Kısıtlı bir bireyin (vesayet altında olan kişinin) üzerine kayıtlı olan taşınmazların (ev, dükkan, arsa, tarla) veya araçların satışı, çok sıkı denetimlere tabidir. Kanun koyucu, kendisini temsil edemeyecek ve savunamayacak durumda olan bireyin mal varlığını korumak amacıyla, vasinin bu mallar üzerinde tek başına dilediği gibi tasarrufta bulunmasını engellemiştir.
Vasi tayin edilmiş olmanız, kısıtlıya ait bir malı (hatta küçük bir hisseyi bile) dilediğiniz zaman ve dilediğiniz şekilde satabileceğiniz anlamına gelmez. Bu işlem için mutlaka vesayet makamı olan Sulh Hukuk Mahkemesi’nden izin almanız ve satış prosedürüne uymanız gerekir.
Vasi, kısıtlı adına kayıtlı malı veya hisseyi satabilir mi? (TMK 462)
Evet, satabilir ancak doğrudan istediği kişiye istediği bedel üzerinden satamaz. Şöyle ki, Türk Medeni Kanunu 396 ve devamı maddeleri uyarınca kendisine vasi atanan kısıtlının tasarruf yetkisi sınırlandırıldığı için kısıtlı adına işlem yapma yetkisi vasiye aittir. Ancak kanun koyucu, kısıtlının haklarını korumak adına vasiye sınırsız bir hareket alanı tanımamış ve kısıtlı adına kayıtlı malın satışı ve diğer önemli işlemler konusunda belirli bir izin ve denetim mekanizması kurmuştur. Bu hukuki durumun temel esasları şunlardır:
- Temsil ve koruma: Vasi, kısıtlının hem kişisel hem de maddi menfaatlerini korumakla ve ona her konuda yardımcı olmakla yükümlüdür.
- Sınırlı yetki: Kısıtlı adına yapılacak işlemler vasi tarafından yürütülse de, vasinin karar alma yetkisi sınırsız değildir.
- Denetim mekanizması: Taşınmaz satışı, araç devri veya önemli miktardaki harcamalar gibi kısıtlının mal varlığını doğrudan etkileyen işlemler, vasinin inisiyatifinden çıkarılarak yargı denetimine tabi tutulmuştur.
📚 Faydalı kaynak: Vasi atanması süreci, vasinin görevleri, vasinin yapabileceği ve yapamayacağı işlemler gibi konularda bilgi almak ve örnek dilekçelerden faydalanmak için “Vasi Tayini (Atanması) Davası” başlıklı yazımızı inceleyebilirsiniz.
⚡ Satışa izin davası nedir?
Yukarıda açıklandığı üzere, vasi kısıtlıyı temsil eder ancak özellikle mal varlığını ilgilendiren kritik kararlarda Vesayet makamı (Sulh Hukuk Mahkemesi) veya duruma göre Denetim makamının (Asliye Hukuk Mahkemesi) iznini almak zorundadır. Dolayısıyla kısıtlı adına kayıtlı olan araç veya taşınmazı satmak isteyen vasi satış izni davası ile bu süreci yürütmelidir.
Vasi, temsil ettiği kısıtlı adına kayıtlı olan araç veya taşınmazın (ev, arsa, tarla vb.) satışını yapmak istiyorsa öncelikle Vesayet makamına (Sulh Hukuk Mahkemesi) satış izni başvurusu yapmalı, kısıtlının menfaatinin bulunduğunu (bakım masraflarının karşılanması, eski model aracın çok masraf çıkarması ve yenilenmeye ihtiyacının olması, kısıtlının borçlarının ödenmesi vb.) ispat etmeli ve satışı aşağıda açıklanan satış usulüne (açık artırma veya pazarlıkla satış) göre yapmalıdır.
⚖️ Vasi satış izni davası ve hukuki süreç
Kısıtlı adına kayıtlı olan bir malın satışı için vasinin yapması gerekenleri sırasıyla inceleyeceğiz. Ancak bu başvuruyu yapan kişilerin öncelikle şu hususları bilmesi gerekir:
- Gerekçe şartı: Satış talebinin kabul edilebilmesi için geçerli bir neden olması ve bu nedenin de kısıtlının menfaatine uygun olması gerekir. Soyut veya ispat edilemeyen gerekçelerle satış izni almak mümkün değildir.
- Keşif ve Bilirkişi İncelemesi: Kısıtlı adına kayıtlı olan malın değeri keşif veya bilirkişi incelemesi ile tespit edilir. Bu masraflar daha sonra kısıtlının mal varlığından karşılanmak üzere başvuran kişi (vasi) tarafından karşılanır.
- Denetim Makamı: Bazı durumlarda (taşınmazların pazarlıkla satışı vb.) Sulh Hukuk Mahkemesi’nin kararı yeterli olmayabilir; satışın niteliğine göre Asliye Hukuk Mahkemesi’nin (denetim makamı) onayı da gerekebilir.
- Satış usulü: Kısıtlı adına kayıtlı olan mal için satış izni verilse bile, vasi kendi inisiyatifine göre işlem yapamaz. Satışın açık artırma veya pazarlıkla satış usulüne göre yapılması gerekir.
- Satıştan gelen paranın durumu: Satışa izin süreci olumlu sonuçlandıktan sonra satış yapıldığında elde edilen para vasinin değil, kısıtlının hesabına aktarılır. Dolayısıyla bu para hakkındaki tasarruf işlemi de yine vesayet makamının izin ve talimatlarına göre yapılır.
Satış izni için gerekli olan haklı sebepler nelerdir?
Kısıtlı adına kayıtlı malların satışı için geçerli bir neden olması gerektiğini ifade etmiştik. Aşağıda kısıtlı malı satış izni için geçerli sebep olabilecek örnekler sayılmıştır. Ancak bunlar sınırlı sayıda değildir, kişinin durumuna göre değişebilir.
- Sağlık giderlerinin (hastane, ilaç, ameliyat, bakıcı ücreti) karşılanması,
- Barınma giderlerinin (kira, gıda, fatura vb.) karşılanması,
- Borçların (vergi borçları, banka kredileri, icra takipleri vb.) ödenmesi,
- Taşınmazın harabe durumda olması ve onarım masraflarının çok yüksek olması,
- Emlak vergisi ve aidat gibi giderlerin taşınmazın getirisinden (kira vb.) fazla olması,
- Atıl vaziyetteki bir arsa veya tarladaki hissenin satılarak konut ihtiyacı olan kısıtlıya daire alınması,
📌 Bilgi Notu: Kısıtlı adına kayıtlı araç ve taşınmaz (ev, arsa, tarla vb.) hisse satışı en son çare olduğu için yukarıda belirtilen ihtiyaçların, kısıtlının nakit varlığı ile karşılanamaması gerekir. Başka türlü karşılanabilecek bir ihtiyaç için satış izni verilmez.
💰 Satış izni dava masrafları
Bu sürecin vasi açısından iki tane can sıkıcı yönü bulunmaktadır. Birincisi dava sürecinin hemen sonuçlanmaması, ikincisi ise masraflı olmasıdır. Sulh hukuk mahkemesi satış izni sürecinde yapılması gereken masrafların amacı, kısıtlının menfaatinin korunması için gerekli olan bilirkişi incelemeleri ve resmi yazışmaların finanse edilmesidir. Dava sürecinde ortaya çıkabilecek masraflar şunlardır:
- Delil avansı: Tebligatların gönderilmesi, ilgili kurumlarla (Tapu Müdürlüğü, Emniyet vb.) yapılacak yazışmalar ve diğer dosya masrafları için kullanılır.
- Bilirkişi ücreti: Satışa konu olan malın (konut, arsa, araç vb.) güncel piyasa değerinin tespiti için mahkemece atanan bilirkişilere ödenir. Mahkeme, satışın kısıtlı zararına olmaması için bu tespiti yapmak zorundadır.
- Keşif giderleri: Özellikle taşınmaz satışlarında, mahkeme heyetinin ve bilirkişinin mülkü yerinde incelemesi gerekebilir. Bu durumda yol ve keşif harcı ödenmelidir.
- İhale masrafları: Mahkeme satış izni verdiğinde, satış genellikle satış memurluğu tarafından “açık artırma” yoluyla yapılır. Bu aşamada satış ilan bedeli gibi ek masraflar doğabilir.
📌 Bilgi Notu: Bu masrafları kural olarak başvuru yapan vasi, kendi cebinden karşılar; Satış gerçekleştikten sonra tahsil edilen paradan iadesini isteyebilir.
📌 Bilgi Notu: Eğer kısıtlının veya vasinin bu masrafları karşılayacak maddi gücü bulunmuyorsa, dava dilekçesinde “Adli Yardım” talebinde bulunulabilir. Talebin kabulü halinde, yargılama giderleri geçici olarak devlet tarafından karşılanır ve satış gerçekleştikten sonra satış bedelinden tahsil edilir.
Adli yardım başvurusu
Dava masraflarını karşılama gücü bulunmayan kişiler Hukuk Muhakemeleri Kanunu 334 maddesi uyarınca, dava açarken adli yardım talebinde bulunabilirler. Adli yardım talebi kabul edildiğinde; Dava sürecinde doğacak olan bilirkişi, keşif, tebligat ve ilan giderlerinin satışın gerçekleşmesi halinde satış bedelinden mahsup edilmek üzere üzere hazineden karşılanmasına karar verilir. Adli yardım talebinin kabul edilebilmesi için şu iki şartın birlikte gerçekleşmesi gerekir:
- Ödeme güçlüğü: Kısıtlının veya vasinin dava masraflarını ödediği takdirde kendisinin ve ailesinin geçimini önemli ölçüde zor duruma sokacak olması.
- Haklılık: Talebin açıkça dayanaktan yoksun olmaması (Satışın kısıtlının yararına olduğunun ön tespiti).
🏠 Vasi için taşınmaz (Ev, arsa, tarla) satış izni süreci
Özellikle hisseli taşınmazlarda hissedarlardan birisine vasi atanmışsa “kısıtlı adına kayıtlı taşınmaz hissesi satışı nasıl yapılır?” sorusuna sıkça rastlamaktayız. Yapacağımız açıklamalar sadece kısıtlı olan kişinin tek başına malik olduğu taşınmazlar için değil, kısıtlı adına kayıtlı olan taşınmaz hisseleri için de geçerlidir. Bu hisselerin az veya çok olması; değerli veya değersiz olması gibi etkenler sürecin işleyişini değiştirmez. Kısıtlı adına kayıtlı taşınmaz satışının nasıl yapılacağı Türk Medeni Kanunun 444 maddesinde şu şekilde düzenlenmiştir:
Taşınmazların satışı, vesayet makamının talimatı uyarınca ve ancak vesayet altındaki kişinin menfaati gerekli kıldığı hâllerde mümkündür. Satış, vesayet makamının bu iş için görevlendireceği bir kişi tarafından vasi de hazır olduğu hâlde açık artırmayla yapılır ve ihale vesayet makamının onamasıyla tamam olur; onamaya ilişkin kararın ihale gününden başlayarak on gün içinde verilmesi gerekir. Ancak denetim makamı, istisnaî olarak özel durumları, taşınmazın niteliğini veya değerinin azlığını göz önüne alarak pazarlıkla satışa da karar verebilir.
- Başvuru yapılması: Bu kapsamda kısıtlı adına tapu devri vb. işlem yapmak isteyen kişi vasilik kararı veren Sulh Hukuk Mahkemesine başvurmalıdır. Başvurusunda vesayet altındaki kişinin taşınmazı veya taşınmaz hissesini satması için haklı bir menfaatinin (sağlık, barınma, yatırım vb.) olduğunu ayrıntıları ve delilleriyle birlikte açıklamalıdır.
- Keşif ve bilirkişi incelemesi: Hakim, başvuruda belirtilen hususlara ilişkin ilgili kurumlardan (Tapu Müdürlüğü, Bankalar, Belediye, kolluk kuvveti vb.) gerekli bilgi ve belgeleri topladıktan sonra keşif günü verecek ve başvurucuya keşif masraflarını yatırmak için süre verecektir. Masraflar yatırıldığında bilirkişilerle birlikte keşif yapılacak ve kısıtlı adına kayıtlı taşınmazın kıymeti belirlenecektir.
- Satış talebinin reddi: Vesayet makamı (Sulh Hukuk Mahkemesi) keşif ve bilirkişi incelemesi sonrasında diğer delillerle birlikte başvurucunun talebini değerlendirdiğinde kısıtlı adına kayıtlı taşınmaz satışı için haklı bir menfaatinin olmadığına veya kısıtlının ihtiyacının taşınmaz satışı yapılmadan da karşılanabileceğine karar verirse satış izni davasının reddine karar verecektir. Bu karara karşı itiraz yolu açıktır.
- Satış talebinin kabulü: Eğer Sulh Hukuk Mahkemesi kısıtlı adına kayıtlı taşınmaz satışı için haklı bir menfaatin olduğuna karar verirse bu durumda taşınmaz satışı için bir kişiyi (satış memuru, yazı işleri müdürü vb.) görevlendirecek ve vasinin de hazır bulunacağı şekilde İcra ve İflas Kanunları kapsamında açık artırma suretiyle satış yapılmasını sağlayacaktır. Buradaki amaç taşınmaz satışı yapılırken en yüksek teklifin verilmesinin sağlanması ve kısıtlının menfaatinin korunmasıdır. Bazı durumlarda satışın pazarlık usulü ile yapılması da mümkündür.
Açık artırma ile satış usulü
Vasi tayini sonrası ev satışı veya arsa satışı gibi kıymetli bir malın satışı yapılacaksa vesayet makamı bunun düşük fiyattan satılmasına ve kısıtlının zarar etmesine müsaade etmez. Dolayısıyla TMK 444 kapsamında satış, kural olarak açık artırma ile yapılır. Satış memuru satış ilanı hazırlayarak herkesin katılabileceği bir ihale düzenler. Açık artırma kıymet takdirinde belirlenen tutardan başlar. İhalede en yüksek teklifi veren ihaleyi kazanır. Sulh Hukuk Mahkemesinin on gün içinde vereceği onay ile ihale kesinleşir. İhale sonrasında elde edilen para kısıtlı adına kayıtlı olan banka hesabına aktarılır. Satış kararı ile birlikte paranın nasıl kullanılacağına ilişkin ek karar verilmemişse bu paranın kullanımı (yeni araç alınması, ev alınması vb.) konusunda ek karar talep edilir ve talimata göre hareket edilir.
Pazarlık yoluyla satış usulü
Kısıtlı adına kayıtlı taşınmazın kural olarak Açık artırma ile satışı yapılması gerekir ancak bu yol her zaman kısıtlı için en iyi yol olmayabilir. Kanun koyucu bunu da düşünerek Türk Medeni Kanunun 444/3 maddesinde: “Ancak denetim makamı, istisnaî olarak özel durumları, taşınmazın niteliğini veya değerinin azlığını göz önüne alarak pazarlıkla satışa da karar verebilir.” Düzenlemesini yapmıştır. Bu düzenleme kapsamında işlem yapılabilmesi için üç temel ön şart vardır.
- Başvurucu (Vasi) açıkça talep etmelidir: Kural açık artırma ile satış olduğu için, pazarlık usulünün uygulanmasını isteyen vasi, dilekçesinde açıkça pazarlık usulü uygulanmasını talep edilmelidir. Ayrıca açık artırma sürecinin maliyetlerinden bahsedilmeli ve hazırda alıcılar varsa bunlara ilişkin bilgilere yer verilmelidir.
- Özel durumlar bulunmalıdır: Pazarlık satışına ilişkin usulün uygulanması için istisna teşkil edecek özel durumların bulunması gerekir. Ayrıca bu özel durumlar nedeniyle satışın pazarlık usulü ile yapılması kısıtlının menfaatine uygun olmalıdır.
- Denetim makamı (Asliye Hukuk Mahkemesi) onay vermelidir: Vesayet makamı (Sulh Hukuk Mahkemesi) satış izni vermeli ve daha sonra satışın pazarlık usulü ile yapılıp yapılamayacağı konusunda karar vermek üzere dosyayı denetim makamına (Asliye Hukuk Mahkemesine) göndermelidir. Denetim makamı da talebi uygun görürse satışın pazarlık usulü ile yapılmasına karar vermelidir.
Pazarlıkla satış usulü uygulanabilecek özel durumlara örnekler
Pazarlıkla satış usulü istisnai bir süreç olduğu için hangi durumlarda bu usulün uygulanabileceğine fikir vermesi açısından bazı örnekler vereceğiz. Bu örnekler sınırlı sayıda değildir, kişiye ve duruma göre değişebilir.
- Satışa konu taşınmaz hissesinin değerinin çok düşük olması: Taşınmaz hissesinin değeri, açık artırma masraflarını (ilan giderleri, tellaliye, memur yolluğu vb.) karşılamayacak kadar düşükse veya bu masraflar kısıtlının elde edeceği geliri ciddi oranda azaltacaksa pazarlık usulü uygulanabilir.
- Tüm hissedarların menfaatinin bulunması: Kısıtlının hissedar olduğu taşınmazdaki diğer hissedarlar alıcı olarak hazır olduğunu bildirirse bu durum hem kısıtlının hem de diğer hissedarların menfaatine olabilir. Nitekim hisseli taşınmazlarda sadece kısıtlının menfaatini düşünmek ve diğer hissedarları görmezden gelerek yabancı kişileri hissedar yapmak, hissedarlar arasındaki birlik ve huzuru bozabilir. Özellikle miras kalan taşınmazlardaki kısıtlı hissesinin diğer mirasçılara pazarlık usulü ile satışı tüm hissedarların menfaatinedir.
- Kısıtlının acil ihtiyacının bulunması: Satışın bir an önce sonuçlanması gereken acil durumlarda; örneğin, kısıtlının acil bir ameliyat veya bakım gideri için nakde ihtiyacı varsa ve açık artırma süreci bu ihtiyacı geciktirecekse, “özel durum” kapsamında pazarlıkla satış usulü uygulanabilir.
Pazarlıkla satış usulü uygulaması
Sulh Hukuk Mahkemesi satışa izin verdikten sonra Asliye Hukuk Mahkemesi satışın pazarlıkla satış usulüne göre yapılmasını onaylamış ise bu durumda pazarlıkla satış usulünün uygulanmasına geçilecektir. Pazarlıkla satış, vasinin istediği kişiyle pazarlık yaparak taşınmazların satışını sağlayabileceği anlamına gelmez. Satış bedelinin Mahkemece tespit edilen bedelden az olmaması ve Türk Medeni Kanununun Velayet, Vesayet Ve Miras Hükümlerinin Uygulanmasına İlişkin Tüzük maddelerine uyulması gerekir. İlgili tüzüğün 27. Maddesinde Pazarlıkla satış usulü uygulaması şu şekilde düzenlenmiştir:
Pazarlıkla satış, vesayet makamının gözetimi altında ve bu işle görevlendirdiği memur tarafından vasi de hazır olduğu halde yapılır. Hakim, pazarlıkla satışta, vesayet altında bulunanın menfaatlerine uygun olmak üzere, satış şartları ile satış ilanının yapılıp yapılmayacağını, yapılacaksa nerede ve ne şekilde yapılacağını belirler. Satış ilanında, ihalenin hakim onayı ile tamamlanacağı hususu da belirtilir. Pazarlıkla yapılacak ihaleye en az üç istekli davet edilir. İsteklilerle yapılan pazarlık sonucu en yüksek bedeli veren ihaleyi kazanır.
Taşınmazların pazarlık sonucu en yüksek bedeli verene devir ve teslim edilebilmesi için vesayet makamının ihaleyi on gün içinde onaylaması gerekir.
📌 Bilgi Notu: 2017 Anayasa değişikliği (6771 sayılı Kanun) ile Anayasa’nın tüzükleri düzenleyen 115. maddesi yürürlükten kaldırıldı. Bu nedenle şuan yeni tüzük çıkarılması mümkün değil. Ancak geçici 21. madde kapsamında sistem değiştiğinde yürürlükte olan tüzükler yürürlükten kaldırılmadığı sürece geçerliliğini korumaktadır.
🚗 Vasi için araç satış izni ve ek karar alınması
Yapacağımız açıklamalar sadece kısıtlı olan kişinin tek başına malik olduğu araçlar için değil, kısıtlı adına kayıtlı olan araç hisseleri için de geçerlidir. Bu hisselerin az veya çok olması; değerli veya değersiz olması gibi etkenler sürecin işleyişini değiştirmez. Vasi araç satışı ek karar alınması için yapılması gerekenler Türk Medeni Kanunun 440 maddesinde şu şekilde düzenlenmiştir:
Vesayet altındaki kişinin menfaati gerektirirse değerli şeylerin dışındaki taşınırlar, vesayet makamının vereceği talimat uyarınca, açık artırma ile satılır. Hâkim, özel durumları, taşınırın niteliğini veya değerinin azlığını göz önüne alarak pazarlıkla satışa da karar verebilir.
- Başvuru yapılması: Bu kapsamda kısıtlı veya engelli adına araç satışı yapmak isteyen kişi vasilik kararı veren Sulh Hukuk Mahkemesine başvurmalıdır. Başvurusunda vesayet altındaki kişinin aracı veya araç hissesini satması için haklı bir menfaatinin (aracın eskimesi, acil ihtiyaç vb.) olduğunu ayrıntıları ve delilleriyle birlikte açıklamalıdır.
- Bilirkişi incelemesi: Hakim, başvuruda belirtilen hususlara ilişkin ilgili kurumlardan (Noterler Birliği, Bankalar vb.) gerekli bilgi ve belgeleri topladıktan sonra başvurucuya bilirkişi masraflarını yatırmak için süre verecektir. Masraflar yatırıldığında bilirkişilerce kısıtlı veya engelli adına kayıtlı aracın kıymeti belirlenecektir.
- Satış talebinin reddi: Vesayet makamı (Sulh Hukuk Mahkemesi) bilirkişi incelemesi sonrasında diğer delillerle birlikte başvurucunun talebini değerlendirdiğinde kısıtlı adına kayıtlı araç satışı için haklı bir menfaatinin olmadığına veya kısıtlının ihtiyacının araç satışı yapılmadan da karşılanabileceğine karar verirse satış izni davasının reddine karar verecektir. Bu karara karşı itiraz yolu açıktır.
- Satış talebinin kabulü: Eğer Sulh Hukuk Mahkemesi kısıtlı veya engelli adına kayıtlı araç satışı için haklı bir menfaatin olduğuna karar verirse bu durumda araç satışı için bir kişiyi (satış memuru, yazı işleri müdürü vb.) görevlendirecek ve vasinin de hazır bulunacağı şekilde İcra ve İflas Kanunları kapsamında açık artırma suretiyle satış yapılmasını sağlayacaktır. Buradaki amaç araç satışı yapılırken en yüksek teklifin verilmesinin sağlanması ve kısıtlının menfaatinin korunmasıdır. Bazı durumlarda satışın pazarlık usulü ile yapılması da mümkündür.
Açık artırma ile satış usulü
Vasi tayini sonrası araç satışı yapılacaksa vesayet makamı bunun düşük fiyattan satılmasına ve kısıtlının zarar etmesine müsaade etmez. Dolayısıyla TMK 440 kapsamında satış, kural olarak açık artırma ile yapılır. Satış memuru satış ilanı hazırlayarak herkesin katılabileceği bir ihale düzenler. Açık artırma kıymet takdirinde belirlenen tutardan başlar. İhalede en yüksek teklifi veren ihaleyi kazanır. Sulh Hukuk Mahkemesinin on gün içinde vereceği onay ile ihale kesinleşir. İhale sonrasında elde edilen para kısıtlı adına kayıtlı olan banka hesabına aktarılır. Satış kararı ile birlikte paranın nasıl kullanılacağına ilişkin ek karar verilmemişse bu paranın kullanımı (yeni araç alınması, konut alınması, borçların ödenmesi vb.) konusunda ek karar talep edilir ve talimata göre hareket edilir.
Pazarlık yoluyla satış usulü
Kısıtlı veya engelli adına kayıtlı aracın kural olarak Açık artırma ile satışı yapılması gerekir ancak bu yol uzun ve masraflı olduğu için genellikle kısıtlının menfaatine olmaz. Kanun koyucu bunu da düşünerek Türk Medeni Kanunun 440 maddesinde: “Hâkim, özel durumları, taşınırın niteliğini veya değerinin azlığını göz önüne alarak pazarlıkla satışa da karar verebilir.” Düzenlemesini yapmıştır. Bu düzenleme kapsamında işlem yapılabilmesi için üç temel ön şart vardır.
- Başvurucu (Vasi) açıkça talep etmelidir: Kural açık artırma ile satış olduğu için, pazarlık usulünün uygulanmasını isteyen vasi, dilekçesinde açıkça pazarlık usulü uygulanmasını talep edilmelidir. Ayrıca açık artırma sürecinin maliyetlerinden bahsedilmeli ve hazırda alıcılar varsa bunlara ilişkin bilgilere yer verilmelidir.
- Özel durumlar bulunmalıdır: Pazarlık satışına ilişkin usulün uygulanması için istisna teşkil edecek özel durumların bulunması gerekir. Ayrıca bu özel durumlar nedeniyle satışın pazarlık usulü ile yapılması kısıtlının menfaatine uygun olmalıdır.
- Vesayet makamı (Sulh Hukuk Mahkemesi) karar vermelidir: Taşınmaz satışından farklı olarak araç satışında denetim makamının (Asliye Hukuk Mahkemesi) onayına ihtiyaç yoktur. Sulh Hukuk Mahkemesi satış izni verdiği kararda aynı zamanda pazarlıkla satış usulünün uygulanmasına karar verebilir.
Pazarlıkla satış usulü uygulanabilecek özel durumlara örnekler
Pazarlıkla satış usulü istisnai bir süreç olduğu için hangi durumlarda bu usulün uygulanabileceğine fikir vermesi açısından bazı örnekler vereceğiz. Bu örnekler sınırlı sayıda değildir, kişiye ve duruma göre değişebilir.
- Aracın eskimesi ve masraf çıkarması: Aracın sürekli arıza yapması, tamir masraflarının kısıtlının bütçesini olumsuz etkilemesi veya aracın eskimesi nedeniyle değerinin düşmeye başlaması.
- Kısıtlının ihtiyaçları: Kısıtlının tedavi, bakım veya barınma giderleri için acil nakit paraya ihtiyaç duyulması ve araç satışı olmaksızın bu ihtiyaçların giderilemeyecek olması.
- Atıl durumda olması: Aracın kullanılmaması ancak vergi, sigorta ve bakım giderlerinin kısıtlıya ciddi oranda ekonomik yük getirmesi.
Pazarlıkla satış usulü uygulaması
Sulh Hukuk Mahkemesi satışa izin kararı ile birlikte satışın pazarlık usulü ile yapılıp yapılmayacağı konusunda da karar verecektir. Pazarlık usulü ile satış izni sonrasında satış bedelinin, mahkemece tespit edilen bedelden az olmaması ve Türk Medeni Kanununun Velayet, Vesayet Ve Miras Hükümlerinin Uygulanmasına İlişkin Tüzük maddelerine uyulması gerekir. İlgili tüzüğün 27. Maddesinde Pazarlıkla satış usulü uygulaması şu şekilde düzenlenmiştir:
Pazarlıkla satış, vesayet makamının gözetimi altında ve bu işle görevlendirdiği memur tarafından vasi de hazır olduğu halde yapılır. Hakim, pazarlıkla satışta, vesayet altında bulunanın menfaatlerine uygun olmak üzere, satış şartları ile satış ilanının yapılıp yapılmayacağını, yapılacaksa nerede ve ne şekilde yapılacağını belirler. Satış ilanında, ihalenin hakim onayı ile tamamlanacağı hususu da belirtilir. Pazarlıkla yapılacak ihaleye en az üç istekli davet edilir. İsteklilerle yapılan pazarlık sonucu en yüksek bedeli veren ihaleyi kazanır.
Aracın pazarlık sonucu en yüksek bedeli verene devir ve teslim edilebilmesi için vesayet makamının ihaleyi on gün içinde onaylaması gerekir.
📌 Bilgi Notu: 2017 Anayasa değişikliği (6771 sayılı Kanun) ile Anayasa’nın tüzükleri düzenleyen 115. maddesi yürürlükten kaldırıldı. Bu nedenle şuan yeni tüzük çıkarılması mümkün değil. Ancak geçici 21. madde kapsamında sistem değiştiğinde yürürlükte olan tüzükler yürürlükten kaldırılmadığı sürece geçerliliğini korumaktadır.
💰 Satış İzni Davasında Avukatlık Ücreti
Satış izni yargılama süreci, belirli bir maliyeti olan, bilirkişi incelemesi ve onay süreçleri içeren; bu işlere yabancı kişiler tarafından karışık olarak nitelendirilebilecek bir hukuki süreçtir. Bu nedenle Avukat desteği alınması başvurucuya büyük kolaylık ve güven sağlar. Bu konudaki Avukatlık ücreti, Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinden aşağı olmamak üzere taraflarca belirlenir.
📜 Vasi taşınmaz (ev, arsa, tarla, hisse) satış izni dilekçe örneği – Word/PDF İndir
Aşağıda, vesayet altındaki kısıtlıya ait ev, arsa, tarla veya paylı mülkiyet hissesi gibi taşınmazların satış talebi için hukuki standartlara uygun vasi taşınmaz satış izni dilekçe örneği yer almaktadır. Dosyayı Word veya PDF formatında indirerek kendi talebinize göre düzenleyebilirsiniz. Ancak bu süreçte bir Avukat desteği almanız tavsiye edilmektedir.

📜 Vasi araç satış izni dilekçe örneği – Word/PDF İndir
Aşağıda, vesayet altındaki kısıtlıya ait aracın satış talebi için hukuki standartlara uygun vasi araç satış izni dilekçe örneği yer almaktadır. Dosyayı Word veya PDF formatında indirerek kendi talebinize göre düzenleyebilirsiniz. Ancak bu süreçte bir Avukat desteği almanız tavsiye edilmektedir.

❓ Sıkça Sorulan Sorular (SSS)
Araç veya taşınmaz için Vasi satış izni davası ve yasal süreç hakkında sıkça sorulan soruları ve cevaplarını sizler için derledik.
Hayır, vasi kısıtlı adına kayıtlı taşınmaz (ev, arsa) veya araç gibi malları doğrudan satamaz. Türk Medeni Kanunu 440 ve 444 maddeleri gereğince, bu tür işlemler için mutlaka vesayet makamı olan Sulh Hukuk Mahkemesi’nden satışa izin kararı alınması ve satışın gerekli prosedüre göre yapılması zorunludur.
Satış izni süreci, keşif ve bilirkişi incelemesi gibi süreçler de içerebildiği için genellikle 6 ile 12 ay arasında sonuçlanır. Bu süre, mahkemenin iş yoğunluğuna ve dosyanın kapsamına bağlı olarak değişebilir.
Satışa izin davasında yetkili mahkeme, vasilik kararı veren Sulh Hukuk Mahkemesi’dir (Vesayet Makamı). Sulh Hukuk Mahkemesi izin verdikten sonra, bazı kararların (taşınmaz satışı vb.) denetim makamı olan Asliye Hukuk Mahkemesi tarafından da onaylanması gerekebilir.
Vasi, kısıtlı adına kayıtlı olan bir aracın satışı için, vesayet makamına (Sulh Hukuk Mahkemesi)bir dilekçe ile başvurarak “satışa izin ek kararı” talep etmelidir. Mahkeme; aracın kaza yapması veya ekonomik ömrünü tamamlaması gibi haklı sebepleri değerlendirerek bu izni verir. Satış bedeli mahkemenin tespit edeceği emsal bedelden düşük olamaz.
Hayır, satıştan elde edilen para doğrudan vasiye teslim edilmez. Mahkeme kararı gereği, satış bedeli kısıtlı adına açılan vadeli bir banka hesabına yatırılır. Vasi, bu parayı ancak mahkemenin belirlediği şartlarda ve yine mahkeme izniyle kısıtlının ihtiyaçları için kullanabilir.
Mahkeme, satış işleminin kısıtlı yararına olmadığını düşünürse satış izni vermez. Örneğin; kısıtlının ihtiyacı satış işlemi olmadan da giderilebiliyorsa veya kısıtlının tek barınağı olan evin satılması söz konusuysa mahkeme talebi reddedebilir.
Hayır, Avukat tutmak zorunlu değildir; hukuken vasi satış izni davasını kendisi açabilir; ancak usul hataları (İhtiyacın düzgün ifade edilememesi, taleplerin eksik/hatalı olması, denetim makamı onayının unutulması vb.) davanın reddine veya sürecin çok uzamasına neden olabilir. Hak kaybı yaşamamak için bir Avukat ile çalışılması tavsiye edilir.