayısıyla nafakaya ilişkin verilen karardan sonra “şartlar değişmişse” tekrar dava açılabilir. Bu davayı açmak için belirli bir süre bekleme zorunluluğu yoktur.
🔽 Nafaka Azaltma Davası: “Ödeyemiyorum” Diyenler İçin
Hayatın akışı içerisinde maddi durumlar her zaman aynı kalmayabilir. Mahkeme kararıyla bağlanan nafaka miktarı, borçlunun ödeme gücünü aşacak bir yük haline gelmişse; hukuk sistemimiz bu dengesizliği gidermek için nafaka azaltma davası açma hakkı tanır. Eğer “Artık bu miktarı ödeyemiyorum” diyorsanız, Türk Medeni Kanunu 176/4 maddesi uyarınca bu miktarın güncel gelirinize uyarlanmasını talep edebilirsiniz.
Nafaka hangi durumlarda azaltılır?
Nafakanın indirilmesi için borçlunun mali durumunda belirgin ve geçici olmayan bir değişikliğin meydana gelmiş olması gerekir. Mahkemelerin en çok kabul ettiği gerekçeler şunlardır:
- Gelirin ciddi oranda azalması: Maaşın düşmesi, iş yerinin kapanması veya ticari faaliyetlerin durma noktasına gelmesi.
- İşsiz kalma: Borçlunun kendi kusuru olmaksızın işten çıkarılması ve yeni bir iş bulamaması.
- Yeni aile sorumlulukları: Nafaka borçlusunun yeniden evlenmesi ve bu evlilikten yeni bir çocuğunun olması, “bakmakla yükümlü olduğu kişi sayısı” arttığı için indirim sebebi olabilir.
- Ağır sağlık sorunları: Çalışma gücünü azaltan veya yüksek tedavi masrafları gerektiren hastalıkların ortaya çıkması.
- Alacaklının maddi durumunun iyileşmesi: Nafaka alan tarafın asgari ücretin üzerinde bir işe girmesi veya miras yoluyla zenginleşmesi (fakat yoksulluktan tam olarak kurtulamaması) durumunda miktar aşağı çekilebilir.
📌 Bilgi Notu: Nafaka azaltma davasında sadece “işsizim” veya “ödeme gücüm yok” demek yetmez; “iddia edilen hususlar” ispatlanmalıdır. Banka dökümleri, SGK kayıtları ve güncel borç tablonuz ile yapılacak güçlü bir savunma, davanın başarıyla sonuçlanmasını sağlar.
❎ Nafakanın Kaldırılması (İptali) Davası: “Nafaka Sona Ersin” Diyenler İçin
Nafaka ödeme yükümlülüğü kural olarak “süresiz” gibi görünse de, Türk Medeni Kanunu 176/3 maddesi belirli şartların değişmesi halinde bu yükümlülüğün tamamen sona erdirilmesine imkan tanır. Nafakanın kaldırılması davası, borçlunun artık nafaka ödemesini haklı kılan sebeplerin ortadan kalktığı durumlarda açılır. Ancak bazı durumlar vardır ki mahkemeye gitmeye gerek kalmadan nafaka kendiliğinden sona erer.
1. Hangi durumlarda nafaka kendiliğinden sona erer?
Aşağıdaki hallerde nafaka borcu, herhangi bir mahkeme kararına gerek kalmaksızın Türk Medeni Kanunu 176/3 maddesi uyarınca otomatik olarak düşer:
- Yeniden evlenme: Nafaka alacaklısının (nafaka alan tarafın) resmi olarak yeniden evlenmesi.
- Vefat: Taraflardan birinin (alacaklı veya borçlu) hayatını kaybetmesi.
- Çocuğun 18 yaşını doldurması: İştirak nafakası, TMK 328/1 maddesi uyarınca çocuğun 18 yaşını doldurması ile kendiliğinden sona erer.
2. Mahkeme kararıyla nafakanın iptal edilebileceği durumlar
Türk Medeni Kanunu 176/3 maddesinde sayılan bazı hallerde ise nafaka borcunun silinmesi için mahkemeye dava açılması, delil sunulması ve davanın ispatı şarttır:
- Fiilen evli gibi yaşama: Nafaka alan tarafın, nafaka hakkını kaybetmemek için resmi nikah yapmadan bir başkasıyla “evliymiş gibi” birlikte yaşaması.
- Yoksulluğun ortadan kalkması: Alacaklı tarafın ciddi bir gelire kavuşması, kendisine miras kalması veya yoksulluk durumunun tamamen bitmesi.
- Haysiyetsiz hayat sürme: Nafaka alan tarafın toplum değerlerine aykırı, haysiyetsiz bir yaşam tarzını benimsemesi.
📌 Bilgi Notu: “Artık yoksul değil” veya “Başkasıyla yaşıyor” diyerek nafakayı kendi başınıza kesmeniz, hakkınızda icra takibi başlatılmasına neden olabilir. Dolayısıyla bu konuda gerekli yasal prosedürü işletmeniz gerekir.
3. Çocuklar için ödenen (İştirak) nafakasının kesilmesi
İştirak nafakası, TMK 328/1 maddesi uyarınca kural olarak çocuk 18 yaşını doldurduğunda sona erer. Ancak çocuk reşit olmasına rağmen eğitimi (üniversite vb.) devam ediyorsa, TMK 328/2 maddesi uyarınca anne ve ya babasından “yardım nafakası” talep edebilir. Velayet sona erdiği için bu talep artık çocuğun bizzat kendisi tarafından yapılmalıdır. Çocuğun eğitimini tamamlaması veya kendi gelirini elde etmeye başlaması durumunda borçlu taraf “nafakanın kaldırılması davası” açarak yardım nafakasını sonlandırabilir.
🏛️ Nafaka Davalarında Görevli ve Yetkili Mahkeme
Nafaka taleplerinde davanın yanlış mahkemede açılması, sürecin uzamasına ve usulden reddedilmesine neden olabilir. Hak kaybı yaşamamak için davanın nerede ve hangi mahkemede açılacağının doğru tespit edilmesi gerekir.
- Görevli mahkeme: Nafaka davalarında (artırım, azaltma, kaldırma veya ilk kez talep etme) görevli mahkeme Aile Mahkemeleridir. Aile mahkemesinin bulunmadığı yerlerde ise bu davalara, Aile Mahkemesi sıfatıyla Asliye Hukuk Mahkemeleri bakmakla görevlidir.
- Yetkili mahkeme: Yetki kuralı, davanın hangi şehirdeki veya ilçedeki mahkemede görüleceğini belirler. Güncel mevzuata göre nafaka davalarında yetki durumları şöyledir:
- Boşanma davası ile birlikte: Eğer nafaka boşanma davası içinde talep ediliyorsa, boşanma davasına bakmaya yetkili olan mahkeme (eşlerden birinin yerleşim yeri veya boşanmadan önce son 6 aydır birlikte oturdukları yer mahkemesi) yetkilidir.
- Boşanmadan sonra açılan nafaka davaları: Boşanma kararı kesinleştikten sonra açılacak nafaka (yoksulluk veya iştirak) davalarında yetkili mahkeme, nafaka alacaklısının yerleşim yeri mahkemesidir.
- Nafaka uyarlama (Artırım/Azaltma) davaları: Mevcut bir nafaka miktarının değiştirilmesi için açılan davalarda da genel kural, nafaka alacaklısının ikamet ettiği yerdeki mahkemenin yetkili olmasıdır.
💵 Nafaka Davası Masrafları ve Avukatlık Ücreti
Nafakanın artırılması veya azaltılması davası, zaten maddi imkanların yetmemesi nedeniyle açıldığı için başvuran kişilerin en çok merak ettiği konulardan biri de sürecin maliyetidir.
1. Yargılama giderleri
Nafaka davaları “nispi harca” tabidir. Bir yıllık “nafaka” veya “nafaka artış tutarı” üzerinden yüzdelik olarak harçlandırılır. Bu harca ek olarak tebligat masrafı, tanık ücreti vb. giderler için davanın başında gider avansı ödenmesi gerekir. Bu ücretler her yıl güncellenmekte olup davanın durumuna göre değişiklik göstermektedir. Bu konuda dava açılmadan önce Mahkemelerden veya Avukatınızdan bilgi almanızı tavsiye ederiz.
2. Avukatlık ücreti
Avukatlık ücreti, her yıl yayınlanan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesindeki İkinci kısım, ikinci bölümde yer alan “Asliye Mahkemelerinde takip edilen davalar için” belirlenen tutarlardan aşağı olmamak üzere taraflar arasında serbestçe belirlenir. Peşin veya taksitli şekilde ödenebilir. Bu ücret Avukatın emek ve mesaisinin doğrudan karşılığıdır.
3. Adli yardım imkanı
Eğer dava masraflarını karşılayacak maddi durumunuz yoksa, fakirlik belgesi ve gerekli evraklarla “Adli Yardım” talebinde bulunabilirsiniz. Talebiniz kabul edilirse, dava masrafları dava sonunda haksız çıkan taraftan tahsil edilmek üzere devlet tarafından karşılanır. Ayrıca barolara yapacağınız adli yardım başvurusu ile ücretsiz Avukat görevlendirmesi de mümkündür. Bu konuda ayrıntılı bilgi için Samsun Hukuk Rehberi sayfamızı ziyaret edebilirsiniz.
❓ Sıkça Sorulan Sorular (SSS)
Nafakanın artırılması, azaltılması veya kaldırılması (iptali) konusunda açılan “nafaka uyarlama davaları” konusunda sıkça sorulan soruları ve cevaplarını sizler için derledik.
Hayır, asgari ücret zammı nafakayı doğrudan ve otomatik olarak artırmaz. Mahkeme kararınızda “her yıl ÜFE/TÜFE oranında artırılır” gibi özel bir bent varsa, her yıl bu oranda otomatik artış olur. Bu şekilde bir artış oranı yoksa artan yaşam maliyetleri ve asgari ücret artışını gerekçe göstererek nafaka artırım davası açmanız gerekir.
Bu durum nafaka davalarında en sık karşılaşılan sorundur. Karşı tarafın sigortasız çalışması nafaka artışına engel değildir. Sosyal medya paylaşımları, tanık beyanları, yaşam standardı ve banka hareketleri gibi delillerle kişinin “gizli geliri” ispatlanarak nafaka miktarının artırılması sağlanabilir.
Nafaka borcunun ödenmemesi, icra takibine maruz kalmanın yanı sıra hapis cezasını da beraberinde getirir. Şikayet üzerine borçlu hakkında İİK 344. madde uyarınca 3 aya kadar tazyik (zorlama) hapsi verilir. Borç ödendiğinde hapis cezası kalkar.
Evet, yoksulluk nafakası alan eşin resmi olarak yeniden evlenmesi durumunda nafaka kendiliğinden (otomatik olarak) sona erer. Ancak iştirak nafakası (çocuk için ödenen) eşin evlenmesinden etkilenmez, çocuk 18 yaşına gelene kadar devam eder.
Yasal olarak bir süre kısıtlaması bulunmamakla birlikte, Yargıtay uygulamalarına göre genellikle bir önceki kararın üzerinden en az 1 yıl geçmiş olması beklenir. Ancak olağanüstü enflasyon dönemlerinde veya çocuğun aniden artan eğitim giderleri gibi durumlarda bu süre beklenmeden de dava açılabilir.
İştirak nafakası çocuk reşit olduğunda kendiliğinden sona erer, mahkeme kararına gerek yoktur. Ancak maaşınızdan otomatik kesinti yapılıyorsa iştirak nafakasının sona erdiğini icra müdürlüğüne bildirmeniz gerekebilir. Çocuk üniversite eğitimine devam ediyorsa, kendisi ayrıca bir dava açarak yardım nafakası talebinde bulunabilir. Bu durumda ödeme, eğitim hayatı sonuna kadar devam eder.
İşsiz kalmanız nafaka yükümlülüğünüzü ortadan kaldırmaz. Nafaka azaltma davası açarak, ödeme güçlüğüne düştüğünüzü ispatlayıp nafaka miktarını azaltabilirsiniz. Mahkeme kararı gelene kadar mevcut tutarı ödeme sorumluluğunuz hukuken devam eder.
Hayır, mahkeme tarafından hükmedilen nafaka miktarını, maddi durumunuz kötüleşse dahi kendi kararınızla azaltamaz veya ödemeyi durduramazsınız. Aksi takdirde eksik ödediğiniz her kuruş için hakkınızda icra takibi başlatılabilir ve alacaklının şikayeti üzerine “nafaka yükümlülüğünü ihlal” suçundan bahisle hakkınızda 3 aya kadar tazyik hapsi uygulanabilir.
Hayır, geriye dönük nafaka borçları silinmez ancak nafakanın tahakkuk ettiği tarihten itibaren 10 yıl geçmişse zamanaşımına uğrar.
Eski eşinizin resmi evlilik yapmadan, “imam nikahıyla” veya “fiilen evliymiş gibi” bir başkasıyla yaşaması, nafakanın kaldırılması için en güçlü sebeptir. Nafakanın iptali davası açarak bu durumu tanık beyanı veya sosyal medya delilleriyle ispatlayabilir; nafakanın kaldırılmasını sağlayabilirsiniz.
Nafaka davaları genellikle diğer aile hukuku davalarına göre daha hızlı sonuçlanır. Mahkemenin iş yükü ve delillerin toplanma hızına bağlı olarak bu davalar ortalama 9 ila 18 ay arasında sonuçlanmaktadır.