- By: Av. Özgür D. Güngör
- Vesayet
- 24.02.2026
- Comments (0)
Vasi tayini davası, kendi işlerini göremeyecek durumda olan, yaşlılık, engellilik, sağlık sorunları veya kanunda belirtilen diğer nedenlerle korunmaya muhtaç bireylerin haklarını güvence altına almak için başvurulan en temel hukuki yoldur.
Güncel yargı pratikleri ve mevzuat düzenlemeleri ışığında hazırladığımız bu yazıda; “Vasi nasıl atanır?”, “Vesayet davası ne kadar sürer?” ve “Kimler vasi olabilir?” gibi en çok merak edilen soruların yanıtlarını ve bu süreçte size yardımcı olarak örnek dilekçeler bulacaksınız. Özellikle yaşlılık sebebiyle ortaya çıkan demans/alzheimer süreçleri veya zihinsel engelli bireylerin hukuki temsili gibi hassas konularda, mahkeme sürecini doğru yönetmek ve hak kaybı yaşamamak için izlenmesi gereken yasal prosedürleri adım adım inceledik.
🔎 Vasi Tayini (Vesayet) Davası Nedir ve Neden Açılır?
Vasi tayini davası, kendi kararlarını sağlıklı bir şekilde veremeyen veya yasal haklarını koruyamayacak durumda olan bireylerin (kısıtlı adaylarının), mahkeme kararıyla bir temsilciye (vasiye) bağlanması sürecidir. Hukuk dilinde vesayet davası olarak da bilinen bu süreç, kişinin hem maddi varlıklarını hem de kişisel haklarını koruma amacı taşır.
Türk Medeni Kanunu uyarınca, vesayet makamı olan Sulh Hukuk Mahkemeleri, korunmaya muhtaç olan bireyin menfaatini en üst seviyede tutarak bu kararı verir. Peki, bir aile veya yakınları için bu dava neden hayati önem taşır?
Vasi tayini davasının açılma nedenleri
Vesayet davası, genellikle aşağıdaki temel ihtiyaçlardan dolayı açılmaktadır:
- Hukuki temsil yetkisi: Yaşı veya sağlık sorunları nedeniyle kendi işlerini yapamayan kişilerin banka işlemleri, gayrimenkul alım-satımı veya devlet dairelerindeki resmi işlemlerini yasal olarak yürütebilmek için vasi tayini zorunludur.
- Mal varlığının korunması: Kişinin (savurganlık veya madde bağımlılığı nedeniyle) kendi mal varlığına zarar vermesini önlemek ve varlıklarını yönetmek amacıyla açılabilir.
- Sağlık ve bakım süreçlerinin yönetimi: Özellikle ağır hastalık veya zihinsel engellilik durumlarında, kişinin hastane, tedavi ve bakım süreçlerine dair kararların alınabilmesi ve bu kişilerle ilgili maaş ve ücretlerin alınıp kullanılabilmesi için vasiye ihtiyaç duyulabilir.
- Yasal zorunluluk (Hapis hali): Beş yıl veya daha uzun süreli hapis cezası alan kişilerin cezasının infazı sürecinde kendilerine vasi atanması şarttır.
🔶 Vasi Tayini ve Kısıtlılık Şartları: Kimler İçin Vasi Atanır?
Bir kimsenin fiil ehliyetinin mahkeme kararıyla kısıtlanması (vesayet altına alınması), kişinin özgürlüğüne yönelik ciddi bir müdahale olduğu için sıkı şartlara bağlanmıştır. Mahkemenin bir kişiye vasi atayabilmesi için aşağıdaki beş temel gerekçeden en az birinin varlığı yasal olarak kanıtlanmalıdır.
1. Yaş küçüklüğü nedeniyle vasi tayini (TMK 404)
Velayet altında bulunmayan her küçük, yasal olarak vesayet altına alınmak zorundadır. Anne ve babasının her ikisi de vefat etmiş veya velayet hakkı ellerinden alınmış çocuklara mahkeme tarafından vasi atanır. Bu durumda mahkeme, çocuğun menfaatlerini koruyacak en uygun kişiyi seçer.
2. Akıl hastalığı veya akıl zayıflığı nedeniyle kısıtlılık (TMK 405)
Uygulamada en sık karşılaşılan vasi tayini nedenidir. Kişinin akıl sağlığındaki bozukluk veya zayıflık sebebiyle; işlerini görememesi, korunması için sürekli yardıma muhtaç olması veya başkalarının güvenliğini tehlikeye sokması durumunda kısıtlanması zorunludur.
📌 Bilgi Notu: Bu maddeden dolayı vasi atanabilmesi için mahkemenin sev edeceği tam teşekküllü bir devlet hastanesinden Sağlık Kurulu Raporu (Heyet Raporu) alınması zorunludur. Güncel olsa bile dava öncesinde alınan raporlara göre karar verilemez.
3. Savurganlık, alkol/uyuşturucu bağımlılığı ve kötü yaşam tarzı (TMK 406)
Bir kişinin yaşam tarzı veya bağımlılıkları, kendisini veya ailesini darlık ve yoksulluğa düşürme tehlikesi yaratıyorsa vasi tayini istenebilir. Savurganlık, alkol veya uyuşturucu madde bağımlılığı, kötü yaşam tarzı veya mal varlığını kötü yönetme nedeniyle kişinin kendisi ve yakınlarının korunması hedeflenir.
📌 Bilgi Notu: Bu maddeden dolayı vasi atanabilmesi için mahkemenin kısıtlı adayını duruşmada dinlemesi gerekmektedir. İlgili kişi dinlenmeden kısıtlılık kararı verilemez (TMK 409/1).
4. Özgürlüğü bağlayıcı ceza (Hapis cezası) alınması durumu (TMK 407)
Beş yıl veya daha uzun süreli hapis cezasına mahkûm olan ve cezasının infazı için cezaevine konulan her ergin kişi için vasi atanması yasal bir zorunluluktur. Kısıtlama kararı, kişinin cezayı infaz ettiği süre boyunca geçerlidir ve temel amacı hükümlünün dış dünyadaki hukuki haklarını (tapu, banka, dava takibi vb.) bir temsilci aracılığıyla korumaktır. Bu madde kapsamında vesayet makamı karar vermeden önce hükümlüyü dinlemelidir.
📌 Bilgi Notu: Yeni mevzuat düzenlemesine göre beş yılın altındaki cezalarda hükümlüye vasi veya kayyim atanabilmesi için hükümlünün talep ve rızası gerekir.
5. Kişinin kendi isteği üzerine vasi tayini (TMK 408)
Kişi akıl sağlığı yerinde olsa dahi; yaşlılığı, sakatlığı, ağır hastalığı veya deneyimsizliği nedeniyle işlerini gerektiği gibi yönetemediğini kanıtlarsa, mahkemeden bizzat kendisine bir vasi atanmasını talep edebilir. Bu madde, özellikle fiziksel olarak hareket kabiliyeti kısıtlı olan yaşlı bireylerin kendi rızalarıyla hukuki güvenlik sağlamalarına imkan tanır.
📌 Bilgi Notu: Bu maddeden dolayı vasi atanabilmesi için mahkemenin kısıtlı adayını duruşmada dinlemesi gerekmektedir. İlgili kişi dinlenmeden kısıtlılık kararı verilemez (TMK 409/1).
🏛️ Vasi Tayini Davası Nasıl Açılır? Usul ve Süreç

Vasi tayini süreci, kısıtlanması istenen kişinin yerleşim yerindeki Sulh Hukuk Mahkemesi’ne hitaben yazılmış bir dava dilekçesi ile başlar. Mahkeme, dilekçeyi aldıktan sonra kısıtlı adayının durumunu netleştirmek için delilleri toplar, ilgili kurumlarla yazışmalar yapar. Vasi adayları belirleyerek duruşmaya davet eder ve gerekli hallerde kısıtlı adayını bizzat dinler.
1. Vasi tayini davasını kimler açabilir? Başvuru için yakınlık şartı var mıdır?
Vesayet davaları, kısıtlı adayının menfaatlerini korumayı amaçlayan ve kamu düzenini ilgilendiren davalar olduğu için başvuru yapabilecek kişiler geniş tutulmuştur. Sanılanın aksine, sadece aile üyeleri değil, durumdan haberdar olan üçüncü kişiler de süreci başlatabilir.
- Yakın akrabalar: En sık karşılaşılan durum; eş, çocuklar, anne, baba veya kardeşlerin mahkemeye başvurarak vasi atanmasını talep etmesidir.
- Kişinin kendisi: TMK 408 uyarınca, yaşlılığı veya engelliliği nedeniyle işlerini yönetemediğini düşünen kişi bizzat kendisi için vasi atanmasını isteyebilir.
- İlgili kurumlar: Hastaneler, sosyal hizmetler veya huzurevleri, bakımı altındaki kişinin kısıtlanması gerektiğini fark ettiğinde durumu savcılığa veya mahkemeye ihbar edebilir.
- Cumhuriyet savcılığı ve noterler: Görevi sırasında vesayeti gerektiren bir durum öğrenen kamu görevlileri durumu bildirmekle yükümlüdür.
📌 Bilgi Notu: Mahkeme, başvuruyu yapan kişinin vasi adayı olmasını zorunlu kılmaz. Siz dava açıp vasi olarak bir başkasını önerebilirsiniz. Mahkeme, sizin tavsiyeniz ve kendi araştırması ile tespit edeceği vasi adayları arasından kısıtlı adayının menfaatine en uygun kişiyi vasi olarak atayacaktır.
2. Görevli ve yetkili mahkeme: Vesayet davası nerede açılır?
Dava açarken doğru mahkemeye başvurmak, sürecin usulden reddedilmemesi ve uzamaması için önemlidir.
- Görevli mahkeme: Sulh Hukuk Mahkemesi’dir.
- Yetkili mahkeme: Kısıtlanması istenen kişinin yerleşim yeri (ikametgah) mahkemesidir.
- Örnek senaryo: Samsun ilinde ikamet eden ve akıl zayıflığı nedeniyle kısıtlanması talep edilen kişinin Ankara’daki bir çocuğu dava açmak istiyorsa yetkili ve görevli mahkeme Samsun Sulh Hukuk Mahkemesidir.
3. Vasi tayini davasında geçici önlemler ve ihtiyati tedbirler
Yargılama sürecinde duruşmanın yapılması, delillerin toplanması ve karar verilmesi bazen uzun sürdüğünden dolayı hakim, Türk Medeni Kanunu 420. Maddesi uyarınca mahkeme kararı kesinleşene kadar kısıtlı adayının mal varlığının veya kişisel haklarının zarar görmemesi için “geçici önlemler” alabilir.
- Geçici vasi atanması: Acil durumlarda asıl karar verilene kadar kişiyi temsil etmek üzere bir geçici vasi görevlendirilebilir.
- Mal varlığına şerh: Kişinin taşınır ve taşınmaz mal varlığı üzerine “satılamaz” şerhi konulabilir veya banka hesaplarına kısıtlama getirilebilir.
- İhtiyati tedbir: Kişinin kontrolsüz borçlanmasını önlemek adına ivedi kararlar alınabilir.
4. Vasi Tayini Davası Ne Kadar Sürer? (Yaşlı, Engelli ve Hasta Yakınları İçin Süreç)
Vasi tayini davası süresi, kısıtlanması istenen kişinin durumuna ve mahkemenin sevk edeceği sağlık kurulu raporunun hazırlanma hızına göre değişkenlik gösterse de genellikle bir vesayet davasının sonuçlanma süreci ortalama 4 ile 8 ay arasındadır.
Süreci doğrudan etkileyen faktörler şunlardır:
- Yaşlılık ve fiziksel engel: Kişi yaşlılığı veya fiziksel engeli sebebiyle kendi rızasıyla vasi istiyorsa süreç daha hızlı ilerler.
- Zihinsel engelli vasi tayini rapor süreci: Zihinsel engelli bireylerde veya Alzheimer/Demans gibi hastalıklarda tam teşekküllü devlet hastanesinden alınacak “vasi tayini heyet raporu” süreci, davanın sonuçlanma süresini artırabilir.
- Adli tıp ve hastane sevkleri: Mahkemenin hastaneye yazdığı müzekkerelerin hızı ve randevu yoğunluğu süreci uzatabilir veya kısaltabilir. Bu nedenle müzekkereler takip edilmelidir.
- Adli tatil: Davanın açıldığı dönem adli tatile (20 Temmuz – 31 Ağustos) denk gelirse süreç bir miktar uzayabilir.
- Tebligatlar: Vasi adaylarına veya kısıtlı adayına yapılan tebligatlar süreci doğrudan etkiler. Bu kişilerin ilk duruşmada hazır edilmesi ve dinletilmesi süreci oldukça kısaltır.
🛑 Vasi Adayları Hakkında Bilinmesi Gerekenler
Vesayet makamı (Sulh Hukuk Mahkemesi), vasi atarken öncelikle kısıtlının menfaatlerini ve varsa yakın akrabaların önceliğini dikkate alır. Vasi atanacak kişinin sadece “istekli” olması yetmez; aynı zamanda yasal şartları taşıması ve görevini kötüye kullanmayacağına dair mahkemede güven telkin etmesi gerekir.
1. Kimler vasi olarak atanabilir? (Şartlar)
Türk Medeni Kanunu uyarınca, vasi olarak atanacak kişide aranan temel özellikler şunlardır:
- Ergin olmak: Vasi adayının 18 yaşını doldurmuş ve tam ehliyetli olması şarttır.
- Yetkinlik ve liyakat: Mahkeme, adayın kısıtlının mal varlığını yönetebilecek ve kişisel bakımıyla ilgilenebilecek kapasitede olup olmadığını inceler. Kısıtlı adayı ile kişisel ilişkisine önem verir.
- Yerleşim yeri: Mümkünse vasinin, kısıtlı ile aynı şehirde veya yakın bir konumda yaşaması tercih edilir.
- Öncelik sırası: TMK 414 maddesi uyarınca, eş ve yakın akrabalar vasi tayininde önceliğe sahiptir. Ancak bu bir zorunluluk değildir; mahkeme kısıtlının menfaati gerektiriyorsa üçüncü bir kişiyi de vasi atayabilir.
2. Kimler vasi olamaz? (Engeller)
Yasa koyucu, bazı kişilerin vasi olmasını kesin olarak yasaklamıştır. TMK 418’de sayılan bu engellerden birine sahip olan aday, mahkemece reddedilir:
- Kısıtlı olanlar: Kendisi de vesayet altında olan bir kimse başkasına vasi olamaz.
- Kamu hizmetinden yasaklılar: TCK 53 maddesi uyarınca kasten suç işlemiş kişiler cezanın infazı tamamlanıncaya vesayet veya kayyımlığa ait bir hizmette bulunmaktan yoksun bırakılacağı için bu kişiler vasi olamazlar.
- Haysiyetsiz hayat sürenler: Toplum nezdinde dürüstlüğü, ahlaki değerleri ve yaşam tarzı ciddi şekilde tartışmalı olan kişiler (kumar bağımlılığı, fuhuş vb.) vasi seçilemez.
- Menfaat çatışması bulunanlar: Kısıtlı adayı ile arasında önemli bir çıkar çatışması olan veya aralarında süregelen bir husumet (cezai veya hukuki dava) bulunan kişiler engellidir.
- İlgili hakimler: Vesayet davasına bakan mahkemenin hakimi vasi olamaz.
3. Vasilikten kaçınma hakkı ve geçerli sebepler
Vasilik, kamu görevi niteliğinde olduğu için Türk Medeni Kanunu 416 maddesi uyarınca vasi olarak atanan kişi kural olarak bu görevi kabul etmek zorundadır. Ancak kanunun 417. maddesinde sayılan bazı durumlarda, vasi adayı kaçınma hakkını kullanarak görevi reddedebilir:
- Yaş faktörü: 60 yaşını doldurmuş olan kimseler vasiliği kabul etmeyebilir.
- Sağlık sorunları: Bedensel engeli veya sürekli hastalığı nedeniyle bu görevi yerine getiremeyecek olanlar vasilikten kaçınabilir.
- Çocuk sayısı: Beş veya daha fazla çocuğu bulunan kişiler görevi kabul etmek zorunda değildir.
- Diğer kamu görevleri: Üzerinde zaten bir vesayet görevi olan kişiler veya milletvekilliği, hakimlik, savcılık gibi ağır sorumlulukları bulunanlar görevi kabul etmek zorunda değildir.
- Dört yıl kuralı: Yukarıda sayılan kaçınma halleri bulunmadığı için vasiliği kabul etmek zorunda kalan kişi TMK 456/3 maddesi uyarınca 4 yıl vasilik yaptıktan sonra vasilikten kaçınma hakkı kullanabilir.
📌 Bilgi Notu: Vasilikten kaçınma hakkı olan kişiler karar verilmeden önce bu durumlarını mahkemeye iletmelidir. Vasilik kararı verildikten sonra bu hakkın kullanılması, karar kaldırılana kadar bazı hukuki yükümlülüklere katlanmayı gerektirebilir.
✅ Vasinin Hakları, Görevleri ve Sorumlulukları
Vasi, kısıtlıyı temsil ederken bir kamu görevlisi ciddiyetiyle hareket etmek zorundadır. Görevi devraldığında ilk iş olarak mahkemenin görevlendireceği kişi ile birlikte bir mal varlığı envanteri (defter tutma) hazırlar. Vasinin temel görevi, kısıtlının mal varlığını özenle yönetmek, onu hukuki olarak temsil etmek ve kişisel bakımı için gerekli adımları atmaktır.
1. Vasiye ücret veya maaş ödenir mi? Vasi maaşı nasıl alınır?
Sulh Hukuk Mahkemesi vasilik kararı verirken kural olarak vasiye maaş bağlamaz. Ancak vasinin maaş veya ücret talep etmesi durumunda Türk Medeni Kanunu 457 maddesi uyarınca vasinin emek ve zamanı karşılığında bir ücret ödenir.
- Ücretin kaynağı: Vasiye ödenecek ücret, öncelikle kısıtlının kendi mal varlığından karşılanır. Eğer kısıtlının yeterli mal varlığı yoksa, devlet bütçesinden ödeme yapılır.
- Ücretin belirlenmesi: Vasi maaşı sabit bir tutar değildir. Mahkeme; yönetilen mal varlığının büyüklüğü, gösterilen emek ve vasinin sorumluluk derecesine göre her yıl için ayrı bir ücret takdir eder.
- Nasıl alınır? Vasi, atandıktan sonra veya yıllık raporunu (hesap raporu) mahkemeye sunduğunda vasi ücreti talebinde bulunur. Hakim talebi uygun bulursa kısıtlının hesabından (mümkün değilse devlet ödeneğinden) bu paranın ödenmesine karar verir.
Vasinin kısıtlı adına bankadan para çekmesi şartları
Vasinin, görevlendirildikten sonra doğrudan kısıtlının banka hesabındaki paraya erişimi yoktur. Yani vasilik kararı ile bankaya gidip kısıtlının hesabındaki paraları çekemez. Bu konu, suiistimalleri önlemek amacıyla sıkı bir denetime tabidir:
- Blokaj kaldırma: Vasi kararı bankaya bildirildiğinde, kısıtlının hesaplarına “vesayet şerhi” konulur.
- Mahkeme izni: Vasi, kısıtlının ihtiyaçları (sağlık, bakım, fatura vb.) için para çekmek istediğinde Sulh Hukuk Mahkemesi’nden “Para Çekme İzin Kararı” almalıdır.
- Süreli ve süresiz izinler: Uygulamada mahkemeler, her ay tek tek izin vermek yerine, vasinin düzenli harcamaları için belirli limitlerde genel bir para çekme yetkisi verebilmektedir.
Mahkeme izni olmadan vasinin yapamayacağı işler (Sulh ve Asliye Hukuk Ayrımı)
Vasi, kısıtlının menfaatini korumak adına her istediği işlemi tek başına yapamaz. Türk Medeni Kanunu (TMK) Madde 462 ve 463 uyarınca, işlemlerin niteliğine göre Sulh Hukuk Mahkemesi (Vesayet Makamı) veya hem Sulh hem de Asliye Hukuk Mahkemesi (Denetim Makamı) onayı gereklidir.
| İşlem Türü / Konusu | Sulh Hukuk Mahkemesi İzni (TMK 462) | Asliye Hukuk Mahkemesi İzni (TMK 463) |
|---|---|---|
| Taşınmaz (Ev, Arsa) Alımı, Satımı, Rehni | GEREKLİ | İstisna (Pazarlıkla satış talebi varsa GEREKLİ) |
| Olağanüstü Taşınır Mal ve Hak Satışı/Devri | GEREKLİ | – |
| Olağan Yönetim Sınırını Aşan Yapı İşleri | GEREKLİ | – |
| Ödünç Para Verme ve Alma | GEREKLİ | – |
| Kambiyo Taahhüdü Altına Girme (Senet vb.) | GEREKLİ | – |
| Uzun Süreli Kira Sözleşmeleri (Taşınır >1 Yıl, Taşınmaz >3 Yıl) | GEREKLİ | – |
| Dava Açma, Sulh Olma, Tahkim ve Konkordato | GEREKLİ | – |
| Mal Rejimi ve Miras Paylaşım Sözleşmeleri | GEREKLİ | – |
| Eğitim, Bakım veya Sağlık Kurumuna Yerleştirme | GEREKLİ | – |
| Yerleşim Yeri Değişimi | GEREKLİ | – |
| Hayat Sigortası ve Çıraklı Sözleşmesi Yapılması | GEREKLİ | – |
| Vesayet Altındaki Kişinin Evlat Edinmesi/Edinilmesi | GEREKLİ | GEREKLİ |
| Vatandaşlık İşlemleri (Giriş veya Çıkış) | GEREKLİ | GEREKLİ |
| Şirket Kurma, Ortak Olma veya İşletme Tasfiyesi | GEREKLİ | GEREKLİ |
| Ölünceye Kadar Bakma veya Ömür Boyu Gelir Sözleşmeleri | GEREKLİ | GEREKLİ |
| Mirasın Kabulü, Reddi veya Miras Sözleşmesi | GEREKLİ | GEREKLİ |
| Küçüğün Ergin Kılınması (Kazai Rüşt) | GEREKLİ | GEREKLİ |
| Vasi ile Kısıtlı Arasında Yapılan Sözleşmeler | GEREKLİ | GEREKLİ |
📌 Bilgi Notu: TMK 463 kapsamındaki işlemler için süreç iki aşamalıdır. Önce vesayet makamı (Sulh Hukuk Mahkemesi) kararı alınır, ardından bu karar denetim makamının (Asliye Hukuk Mahkemesi) onayına sunulur. Onay eksikliği durumunda yapılan işlemler yasal olarak geçersiz sayılabilir.
⚖️ Vasilik Kararına İtiraz ve Görevin Sona Ermesi
Mahkemenin vasi atanmasına veya belirli bir kişinin vasi olarak seçilmesine dair verdiği karar, ilgililer için her zaman doğru ve tatmin edici olmayabilir. Kanun, gerek kısıtlı adayının gerekse yakınlarının menfaatlerini korumak amacıyla kararın denetlenmesini ve şartlar değiştiğinde iptal edilmesini mümkün kılmıştır.
1. Vasi tayini kararına (Vasiye) itiraz nereye, nasıl yapılır?
Sulh Hukuk Mahkemesi tarafından verilen vasi tayini kararına karşı tebliğden itibaren 10 gün içinde itiraz edilebilir.
- İtiraz makamı: İtiraz, kararı veren Sulh Hukuk Mahkemesine bir dilekçe ile sunulur. Sulh Hukuk Mahkemesi Ancak bu itirazı inceleme yetkisi, denetim makamı olan Asliye Hukuk Mahkemesi’ne aittir.
- Kimler İtiraz Edebilir? Kısıtlanan kişinin kendisi, eşi, yakın akrabaları veya menfaati zarar gören herhangi bir ilgili itiraz yoluna başvurabilir.
- İtiraz Gerekçeleri: Usulsüz tebligat, sağlık raporunun yetersizliği veya atanan vasinin vasi olma şartlarını taşımaması (husumet, menfaat çatışması vb.) en sık sunulan gerekçelerdir.
2. Vesayet (Kısıtlılık) kararına itiraz ve istinaf süreci: Karar nasıl iptal edilir?
Bu süreç, vasi olarak atanan kişiden bağımsız olarak, mahkemenin vermiş olduğu “kısıtlama kararının kendisine” karşı yapılan hukuki başvurudur. Yani kişinin özgürlüğünün kısıtlanmasının yersiz olduğu savunulur.
- İtiraz nedeni: Kişinin akıl sağlığının yerinde olduğu, sağlık kurulu raporunun hatalı hazırlandığı veya yasal kısıtlılık şartlarının (savurganlık, bağımlılık vb.) oluşmadığı iddia edilir.
- Süre ve usul: Gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içinde istinaf yoluna başvurulabilir.
- İnceleme makamı: Dilekçe Sulh Hukuk Mahkemesine verilir, ancak dosya esastan incelenmek üzere üst mahkeme olan Bölge Adliye Mahkemesi (BAM) ilgili hukuk dairesine gönderilir.
3. Vasinin görevden alınması ve azil sebepleri
Vasinin görevini kötüye kullanması veya ihmalkar davranması durumunda mahkeme TMK 483 kapsamında vasiyi görevden alabilir (azil). Temel azil sebepleri şunlardır:
- Görevi ihmal: Vasinin kısıtlının bakımıyla ilgilenmemesi veya mahkemeye sunması gereken yıllık raporları sunmaması gibi görevini ağır şekilde savsaklaması.
- Yetkilerini kötüye kullanma: Kısıtlının parasını veya taşınmazlarını kendi çıkarı için kullanması.
- Vasilik engellerinin oluşması: Vasinin sonradan güven sarsıcı davranışlarda bulunması veya aşırı borçlanarak borç ödemeden acze düşmesi.
- Yetersizlik: Vasinin görevini yapmakta yetersizliği sebebiyle vesayet altındaki kişinin menfaatlerinin tehlikeye düşmesi.
4. Vasilik görevi ne zaman biter? Süre sonunda kendiliğinden sona erer mi?
Vasilik görevi her zaman bir mahkeme kararıyla sona ermez, aşağıda sayılan hallerde kendiliğinden biter:
- Ölüm durumu: Kısıtlının veya vasinin ölümü halinde vesayet görevi kendiliğinden sona erer.
- Süre sonu: TMK 480 uyarınca vasilik süresi dolduğunda, mahkeme yeni bir uzatma kararı vermezse görev biter. Ancak TMK 482 uyarınca vasi, yeni bir karar gelene kadar zorunlu işleri yapmakla yükümlüdür. Bu iki madde birlikte değerlendirilirse süre sonunda vasilik görevi doğrudan ve tamamıyla sona ermez.
- Kısıtlılığın ortadan kalkması: Hapis halinin sona ermesi veya küçüğün ergin olması (18 yaşını doldurması) gibi durumlarda vesayet kendiliğinden kalkar.
5. Vasilik süresinin uzatılması ve görevin devamı
Vasilik görevi, kanun gereği sonsuz bir yetki değildir. Türk Medeni Kanunu 456 maddesi uyarınca vasi, kural olarak 2 yıl için atanır. Bu süre dolduğunda görevin devamı mahkemenin yeni bir kararına bağlıdır.
- Süre uzatımı nasıl yapılır? Görev süresi dolmadan önce vasi, mahkemeye bir dilekçe sunarak görevinin uzatılmasını talep edebilir. Ya da süre sonunda mahkeme resen durumu değerlendirir ve kısıtlının durumunda bir değişiklik yoksa vasilik süresini her defasında ikişer yıl uzatabilir.
- İtiraz hakkı: Vasi, sürenin uzatılmasını istemeyebilir veya kısıtlının yakınları vasinin değişmesini talep ederek uzatma kararına itiraz edebilir.
- Görevi kabul zorunluluğu: Kural olarak vasi uzatma kararı uyarınca vasiliği kabul etmek zorundadır. Ancak vasinin kaçınma hakkı varsa karar yeniden değerlendirilir.
6. Vasilik kararının (Kısıtlılığın) kaldırılması ve vesayetin iptali
Kısıtlılığın kaldırılması, vesayet altındaki kişinin yeniden tam ehliyetine kavuşmasını sağlayan hukuki bir süreçtir. Bu, vasinin görev süresinden bağımsız olarak, kısıtlama nedeninin ortadan kalkmasıyla ilgilidir.
- Kaldırılma şartları: Akıl hastalığı veya zayıflığı nedeniyle kısıtlananlarda, kısıtlama nedeninin ortadan kalktığının resmi sağlık kurulu raporu ile ispatlanması gerekir. Savurganlık, alkol veya uyuşturucu bağımlılığı gibi nedenlerde ise kişinin en az bir yıldır şikayete meydan vermeyecek şekilde bu alışkanlıklarından kurtulmuş ve dürüst bir yaşam sürüyor olması şarttır.
- Kimler talep edebilir? Kısıtlılığın kaldırılmasını bizzat kısıtlı olan kişi, vasisi veya herhangi bir ilgili talep edebilir.
- Nereden talep edilir? Vesayet kararını iptal edecek ve kısıtlılığı kaldıracak olan mahkeme daha önce kısıtlılık kararı veren mahkemedir (ikametgahın değişmesi vb. nedenle sonradan vesayet makamı değişmemişse).
- Yargılama usulü: Mahkeme, ilgili kişilerin talebi üzerine yaptığı incelemede kısıtlılık haline sebep olan durumun sona erdiğine kanaat getirirse, vesayet kararı iptal edilir ve kişi tüm haklarını geri kazanır.
💵 Vasi Tayini Davası Masrafları ve Avukatlık Ücreti
Vasi tayini davaları, kamu düzenini ilgilendiren “çekişmesiz yargı” işlerinden sayılsa da, yargılama sürecinde belirli masrafların peşin olarak yatırılması zorunludur. Sağlık Kurulu Raporları ve bilirkişi ücretleri maliyet kalemlerinin ana gövdesini oluşturmaktadır.
1. Vasi tayini davası: Harç muafiyeti ve zorunlu giderler
492 sayılı Harçlar Kanunu’nun 13/1-b maddesi uyarınca vasi tayini (vesayet) davaları harca tabi değildir. Bu davalar “kamu düzenini” ilgilendirdiği için devlet sizden yargı harcı (başvuru harcı, peşin harç vb.) almaz. Ancak “Harçtan muaf olmak” yargılama sürecindeki diğer masraflardan muafiyet sağlamaz. Sağlık Kurulu Raporu ücreti veya gerekiyorsa keşif ve bilirkişi ücreti gibi masrafların ilgilisi tarafından ödenmesi gerekir.
📌 Bilgi Notu: Dava dilekçesinde “adli yardım” talep edilebilir. Eğer mahkeme ekonomik ve sosyal durum araştırması sonrasında maddi imkanlarının masrafları karşılamaya imkan vermediğine kanaat getirirse; tebligat ve hastane raporu masrafları geçici olarak devlet tarafından karşılanır.
2. Vasi tayini davası avukatlık ücreti
Vasi tayini davasında avukatlık ücreti, davanın karmaşıklığına ve avukatın harcayacağı emeğe göre belirlenir. Ancak bu ücret, Türkiye Barolar Birliği tarafından yayınlanan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi (AAÜT) ücretlerinden az olamaz.
📌 Bilgi Notu: Maddi durumu özel avukat tutmaya yetmeyen kişiler dava öncesinde, il merkezinde bulunanlar Baroya, ilçelerde bulunanlar ise baro temsilciliğine “adli yardım” başvurusu yaparak ücretsiz avukat görevlendirilmesi talep edebilirler.
📜 Vasi Tayini Davası Dilekçe Örnekleri (Word/PDF)
Vasi tayini davası açarken ya da devam eden bir vesayet dosyasında yetki talep ederken, mahkemenin neyi neden istediğinizi net bir şekilde anlaması gerekir. Bu dilekçeler, Sulh Hukuk Mahkemesi birimine hitaben yazılır ve somut vakalara (yaşlılık, akıl hastalığı, savurganlık vb.) dayandırılmalıdır.
1. Vasi tayini dava dilekçesi örneği: Yaşlılık ve Engelli Vasi Atanması
Alzheimer, demans, zihinsel engelli veya yaşlılık nedeniyle kendi işlerini göremeyen yakınlarınız için vasi tayini davası açacaksanız aşağıdaki örnek dilekçe taslağını kullanabilirsiniz. Bu dilekçeyi kendi durumunuza göre özelleştirmelisiniz. Dolayısıyla tereddüt edilen bir konu varsa avukat desteği almanız tavsiye edilir.

2. Vasi banka hesabından para çekme izin dilekçesi: Harcama yetkisi talebi
Vasi tayin edildikten sonra en sık karşılaşılan engel, kısıtlının banka hesapları üzerindeki blokajdır. Bankalar, vasi kararında açıkça “para çekme yetkisi” belirtilmediği sürece ödeme yapmaktan kaçınır. Özellikle kısıtlının hastane masrafları, bakıcı ücretleri, ilaç giderleri veya günlük temel ihtiyaçlarının karşılanması için Sulh Hukuk Mahkemesi’nden ek bir harcama izni alınması zorunludur.
Bu konuda aşağıda paylaşılan örnek dilekçe taslağını kendi durumunuza göre özelleştirerek kullanabilirsiniz. Bu dilekçeyi verirken fatura, reçete veya kira sözleşmesi gibi talebinizi destekleyici belgeleri eklemeniz, iznin hızla çıkmasını sağlayacaktır.

3. Vasilik görev süresi uzatım dilekçesi: 2 yıllık ek süre talebi
Türk Medeni Kanunu uyarınca vasilik, süresiz verilen bir görev değil, kural olarak 2 yıl süreli bir sorumluluktur. Bu sürenin sonunda vasilik görevi uzatılmazsa sona erer ancak yeni bir vasi atanana kadar da vasinin sorumlulukları devam eder. Görev süresinin bitmesi ile yeni vasi atanması arasındaki süreçte; banka ve tapu işlemlerinde aksamalar olabilir. Bu nedenle görevin kesintisiz devam edebilmesi için süre dolmadan makul bir süre önce (genellikle 1-2 ay kala) mahkemeye başvurarak sürenin uzatılması talep edilmelidir.
Eğer kısıtlının sağlık durumunda bir iyileşme yoksa ve vasilik görevi dürüstlükle yerine getirilmişse, mahkeme genellikle birer veya ikişer yıllık ek süre kararı verir. Aşağıdaki örnek dilekçe taslağını kendi durumunuza göre özelleştirerek kullanabilirsiniz.

❓ Sıkça Sorulan Sorular (SSS)
Vasi tayini davası ve hukuki süreç konusunda sıkça sorulan soruları ve cevaplarını sizler için derledik.
Vasi tayini davaları, kısıtlı adayının tam teşekküllü devlet hastanesinden sağlık kurulu raporu alma süresine bağlı olarak genellikle 4 ile 8 ay arasında sonuçlanır. Eğer aile bireyleri arasında vasilik konusunda bir ihtilaf (çekişme) varsa bu süre uzayabilir.
Hayır, vesayet davaları kamu düzenini ilgilendirdiği için yargı harçlarından (başvuru harcı, peşin harç vb.) muaftır. Ancak yargılama sürecinde ortaya çıkan “sağlık raporu ücreti” gibi masraflar ilgilisi tarafından ödenmelidir.
Hayır. Vasi, sadece vasi kararıyla bankadan para çekemez. Mahkemeden ayrıca “bankadan para çekme ve harcama yetkisi” alınması gerekir. Bu konuda mahkemeye sunulacak izin dilekçesinde paranın kısıtlının hangi ihtiyaçları (bakım, ilaç, kira vb.) için kullanılacağı açıkça belirtilmelidir.
Mahkeme, TMK 414 maddesi kapsamında öncelikle kısıtlı adayının eşini veya yakın akrabalarını tercih eder. Birden fazla kardeşin vasi olmak istemesi durumunda hakim; kısıtlıya en yakın olan, onunla en sıkı ilişkiye sahip olan ve aralarında menfaat çatışması bulunmayan kardeşi vasi olarak atar.
Vasi, kısıtlıya ait araç veya taşınmazları (ev, arsa) mahkeme kararı olmadan tek başına satamaz. Satış için mutlaka Sulh Hukuk Mahkemesi’nden “satış izni” alınmalı ve satış, mahkeme denetiminde (genellikle ihale yoluyla) gerçekleştirilmelidir. Bu süreç uygulamada “vasi satış izni davası” olarak bilinir.
Vasilik kararı genellikle 2 yıl için verilir. Bu süre dolmadan en az 1 ay önce mahkemeye “süre uzatım dilekçesi” verilmelidir. Süre uzatılmadığı takdirde vasinin resmi kurumlardaki ve bankalardaki işlem yetkisi durdurulur. Ancak yeni vasi atanmadığı sürece sorumlulukları devam eder.
Kararın tebliğinden itibaren 10 gün içinde, atanan vasinin şahsına itiraz edilebilir. Eğer kısıtlama kararının kendisine (esasına) itiraz edilecekse, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içinde Bölge Adliye Mahkemesi’ne (istinaf) başvurulması gerekir.
Ayırt etme gücüne sahip olan kısıtlı adayı, mahkemede dinlenilirken belirli bir kişinin vasi atanmasını isteyebilir. Hakim, TMK 415 maddesi uyarınca kısıtlının menfaatine aykırı bir durum görmedikçe bu talebi öncelikle dikkate alır.
Hayır, vasi atanması kısıtlının emekli maaşının veya sosyal haklarının kesilmesine neden olmaz. Vasi, sadece bu hakların kısıtlı adına yönetilmesini ve maaşın kısıtlının ihtiyaçları doğrultusunda harcanmasını sağlar.
Vasi tayini için yapılan masraflar kural olarak kısıtlının mal varlığından karşılanır. Eğer kısıtlının hiç geliri yoksa, adli yardım yoluyla masrafların devlet tarafından karşılanması talep edilebilir. Ancak kısıtlının parasını kullanmak belirli bir prosedür işlemi gerektirdiği için uygulamada genellikle vasi, davanın masraflarını kendi cebinden karşılamaktadır.
Hayır, noterden vasi tayini yapılması yasal olarak mümkün değildir. Vasi tayini, kişinin özgürlüklerini ve mülkiyet haklarını doğrudan etkileyen bir yargı tasarrufudur. Bu nedenle, sadece yetkili Sulh Hukuk Mahkemesi tarafından verilen bir karar ile vasi atanabilir. Noterden alınan vekaletnameler, vasi kararı yerine geçmez.
Sağlık raporu vasi adayının başvurusuyla şahsi olarak değil, mahkemenin sevki ile alınır. Dava açıldıktan sonra mahkeme, kısıtlı adayını en yakın tam teşekküllü devlet hastanesine sevk eder. Vasi adayı hastaneden randevu alarak kısıtlı adayını muayene için götürür. Hastanenin “Sağlık Kurulu” (Heyet), kişinin vasi tayini gerekip gerekmediğine dair tıbbi görüşünü doğrudan mahkemeye gönderir. Mahkeme sağlık kurulu raporunu vasi adayına tebliğ eder.
Eğer vasi adayı duruşmaya katılmazsa, mahkeme vasi adayının isteksiz olduğu kanaatine vararak başka bir kişiyi vasi olarak atamaya karar verebilir.
TMK 457 kapsamında vasi, harcadığı emek ve zamanın karşılığı olarak mahkemeden bir ücret talep edebilir. Ancak sabit bir vasi ücreti/maaşı yoktur. Kısıtlının mal varlığına, gelirine ve vasinin emeğine göre mahkeme tarafından takdir edilir. Bu ücret mümkünse kısıtlının mal varlığından, mümkün değilse devlet tarafından karşılanır.
Bir kişinin vasi olarak atanması, onun yasal mirasçılık haklarını hiçbir şekilde ortadan kaldırmaz. Eğer vasi, kısıtlı kişinin yasal mirasçısıysa (örneğin çocuğu, eşi veya kardeşi), kısıtlı vefat ettiğinde vasi olduğu için mirastan mahrum bırakılamaz; normal miras payını alır.
Kısaca; Sulh Hukuk Mahkemesi icra makamıdır; kararları verir, vasiyi atar ve günlük işlemlere (para çekme vb.) izin verir. Asliye Hukuk Mahkemesi ise denetim makamıdır; Sulh Hukuk Mahkemesinin verdiği önemli kararları (evlat edinme, mirasın reddi vb.) onaylar ve vasiye karşı yapılan şikayetleri inceler.
Samsun Barosuna kayıtlı Avukat & Arabulucu Özgür D. Güngör; Mesleki çalışmalarında ağırlıklı olarak Miras Hukuku, İş Hukuku ve Tazminat Hukuku alanlarına yoğunlaşmakla birlikte; Kira Hukuku, Aile Hukuku ve İdare Hukuku gibi farklı alanlarda da müvekkillerine kapsamlı Hukuki Danışmanlık ve Avukatlık hizmeti sunmaktadır.